üʟꜰᴇᴛ

üʟꜰᴇᴛ
@ulfetkocas
•𐱅𐰇𐰼𐰚•
Özel Eğitim
NEÜ - Yüksek Lisans
Konya, 15 Aralık 1990
16213 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı
evvelden ahire...
10/10
·127 syf.··
2022 25. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2022 16:56
"Bazen düşünüyorum, ne garip mahluklarız? Hepimiz ömrümüzün kısalığından şikayet ederiz; fakat gün denen şeyi bir an evvel ve farkına varmadan harcamak için neler yapmayız?" Saatleri Ayarlama Enstitüsü Ahmet Hamdi Tanpınar Zamanın ruhu, yüzyıllar boyu sanat eserlerine dönüşüp kimi zaman ceplerde, kimi zaman kollarda kimi zaman da odaların masa üzerinde ya da göze en kolay çarpan duvarlarında, ömrü geri alan bir döngüyle, tik tak ahenginde can bulmuştur. "zamanlara dair umudu ve sorumluluğu olmayanın niye saati olur ki" sözü işin muhtevasını özetlemiş nihayetinde... Sanatın ve zanaatın bir bütünü olan saatler, artık seri üretime geçtiğinden midir nedir, hem zamanın değeri yitik kaldı hem de o saatlerin biricikliği. Ama bu kitap, o biricik olan nadide eserlerin bakım ve onarımı dahil olmak üzere detaylı inceliklerini sunarak, geçmişin tozunu şimdiye üfleyerek geleceğe taşımak için yazılmış... Ne de nahif dokunuşlar içeriyor bilseniz. Kitapta; Dolmabahçe Saat Müzesi'nin onarımlarından geçen, Osmanlı İmparatorluğundan Cumhuriyet'e uzanan eski ve yakın geçmişimize dair en güzel mekanik saatlerin fotoğraflarına da yer verilmiştir. Naçizane sizlere birkaç örneği de göstermek istedim... ° hizliresim.com/rgywdhm ° hizliresim.com/23trl9w ° hizliresim.com/rlvezzt ° hizliresim.com/fn72alz ° hizliresim.com/7rc4k38 ° hizliresim.com/cts0zni ° hizliresim.com/k4j2lx1 ° hizliresim.com/q559xv0 ° hizliresim.com/lfwh0m1 ° hizliresim.com/boc75aa ° hizliresim.com/m6ijch7 °... ve; youtu.be/49tpIMDy9BE "Her mıknatısı ve yayı yakarak Bilinmeyene doğru dönelim"
Edebiyat
Saat KitabıŞule Gürbüz · Milli Saraylar Yayınları · 201180 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Elest çağından beri mest olanlar…
Puan vermedi·174 syf.··
2022 7. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2022 22:26
Şebi Arus etkinlikleri ile bizleri buluşturan @Cilehanedar kardeşim, şimdi de her ay düzenli olarak tasavvuf çatısı altındaki eserlerle bizi bütün kılmaya gayret etmiş. Davete icabet gerekir diyerekten eseri naçizane yorumlamaya niyet ettim ben de... Öncelikle teşekkür ederim. Her alanda okuma yapmaya özen göstersem de bazen yeterli olmuyor maalesef, işte öyle zamanlarda böylesi buluşmalar (#151938820) benim için çok verimli geçiyor... 