“Turnalar güneye uçmak üzere toplandı”
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 17:21
Bu kitap 1 günde bitirecek kadar akıcıydı ve 1 günde bağ kuracak kadar harikaydı. Bo’nun hayatının bir kısmında onunla olmak ve onu dinlemek çok güzeldi. Kitapta yaşlı Bo ve karısının hastalığından dolayı ayrı kaldıkları zamanda Fredrika’ya hitaben günlerini anlatmasını okuyoruz. İnanılmaz huzurlu buldum hatta sanırım okuduğum en huzurlu kitaptı. Hiç bitmese de her gün 100 sayfa kafa dinleme saati olsa ve bu kitabı okumaya devam etsem. Harikaydı kesinlikle okunmalı.
Turnalar Güneye UçarkenLisa Ridzén · Timaş Yayınları · 2025310 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 1. kitabı
Haricilerin içinde görece mutedil olan İbadilerin “alimlerinden” Salim bin Zekvan’ın muhtasar siyer/siret kitabı. Mutedil diye anılmasına rağmen Osman ve Ali radıyallahu anhuma’yı tekfir ediyor. Osman radıyallahu anh’ı zulümle suçlayıp tekfir ederken, Ali radıyallahu anh’ı ise Hakem meselesinden ötürü tekfir ediyor. Kitabın son bölümünde ise yine Haricilerden Ezarika taifesini ele alıp eleştiriyor. İbadiler bugün Umman’da resmi mezheptir. Umman halkı; Kral’ı müftüsü ve halkının çoğuyla Harici İbadi’dir. Yolunuz düşerse şaşırmayın. Günümüzde tekfir meselesine çokca atıf yapıp muasır Ehli Hadisi/Selefileri bu taifeyle bir tutanlar maalesef ki yalnızca tekfirden ötürü bir benzerlik kurarak bunu yapıyor. Oysa İslam, gayri İslami her inanç ve ehlini tekfir etmeyi dinin aslı/şiarı kılmıştır. Bununla beraber yine İslam’a müntesip olup sonradan hak yoldan sapanlarda tekfir edilmiştir. Dört mezhebin fıkıh kitapları “babul mürted” bahisleriyle dolu. Ama bugünün Mürcie’sine sorsanız İslam’da tekfir ya komple yoktur yahutta sadece fiile küfür denilir fakat faile kafir denilmez. O halde kime uygulanacak o mürted hükümleri? Bu anlayışta olan kimselere Mürcie deseniz hemen biz şöyle itikad etmiyoruz diyorlar, hakeza Kelam ehli olanlara siz Cehm bin Savfan ve Mutezile gibisiniz deseniz, hayır biz şöyle şöyle itikad etmiyoruz derler. Peki neden kendi sevmediğiniz tarafa gelince onlar Haricilerin herhangi bir kolu gibi itikad ediyor mu, mesela; büyük günah sahiplerini tekfir ediyorlar mı, sahabeyi özellikle de son 2 halifeyi tekfir ediyorlar mı, recm’i inkar ediyorlar mı, sünnetin hüccet olmadığını ve Müslümanların çocuklarının baliğ ve rüşd sahibi olana kadar Müslüman kabul edilmeyeceklerini söylüyorlar mı? Eğer bunlara bakmıyorsanız, bırakın bakmayı Haricilerin bu görüşlerinden
Din
Es-Sire Bir Harici -İbadi KlasiğiSÂLİM b. ZEKVÂN · ANKARA OKULU YAYINLARI · 015 okunma
Reklam
10/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
Yıl 1918, Birinci Dünya Savaşı tüm şiddetiyle kendisini gösterirken Emily Bryce ailesinin sağladığı korunaklı hayatında olanları izlemek zorundadır. Fakat Emily seyirci olmak yerine en iyi arkadaşı Clarissa gibi insanlara yardım etmesi gerektiğini ruhunun her bir zerresinde hissetmektedir. Ailesinin ona biçmek istediği rolün kendisine ait olmadığının bilincinde ve kendi hayatının kontrolünü eline almak için zamanın geldiğinin farkındadır. Çünkü yirmi bir yaşına basmak üzeredir ve ailesinin onun hakkındaki kararlarına uymak zorunda olmadığı