Bana yalan söylemeni isterdim aslında..
Çünkü insan ancak kaybetmekten çok korktuğu bir şey için yalan söyler.
Seneler önce bu obsesif takıntılı aşk denilemeyecek kadar saçma kitaba katlanamayıp yarıda bırakmıştım. Şimdiyse bu kitaptan bi alıntı paylaşıyorum.
Ne kadar doğru. Kaybetmekten korktuğum kişiye yalan söylemek saçma. Onun yerine yalan söylemeyi gerektirecek harekette bulunmazdım ve yalana gerek kalmazdı. Ha illa ben bir şey yaptım ve yalan söylemem gerek o zaman yine yalan söylemezdim. Ama ben doğruyu da söylemezdim. Belki bu da yalan sayılabilir. Ne dersiniz..
Sevgili Bilge,
Bana bir mektup yazmış olsaydın, ben de sana cevap vermiş olsaydım. Ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda ve birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme bağlanmadan büyük bir öfke ve şiddet içinde ayrılmış olsaydık da yazmak, anlatmak, birbirini seven iki insan olarak konuşmak kaçınılmaz olsaydı. Sana, durup dururken yazmak zorunda kalmasaydım. Bütün meselelerden kaçtığım gibi uzaklaşmasaydım senden de.
"Görmek isteyenler için yeterince ışık, istemeyenler için yeterince karanlık vardır."
tek taraflı bakmamak gerek
Hiçbir âmâ görmek istemeyen kadar kör
değildir.