Şehirler, Birleşmiş Milletler gibi olmaya başladı. İstanbul öyle, Londra öyle, Paris öyle. Kaç kültür, kaç din... Şehirler, devletlerden daha dünyalı. Ulus devlet mefhumu önce büyük şehirlerde çöküyor. Tepkiyse taşradan. Yabancıyı yadırgıyor, öldürüyor, kovuyor. Bu güvensiz, belirsiz, her şeyin tepetaklak olduğu, kapitalizmin denetlenemediği dünyada, bayrak ve dine sığınıp güven arıyoruz. Dünya tanınamayacak hızla değişiyor. Popülist liderler değişime direnenleri peşlerinden sürükleme gafletinde. Düzen gayrimeşrulaşıyor.
Yani Atatürk, durup dururken "katıksız dindar, tıkır tıkır işleyen bir din devletini, bir çokuluslu imparatorluğu" yıkıp, yerine "ulusal, laik bir Türk devleti" kurmuş değildir. Atatürk, iç ve dış nedenlerle dağılıp parçalanmanın eşiğine gelmiş, her bakımdan geri kalmış ve son iki yüzyılında mecburen yüzünü Batı'ya, yani çağdaş uygarlığa çevirmiş, ancak bir türlü çağdaşlaşamayan dışa bağımlı bir çokuluslu imparatorluk yerine, "tam bağımsız" ve "çağdaş" bir ulus devlet kurmuştur.
İnsanlığın evriminin bu aşamasında umutsuzca ihtiyaç duyduğu, siyasi, ahlaki ve entelektüel küresel liderliği hiçbir devlet, hiçbir ulus, hiçbir uygarlık alanı tek başına üstlenebilecek durumda değil.
Almanya'da Hitler Faşizmi ile Soykırıma Uğrayanlar Nasıl ve Neden Soykırımcı Oldular?
Mobbing Bank Türk Fırtınası kitabı 14 Mayıs 1950 - 12 Eylül 2012 tarihleri arasında yaşanan kanlı soygunun karanlık sicilini tuttu kitapla sermaye ve siyaset ortaklığı soyguna muhtıra vererek dünyada bir ilki gerçekleştirdi. Küresel kuklacı çete yüz yıl önce nasıl Mustafa Kemal engeline takıldı isr bu çağda da Mustafa Kemal Atatürk'ün kurmay yurttaş askeri engeline takıldılar. 21 Aralık 2015 tarihinde Anadolu'da Türk sevgi ahlakı gücü ile kozmik devrim süreci başladı. Ülkemizi temsil edenler ters yönde bir tuzağa 15 Temmuz asker görünümlü sivil darbe ile düştüler. O gün bugündür kendi sonlarını engellemek için bizim gücümüzü bize karşı kullanmaya devam ediyorlar.
Nereye kadar sorusunun yanıtını belli ki iyi hesap etmemiş kuklacı tuzağına esir düştüler. Oysa 21 Aralık 2015 tarihinde özelleştirme talanına son vererek kamulaştırma devrimi ekonomisi kararları almış olsalardı soygun bu derece büyümezdi. Türk ulusunun soyulmasına ekonomi diyorlardı.
Buna itiraz ayakları en sağlam yere basan yurttaş ahlakından gelince ne yapacaklarını şaşırdılar. Yaşam boyu büyük bir hazırlık ile gelmişti devrim ahlakı.
Hitler ırkçı nazi faşizmi ile ilgisini de yazmak gerekir. 12 Eylül askeri darbesi bu faşizm sonrası bir plandı. Askeri ve sivil aşamaları peş peşe uygulandı.
Einstein seviyesinden epstein seviyesine kadar neden düştüler?
Irkçı ve dinci Hitler faşizmi ve soykırımının sebebi soykırıma uğrayanlardı.
Numaralı dünya savaşı tetikçileri sırayla tuzağa düşüyordu.
Alman ekonomisi, medyası, bankacılık sektörü ve büyük sektörler soygun ile birinci dünya savaşı söz sahibi olan soyguncuların eline geçmişti.
Ekonomide ve ahlakta çöküş Hitler ırkçı nazi faşizmini üretti.
Bilim ve teknolojiyi
"bir ulus sanattan ve sanatçıdan yoksunsa, tam bir hayata malik olamaz. böyle bir ulus, bir ayağı topal, bir kolu çolak, sakat ve hastalıklı bir kimse gibidir."
Devrim Soyguna Hayır Diyen Ahlaktır, Darbe Yıkıcı, Soyguncu ve Bölücüdür
Saraydan vatanı ve yurttaşı soyguna yem ettirerek ne kadar daha tahtta kalabilirsiniz? Yurttaşın karşısına bile çıkamıyorsunuz. Hazır metinler ile mikrofon siyaseti devri kapanmıştır.
Özelleştirme talanı, doğal kaynak talanı, yaşam pahalılığı soygunu ile servet vurgunu düzeninin sonu geldi işte.
Sultan Abdülhamit döneminde ki monarşi benzeri istibdat (adaletsiz zulüm) anlayışı ile ulus devleti parçalamak istiyorlar.
Sarayda pişen art niyet ile mecliste ulusu tuzağa düşürerek sonsuza kadar monarşik oligarşi soygun düzeni kurmak istiyorlar.
Yurttaş ise soyguna son verecek yönetim ve kamulaştırma devrimi ekonomisi kararları alacak iradesini Cumhuriyet devrimlerini tamamlamak için kuvvayi milliye ahlakı ile farkındalık üreterek hiçbir şiddet ve hukuksuzluğa alet olmadan direniş ortaya koyuyor.
Devrim ahlakı soyguna dur demektir. Darbe ve yıkıcı ise soygunu devam ettirmek demektir. Bu ayrımı anlamayan işbirlikçidir.
Devrim yurttaş, ulus devlet, birlik beraberlik ve dayanışma içinde biz bütünlüğü savunan ahlaktır.
Darbe; yıkıcı, bölücü ve soyguncudur.