1k'daki etkinliklerin güzellikleri de bu olsa gerek Yedi Meclis (Mecalis-i Seb'a), Mevlana Celaleddin-i Rumi nin yedi vaazının yazıya geçirilmesinden oluşmuş bir eserdir. Yazıya geçirilen bu vaazlar, kullanılan dilin konuşma diline yakın oluşu ve bununla birlikte edebî nesirle iç içe bulunuşundan okuyuşu kolaylaştırıyor. Kitap öncelikle Mevlânâ’nın hayatına ve eserlerine değinmiş daha sonra ise Mecâlis-i Seb‛a girişi yaparak sırasıyla yedi meclisi yani vaazlarını bizlere sunmuştur. Konu olarak başlangıçta dünya hayatının en vahim hallerinde dahi çare olarak sünnete sığınıp Allah'tan medet uman herkesin, içine düştüğü bu kuyudan biiznillah kurtulacağına dair ayet, hadis ve beyit destekli bütünlük sağlanmıştır. En mühim meselemiz olan nefis konusu da detaylı olarak işlenmiş ve Efendimiz (sav) zamanına dair kıssalar ifade edilerek, İslam'ın güzelliğine, insanı nasıl da güzelleştirdiğine değinilmiştir. Zamanlar farklı olsa da aslında insanlar aynı insan, makamlar aynı makam olunca kıymete değer görülenle, yerden yere çalınan hiç değişmiyor gibi. Bu da gösteriyor ki aslında bize nasihat olarak verilenlerin hepsi zamansız bir zaman için geçerli, yeter ki alınacak dersi gören gözlere uyan kalplere inanan ruhlara sahip olabilelim. Mesnevi tadında geçen bu sohbetlerin, içine girebilmek ve verilmek istenen dersi alıp feyzine ulaşmak sadece orada
Edebiyat
Yedi Meclis (Mecalis-i Seb'a)Mevlana Celaleddin-i Rumi · Kurtuba · 2010193 okunma
masal içi gerçekler ✩ ✫ ✬ ^^
Puan vermedi·144 syf.··
2021 123. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2021 11:08
Gerçek dünya içerisinde masallara hasret yaşamlar sürüyoruz... Neden mi? Masallarda iyiler iyidir, kötülerse kötü! Burada ne iyiler tam iyi ne de kötüler hakkını veriyor ünvanının... 1900'lü yıllarda yayımlanan Oz Büyücüsü , yazarı Frank Baum'un ifadesiyle "merak ve eğlencenin korunduğu, kederin ve kabusların dışarıda bırakıldığı modern bir masal" olarak nitelendirilir. En nihayetinde tam da bu ifadede yer aldığı gibi macera dolu bir yolculuğun içerisinde yer alan merak ve eğlence, başta Dorothy ve köpeği Toto olmak üzere, edindikleri diğer arkadaşlarının serüvenini oluşturmuştur. Adına aldanıp çocuklara hitap ettiği yanılgısına kapılanları şaşırtacak derecede yetişkinlere de dersler içermektedir kitap. Özellikle beyin isteyen bir Korkuluk, kalp isteyen bir Teneke Adam ve cesaret isteyen bir Aslan, temelde insana özel bu organ ve niteliklerin önemine ısrarla vurgu yaparak; çoğunun içi saman dolu beynine, her ne kadar taşlaşmış desek de hissetmeyi unutmuş kalbine ve silik bir hayatı kendine reva gören cesaret yoksunu kimselere güzel değinmelerde bulunmuştur. Ne güzel bir masaldır ki toplumsal unsurlara da inceden dokunarak, sistemin sömürüsünün yüz yıllar geçse de değişmezliğine örnek olmuştur. En nihayetinde kötü cadılar hala ülkeler yönetmekte ve halkını sömürmekte... Bu güzel tatlış masalımızın filmi de mevcuttur. Dileyen kitaptan sonra izlerse hayal dünyasında yarattığı ülkelerin bir nebze olsun yansımasını da görebilir. Ben çok sevdim bu yaş farkı gözetmeyen masalı sizlerin de seveceğine eminim. Keyifli okumalar ❁ ❀ ✿
Edebiyat
Oz BüyücüsüL. Frank Baum · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202218,1bin okunma
geri sayım çoktan başladı!
