Dostoyevski ağırlığını hissedemesemde bu eserinde yinede gölgesi vardı kitabın üzerinde.. çeviri kitap okumayı çok sevmiyorum aslında ve bu eserde aralarda birde fransızca kelimelerin cümlelerin bolca yer alması ve dipnot olarak bulunması kitabı okurken iyice bunaltsada akıcı bir kitaptı.. kumarbazlığın nasıl bir şey olabileceğini inanılmaz hissettirdi.. duygusunu ve mesajını müthiş verdi yine.. Birde büyükannenin miras bırakmamak için kumar oynaması ve onun bile o saatten sonra kaybettiğine yanması etkiledi beni.. üzerinde düşünülmesi, konuşulması gereken bir kitap.. karakterler yine ete kemiğe bürünüyor okurken kitabi, hatta filme çekilse nasıl olurdu diye düşündüm son sayfalara doğru.. özellikle kumarbazın itirafları arasında o anda polinanın aklından geçip geçmediğine dair bir fikrinin olmaması kısmı bile ayrı bir kitap konusu olabilir gibi geliyor bana.. aklıma bir sürü fikir üşüştü bu noktada..neticede okuması kolay bir kitaptı aktı en azından benim açımdan.. tam olarak harika mükemmel diyebileceğim bir eser değil ama bakış açıma katkısı oldu baya..