Umarım ne erkeklerin ne de kadınların, birbirlerinin zaaflarının tahakkümü altına girmeyeceği bir zaman gelir.
Sayfa 26 - Lou Salome·Kitabı okuyor
Anne ben geldim. Oğlun geldi. (Babasından birkaç saat sonra) Affet beni anne. Seni sık sık arayamadım, hatırını soramadım. Sık sık gelemedim. Ama hep aklımdaydın inan. İyi, sağlıklı olman için hep dua ettim. Canım annem! Nasıl da pişmanım inan! Keşke, son bir kez daha görüp, sana sıkı sıkı sarılıp, elini ayağını õpebilseydim. Dizlerini toprağa dayamış, gözlerinden yaşlar süzülüyordu. -Kim ki bu? Kanayan vicdandan dökülen bu sözcükler kimin? Oğlun, dedi. Benim oğlum mu vardı. Haaa, evet! Nasıl unuttum hayret. Evlendiği günden sonra, annesiyle karısı arasında sıkışıp kalan, oda babası gibi kendi konforunun peşinden başka şehire tayinini isteyip giden oğlum. Senin peşinden ne çok yoruldum. Seni düşünerek, merak ederek geçirdiğim geceleri düşünüyorum da şimdi. Ne kadar aptalmışım! Yoo, benimle ya da babanla yeterince ilgilenmediğin için düşünmüyorum bunları. Ne olacaksa olacaktı, ben ne yapabilirdim ki! Değiştiremeyeceğim şeyler için kendimi hırpalayıp, sana bir kader çizebilme beyhudeliğim için aptal diyorum kendime. Ben anneydim. Seni yuvadan uçurduğumda, okulunu bitirip işe girmenden sonra sanki benimmişsin, sahip olduğum bir eşyaymışsın gibi ordan oraya koyma arzumdan dolayı aptalmışım, çocuklarını doğurdu diye, ölene kadar onları kendi kuklaları gibi gören çoğu kadın gibi. Görememişim. Evet hayata seni ben getirdim ama yaşamın seni benden alacağı gerçeğine direnmişim. Kendimi, senin Tanrı'n sanmışım. -Var git oğul. Sen de benim gibi, eşinin çocuklarının kölesi, tedarikçisi olarak ömrünü tüket. Keşke bilebilseydin ölmeden! Ben de bilemedim. Zararı yok. Umarım, nefes alırken yaşarsın. Sahi hatırlayamadım şimdi, senin çocukların var mıydı?
Sayfa 87·Kitabı okudu
Reklam
'görev' sözü bana ağır ve sıkıcı gelir. Ben görevlerimi teke indirdim; benim görevim, özgürlüğümü sürdürmek. Evlilik ve beraberinde gelen sahiplenme ve kıskançlık duyguları ruhu köleleştirir. Bu duygular benim üzerimde hiçbir zaman egemenlik kuramayacak. Umarım ne erkeklerin ne de kadınların, birbirlerinin zaaflarının tahakkümü altına girmeyeceği bir zaman gelir...
Umarım ne erkeklerin ne de kadınların, birbirlerinin zaaflarının tahakkümü altına girmeyeceği bir zaman gelir.
Alıntı
Umarım Cehaleti Gideririz
"Bütün dünyayı da araştırsan batıl inançlı olmayan bir cemaat bulamazsın. Cehalet olduğu sürece batıl inançlara bağlılık olacaktır. Cehaleti gidermek tek çözümdür. Bu yüzden öğretiyorum."
Sayfa 123 - Pegasus Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Bir Şair Bir Kitap
Haydar Ergülen – Sen Güneş Kokuyorsun Daha Babaannem derdi ki: İnsan kısadır oğlum ve bilmezden gelir kısalığını, bilseydi yarışmazdı yollarla, göğe evler yükseltmezdi, Nazlı babaannem sözü de uzatmazdı ısrarı da az söyler, usul söyler, pir söylerdi bir de adamın kötüsünü piyade, sözün fazlasını şiir yaparlar derdi ** küçücük bir büyükanneydi, onu yitirince anladım kısacıkmış her şey, insan kısaymış ağaçtan, ikindiden, elmadan, güneşten, kardan, yağmurdan, gölgemiz bile bizden uzunmuş, ya çocukluk, o da rüyasından kısaymış meğer, sanki altı kardeş nöbetleşe rüya görsek hepimizden bir çocukluk belki çıkarmış, “bu dünya bir pencere" türküsünü söylerdi de anlamazdık, ** bu dünyaya alıştık, şimdi zor geliyor dünyadan gitmek, bazen rüyama geliyor, kısacık kalıyor, bir gülümseme kadar, “çok uzatma" diyor “şiiri, kimse anlamaz ve ömrün de uzamaz bundan,” ** insan yanlışlarıyla büyür, aşkı uzun boylu sanırdım anladım ama, ne zaman, harflerinden de kısaymış aşk, bazen yazıncaya kadar geçiyor, bazen zaman alıyor aşkı içimizdeki ormandan kurtarmak, aşk kısa, şiir uzun, sözgelimi bir ağaç kaybolsa da orman yine orman, ya bir harfi kaybolsa, zaten kaç harf ki insan?
Kırmızı Kedi
Reklam
Reklam