10/10
·72 syf.··
2021 75. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2021 20:40
Çok az insan geleceğe dair bulunduğu öngörülerin altını dolduracak niteliğe ve yeteneğe sahiptir. Kurtuluş Mücadelesi veren bir millet olarak en iyi biz biliriz bu yeteneğe sahip bir liderin ve halkın yoklukta neleri ortaya koyduğunu ve sonucunda bir milleti yeniden ayağa diktiğini. Ama bu sefer ki çok başka... Başrol yeniden insan olsa da mücadele daha da ağır! Jack London, 1912 yılından bugünü işaret eden bir salgın senaryosunu ele alıyor. Hikayede 2012 yılının 'Kızıl Veba' ile tanışması sonrası dünyaya hükmeden insanoğlunun, nasıl da saatler içinde çaresizce salgına teslim olduğunu akıcı bir dille ifade ediyor. Yıllar tutmasa da, geleceğe dair salgın, yangın, toplu ölümler ve doğanın kendini arındırma mücadelesi tam da bu zamanı ifade eder türden. Bilindik ve hatta yaşanan bir sahnenin kaleme dökülüşüdür bu eser. Kıyamet senaryoları artık sadece filmlerde değil, en yakın zaman itibariyle biz yaşadık bunu. İnsanın doğaya karşı yaptığı zulümler karşılığını görmeye başladı. Kapımızı çalacak olan nice kötü günlere adım atmanın endişesi içerisinde, London'un bu kitabını merakla okudum ve şaşırtmadı insanın, geçmiş ve gelecek arasındaki değişmez özü. Temelde medeniyete vurgu yaparken, hiyerarşi söz konusu olduğunda dengelerin çok çabuk değişebildiğini göz ardı edenlerin hüsran olan sonları; içimde, şimdiki düzenin de elbet yeniden kurulacağı umudunu ekti. ❝zaten her şey geçip gider ❞ #134861240 yeter ki insan kaybettiklerinin farkına varsın ve kaybedebileceklerinin idrakine... Batılın gölgesinde geçen günlerin, "bu çağda bile bunları yaşıyoruz, pes!" dedirten insan zihniyetinin yok olacağı bir gelecek için, ama en önemlisi nefes alabileceğimiz bir dünyanın varlığını sürdürebilmesi için... Artık geri dönüşü olmayan bu yolda atılan her bir
Edebiyat
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,8bin okunma
din halkların afyonu değil de, halk dinlerin haşhaşı gibi...
10/10
·176 syf.··
2021 39. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mart 2021 21:21
Doğum günüm şerefine gelen tatlı mı tatlı, kırmızı mı kırmızı bir paketin içinden çıkan kitabım için öncelikle çok teşekkür ederim @Gunayilgar ツ♡ ... Bugünü de ikili etkinlik ilan ettik ◉‿◉ Kitaba gelirsek... Öncelikle Yahudi olan yazarın, I. Dünya Savaşına katılmış, ağır yaralar almış olması ve Nazi döneminin yaşattığı kaosla göçe mecbur kalması kitap içerisinde siyasi görüşlere bariz yansımış. Alman Milletinin Kutsal Roma İmparatorluğu kurmasına dair olan fikirlere kitapta bahsi geçen Doktor Amberg'in "bunun hayalini mi kuruyorsunuz?" şeklinde tepki vermesi sanırım Nazilerin hoşuna gitmemiş ki kitap yasaklılar arasındaki yerini almış. Kitlelerin manipülasyonu üzerine yazdığı bu eserdeki karakterlerden biri olan Baron, halkın iradesi diye bir şeyin olmadığına, hem taşra hayatını hem de tarihteki bir çok önemli olayı örnek olarak gösterir. Ve... "Tanrı inancı dünyadan neden kayboluyor?" sorusu kitabın temelini oluşturuyor bir yerde. Öyle ki adı bölgelere göre değişiklik gösteren ve bitkilerde bir hastalığa sebep olan Şeytan Tozu, insanlar üzerinde afyon etkisi yaratarak tarihte bir çok kitlesel savaşın sebebi gösterilip, dinsel bir yükselişi temsil ederek akli melekeleri yok saymıştır denilir. Kitap tam da bunun üzerine kurgulanmış ve kitle psikolojisi oluşturmada mistisizmin, yapılacak devrimlerde büyük rol oynadığına vurgu yapılmıştır. Her dönemde olduğu gibi yine bir Mesih beklentisi ve kurtuluş hayalleri besleyenlerin süreci hızlandırmak adına kitle oluşturma çabaları... Aklıma siyonizm ve Kudüs de yapılan kazıların, 'Mesih bu kapıdan gelecek' diye Müslüman mezarları tahrip ederek yol hazırlama çalışmalarını yapan zihniyet geldi. (yolu bulamaz da kaybolur falan maazallah :)) Kitabın kapak tasarımı da içeriğini çok net ifade eder cinsten. Tavsiye konusuna
Edebiyat
Şeytan TozuLeo Perutz · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20251,931 okunma