Yalnızlık kavramı ne denli palavra bir dram malzemesiymiş yine zihinde yaratılan. Yalnız olamaz ki insan... Hep kendi ile bir, kendi ile birlikte. Kendine veremeyeceğin hiçbir şey yok bu yaşamda. Oysa hep dışarıda arıyoruz, dışarıdan bekliyoruz ve malesef öylesine zannettiğimizin tam tersine bir düzen ki bu, kendimizde olmadığına inandığımız bir şeyi, kendimizde bulamadığımız bir şeyi dışarıdan mümkün değil alamıyoruz ve başkasına da veremiyoruz. Nasıl verebilirim ki bende olmadığına inanıyorsam?
Oysa her 'olan', adı üzerinde 'bir olan biten.' Geçip gidebilmeli ve her anı aynı açıklıkla karşılayabilmeliyiz. Bilinçle seçmeliyiz oluşumuzu, yaşam hep bir yeni olasılıklar cenneti olmalı. Zihin de 'an'da akıl olmalı insana, bu olasılıkların içinde neyi deneyimlemek istiyorsa, o olarak yol almalı.
Yaşanılanlar, görülenler ve öğrenilenler ne kadar acı olursa olsun, macera insanoğlu için büyük bir nimetti. Çünkü dünyadaki en büyük mutluluk, bu Dünya'nın şahidi olmaktı.