yaşın gelmesini sabırla beklemiştir. Emily planlar kurarken hayatın da ona bir sürprizi vardır: Aşk. Hiç beklemediği bir anda kapısını çalan ve bildiği her şeyin bambaşka bir yönde akmasına neden olacak cesur ve yakışıklı Avusturalyalı savaş pilotu Robbie Kerr artık kalbinin merkezindedir. Fakat savaş devam ederken aşkın toprakta filizlenmesi mümkün müdür? Emily'in hikayesi kendi hayatının dizginlerini eline almak için adım atmasıyla çoktan başlamıştır. Gönüllü olarak çalışabilceği bir yer aramak için evinden ayrıldığında aşkın minik çırpınışları da ruhunun her bir zerresinde kendisini belli etmektedir. İngiltere'deki erkek nüfusun azalmasından kaynaklı tarlada çalışan kişi ihtiyacından dolayı Emily, artık bir kara kızıdır. Böylelikle tarlanın nasıl ekilip biçildiğini öğrenip ülkesi için faydalı bir iş yaparken aynı zamanda sevgilisi Robbie'yi de görebilecektir. "Sanırım her ailenin benimki gibi anlatacak bir hikayesi vardır." Savaş tüm acımasızlığı ile devam ederken Robbie cepheye geri gitmiş ve Emily de kara kızı olarak Devonshire'daki büyük malikanenin bakımsız kalan bahçesinde çalışmak üzere görevlendirilmiştir. Bu görev sırasında hem cepheden gelen haber hem de arkadaşlarıyla birlikte malikanenin yanında kaldığı kulübede
Zafer BahçesiRhys Bowen · Arkadya Yayınları · 202640 okunma
7/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 23:26
Kurtlar Ülkesi 2050 yılına ait bir dönem hayal edilerek yazılmış. Distopik kitap türü olarak değerlendirmek mümkündür. İçerisinde bulunduğu dönemde Varlılıklar, Orta Bütçeliler ve Düşük Bütçeliler olmak üzere sınıflar mevcut. Bir de bunların içinde kalmak istemeyen Mıntıka ahalisi var. Sınıflara ayrılan ve uymak zorunda olunan kurallar neticesinde hayatlarını tüketerek kazanmak mecburiyetinde bırakılan insanlar görülüyor. Orta bütçeliler aylık bir tüketim yapmazlarsa bir alt sınıfa düşme tehlikesi geçiriyorlar. Toplumda yararlı ve yararsız insan olarak ayrılan gruplar ve buna göre ayrılmış alanlar mevcut. Hizmet için yeterli olmayanlar Gururevi denen yerlere alınıp, 9 aylık bir süre sonrasında ötenazi yöntemi ile uyutuluyor. Yapılan tanıtımlarla bu süreç aşırı güzel ve harika görünürken işin arka planında Varlıklı sınıfın lehine bir pencere görüyoruz. Burada günümüz zengin sınıfında olduğu gibi onların mal varlığına mal katan, eğlenmeleri için sınırsız fırsatlar sunan, alt tabaka insanları belli sınırlara sıkıştıranlar bir düzen anlatılmış. Ana karakterler : Sophia Alice Phlipe Antonio( Baba )
Kurtlar ÜlkesiTünde Farrand · Timaş Yayınları · 2021337 okunma
5/10
·675 syf.··
2026 42. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 09:43
Portekizli yazardan okuduğum ilk kitabın ilk sayfaları işte bu aradığım kitap, dedirtti ama bu heyecan pek fazla uzun sürmedi, sanki birer yemekti benim için bu kitap. Evet, aynen öyle, belki de ekşi hafif bir tatlı. Başlarda görünüşü ve damağa gelen ilk tadın hazzı bambaşka oluyor lokmaların devamı nedense o ilk deneyimdeki hissiyatı bozuyor daha iyisi yeniden inşa ediyor, bu okuduğum çoğu kitaptaki genel süreç: İnşa edilen ve edilmekte olan yapı ilk satırların ve sayfaların gölgesine bütünüyle özellikle de ortalarına doğru sığınmakla yetiniyor, onu