Yazarın hayatından otobiyografik öğeler taşıyan martin eden; ben her ne kadar son 100 sayfasını bir türlü okuyamasam da oldukça sürükleyici bir kitap. Martin, alt tabakadan avam bir denizciyken, burjuva kızı Ruth ile tanışıp aşık olduktan sonra hayatı değişiyor. İlk başlarda Ruth'a yakınlaşabilmek için okuduğu itaplardan kendi amacını keşfediyor. Kitabın ilk başlarında Martin'in bu umut dolu yolculuğunu okumak çok güzeldi. Onun tertemiz sevgisini yüreğimde hissettiğimi söyleyebilirim. Onun her şeye rağmen, hiç kimse bile kendine inanmazken kendine inanıp yılmayıp, çabalaması bu yolculuğu gerçekten takdire şayandı. Ruth'un duygusuzluğu, Martin'i bu kadar yalnız bırakması son derece rahatsız edip en başından canımız Martin'i hak etmediği belliydi. Martin en sonunda hayallerine kavuştu ama sonunun böyle olması gerçekten çok üzücüydü.