Korku
“…kendini güvende hissetmek için, hemen başını kaldırıyor, etrafında bulunan ve her birinin bir anısı ve anlamı olan eşyalara tek tek şefkatle dokunuyor ve kendince tekrar eski huzuruna kavuşuyordu.”
Bu kısmı okurken aklıma o meşhur anda kalma egzersizleri geldi. Kaygılı anlarda dokunabildiğin, görebildiğin şeylere yönelmek gerçekten de insana iyi gelen bir güvenlik hissi veriyor.
Sanki yazar, karaktere hem mindfulness yaptırıyor, hem de kaygısını azaltmak için kendi küçük yolunu bulduruyor. Acaba Stefan Zweig'ın panik atak geçmişi var mıydı?