aşamıyor. Ben şimdi bunun nedenini arıyorum, bu kitap bana bu konuda ciddi anlamda destek verdi, okurken fark etmemi sağladı üstelik okuma süreçlerinde ki bu deneyimi aktarmadan ki ben kendisi üzerinden deney yapmış bulunmaktayım. İlk başlarda işte aradığım tarz bu dedirtirken yavaş yavaş kendini soldurması tamamen olağan! İnsan her şeye alışır____haklılar, ben sıkıldım o kadar. Gerçi biraz da karakterin görüşleri etkili oldu, bu görüşler yer yer tekrara düştü, yer yer huzur dahi verdi! Eh, tabi huzursuzluğun kitabında huzur bulunca o kısa soluk alınan satır da bunalttı insanı. Kitabın kendisine döneyim yazarın hayali olarak oluşturduğu yazarlarından birinin bilinç akışı aforizmaları deyip geçmeden gerçi aforizmadan çok kısa hikayesiz anekdot. Konu belli zaten, yaşamak! Ah, hayır, öyle değil! Bildiğimiz yaşamak değil. Uyuyan Adam'ı, Yer Altından Notları hatırlatıyor şayet uyuyanın sersemliği, yer altındakinin keskin virajlarını göz ardı edersek zira karakter eminsiz vücuda anlam yüklü kumaştan pelerin seriyor, uçmak için değil, yazar kendini izlemek istiyor olabilir ancak ben her cümleyi dikkatle irdelemek isteyebileceğim kadar oyuncu rolünü giremeyeceğim. Dedim ya yemek bu, belki de soğudu artık.
Huzursuzluğun KitabıFernando Pessoa · Can Yayınları · 202514,6bin okunma
Bu kadarına da pes doğrusu..
1/10
·328 syf.··
2026 8. kitabı
Neresinden tutsanız elinizde kalan bir eser olmuş. Bu kitabı okumaktaki amacım Nebhânî’nin ve sufilerin ileri sürdüğü görüşleri eleştirel bir şekilde incelemek ve özellikle tevessül, istigâse ile kabirden yardım talebi konularında ileri sürdüğü delillerin ne olduğunu öğrenmek ve değerlendirmekti. Eser, muhalifleri ve sahabe uygulamasını göz ardı eden çıkarımlar içerdiği için bir sorumluluk bilinciyle, Kur’ân, sahih hadis ve sahabe pratiği ışığında hatalarını ve dayanıksız noktalarını ortaya koymayı hedefliyordum. Okuma sürecim meraktan veya heyecandan değil, akideyi koruma ve ilmi doğruluğu ortaya çikarmaktan kaynaklanmakta. Kitap dua, tevessül, istigase ve Resûlullah ﷺ’in kabir hayatına dair meselelerde belirli bir tasavvurun müdafaasını hedeflemiş bir eser. Ancak eser, hem delil kullanımı hem de muhalif görüşleri ele alış tarzı bakımından ciddi usuli problemler barındırmakta. Bu durum da ortaya konulan sonuçların ilmi bağlayıcılığını yok etmekte. Her şeyden önce ehli sünnetin tüm âlimlerinin icmasına göre akidevi bir meselede belirleyici olan şey, zanni çıkarımlar, rüyalar, menkıbeler değil, MUHKEM NASSlardır. Kuranı Kerim, dua ve istigâsenin yalnızca Allah’a tahsis edilmesi gerektiğini açık ve tekrarlı bir biçimde ortaya koyar: "Mescidler Allah’ındır; o hâlde Allah ile beraber kimseye dua etmeyin" (Cin 18), "Allah sana bir zarar dokundurursa, onu O’ndan başka giderecek yoktur" (En‘âm 17), “O’ndan başka dua ettikleriniz size ne zarar ne de fayda verebilir” (Yûnus 106), “Darda kalana dua ettiğinde icabet eden kimdir?” (Neml 62). Bu ayetlerde geçen dua, yalnızca bir hitap değil; Resûlullah ﷺ’in ifadesiyle “ibadetin ta kendisi”dir (Tirmizî). İbadet olan bir fiil, Allah’tan başkasına yöneltildiğinde bu hâl, Kuranın çizdiği tevhid
Vehhabilere CevaplarYusuf Nabhanî · Fazilet Neşriyat · 201216 okunma
Reklam
Reklam