Dün gittiğimiz Çakabey Kitap Günlerinde tanıştık İnci Aral'la.. geleceğini bildiğim için yanıma bende olan tek kitabı "ruhumu öpmeyi unuttun" u da almıştım denk gelirsem imzalatırım anısı kalır düşüncesi ile.. kitap standına geldiğimizde mucize gibi hiç sıra yoktu ve hemen yaklasiverdik eşimle birlikte İnci Hanımın bulunduğu standın önüne.. selamlastiktan sonra kitabımı çıkardım çantamdan hemen ve imzalatmak için uzattım eski tarihli bir kitabı vermiş olmam dikkatini çekmişti..sohbet etmeye başladık, açıkçası daha önce İnci Arala dair hiç bir fikrim yoktu diyebilirim sadece bir kitabını kısmen okumuş ve fotoğrafını görmüş olmam ve bir kaç kitabını duymuş ve okumak istemiş olmam dışında.. kitap ölüm kurgusuyla yazılmış olduğu için yarım kalanlardandı vaktini bekleyenlerden.. sohbetimiz esnasında yazmaya nasıl başladığını sordum, ilham mı beklerdi yazmak için yoksa çalışarak mı ilhamını çağırırdı bunun merakındaydım son zamanlarda yazmanın yetenek değilde çalışma işi olduğunun ağırlık kazandığı yaygın düşünceden dolayı bu soruyu sorma ihtiyacı hissettim bu işin erbabı olan bir insana.. öyle narin ve zarif karşıladı ki bizi sorularıma içten cevap verdi ve tavsiyesi üzerine kendi hayatını türüne kendisinin de karar veremediği bir Tolga Meriç çalışmasıyla birlikte kitaplastirarak okuruyla paylaştığı eserini aldım.. hakkındaki sorduğum soruların yanıtını Unutmak adlı kitabında bulabileceğimi belirtti, hatta zaman zaman kendisinin de bu kitaptan parcalar okudugunu okurken keyif aldığını kolay okunur olduğunu ekledi.. merakla ve heyecanla aldım ve hep kulağımda kalan Orhan Kemal edebiyat ödülü almış olan Mor kitabını da aldım imzalarıýla birlikte.. ve unutmak'ı okumaya başladım hemen ancak derler ya hani göz yaşlarım sel oldu diye.. 60. Sayfaya geldim ve ben sayfa sayfa