Tarih Dinsel Duygu Açısından Ateizmi Yalancı Çıkartıyor
10/10
·352 syf.··
2026 26. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 16:29
Kur'an'ın bir ayetinde Allah diyor ki biz her ümmet, her millete ve her kavme bir peygamber gönderdik. Bu da bize gösteriyor ki Allah Mezopotamya halklarına peygamberler göndermiştir. Ve Mezopotamya da gelişen yazı bilim, tarih, edebiyat ve kil tabletler ile çivi yazıları arkeolojik çalışmalar da Allah'ın birer ayetleri dir. Gelişen teknoloji sayesinde Allah bizlere yerin altındaki ayetlerin göstere biliyor...
En Eski Din Mezopotamya'daJean Bottéro · Doğu Batı Yayınları · 20261 okunma
8/10
·301 syf.··
2025 14. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2025 19:27
ŞEHADET İNCİLERİ - PEYGAMBER ÇİÇEKLERİ HZ. HASAN VE HZ. HÜSEYİN ( RADIYALLAHUANHÜMA ) ​MUSTAFA NECATİ BURSALI ÖNSÖZ Bütün âlemleri yoktan var eden, varlığından bizleri haberdar eden, kullarından mü’minlerin kalp gözlerini açan, marifetinin nûru ile onları Rıza-i Bârisine erdiren Allah’a hamd ederim... Salât ve selâm, tek katresinin hacminde bin umman çalkalanan ve tek zerresinin menşurunda bin kâinat yüzen Kevser Havuzunun sahibi Allah’ın Sevgilisi, İki Cihanın Efendisi Cenâb-ı Ahmed’e ve O’nun Âl-i Ashabına olsun... Bu küçük eserimde cennet çiçeklerinden ıtırlar koklatmak en büyük dileğimdir. Bizzat Sonsuzluk Nebisinin: هُمَا رَيْحَانَتَيَّ مِنَ الدُّنْيَا “Onlar (Hasan ve Hüseyin), dünyada ikigülümdür.” Buyurduğu Peygamber güllerini koklamak ne devlettir. Onları gönül coşkunluğu içinde sevmek mü’minlerin saadet baharıdır. Allah’ın Resûlü, o solmaz çiçekleri tertemiz kucağında taşımış, mukaddes omuzlarına alıp gezdirmiş, kâh gönül coşkunluğu ile yanaklarından öpmüş, kâh altın saçlarını tel tel okşamış, kâh mübarek elleriyle küçücük ağızlarına lokmalar vermiş, kâh dizine çıkarıp hoplatmıştır. HZ. HASAN (R.A.) VE HZ. HÜSEYİN (R.A.) SÜT ANNE Hazret-i Hasan doğunca, Nebiyy-i Muhterem, amcası Abbas hazretlerinin zevcesi Ümmü Fadl'ın evine gitti. Ümmü Fadl, Kâinatın Efendisini heyecan içinde görünce sordu: “Ey Allah’ın Resûlü! Telaşınızın sebebi nedir?” “Hayırdır inşaallah. Fâtıma’nın bir oğlu doğdu. Sen, ona da Kusem’in sütü ile emzir!” “Peki, ey Allah’ın Resûlü!” Ve bir müddet Hazret-i Hasan’ı, Ümmü Fadl emzirdi... Peygamber çiçeği Hazret-i Hasan (radıyallahü anh) güler yüzlü, melek huylu, tatlı bakışlı, altın saçlı, gümüş bedenliydi. Allah'ın Sevgilisi onun hakkında, “Amcası Hazret-i Musa aleyhisselâmdan mirastır!” buyurmuşlardır. Esmâ binti Umeys der ki: “Hasan
Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin (Radiyallahu Anhüma)Mustafa Necati Bursalı · Çelik Yayınevi · 2016119 okunma
Reklam
Risalet ve Strateji hakkında.
Puan vermedi·200 syf.·
2026 22. kitabı
Risalet ve Strateji, yazar Wadah Khanfar tarafından kaleme alınan, Hz. Peygamber’in (s.a.v.) hayatını (siyer) kronolojik bir tarih anlatısı olmaktan çıkarıp, günümüz dünyasındaki siyasi, toplumsal ve ahlaki krizleri çözmeye yönelik stratejik bir rehber olarak ele alan bir kitaptır. Eser, nebevi tecrübenin sunduğu yönetim, liderlik ve toplumsal inşa metotlarını bugünün dünyasını anlamlandırmak için bir perspektif olarak sunar. Kitabın odaklandığı ve anlattığı temel konular şu şekildedir:Nebevi Tecrübe ve Hareket Metodu Tarihten Geleceğe Köprü: Kitap, geçmişteki dini ve tarihi bilgileri sadece aktarmakla kalmaz; "geçmişini bilmeyen geleceğini inşa edemez" ilkesiyle bugünün inşasına ışık tutar. İnsan Eğitimi ve Liderlik: İslam’ın yayılma sürecinde benimsediği yöntemlerle insanları nasıl eğittiğini ve her alanda hem lider hem de dengeli (vasat) bir toplum (ümmet) nasıl yetiştirdiğini inceler. Toplumsal Eşitlik ve Medeniyet İnşasıEşitlik İlkesi: Irk, sınıf, cinsiyet ve coğrafya farkı gözetmeksizin herkesin İslam çatısı altında "tarağın dişleri gibi eşit" olduğu bir medeniyet modelini nasıl kurduğunu gösterir. Dünyayı Okuma Kılavuzu: İslam dünyasının mevcut durumunu analiz etmek ve modern küresel gelişmeleri pasif bir izleyici olarak değil, derinlemesine ve stratejik bir bakış açısıyla okumak için ufuk açıcı bir rehberlik sunar.
Risalet ve StratejiWadah Khanfar · Vadi Yayınları · 202622 okunma
9/10
·174 syf.·
2026 146. kitabı
Yola Düşünce Demet Tezcan Demet Tezcan, kalemiyle okuyucuyu coğrafyalar arası bir seyahate çıkarırken aynı zamanda insan ruhunun derinliklerine doğru edebi bir yolculuğa da davet eden bir kalem. Benim için bu eser, yazarın üslubuyla kurduğum bağı perçinleyen ve 24 saat geçmeden okuyup bitirdiğim ikinci Demet Tezcan kitabı oldu. 174 sayfadan oluşan kitap, adeta bir çırpıda okunabilecek kadar akıcı, duru ve sürükleyici bir dile sahiptir. "Yola Düşünce", esasen klasik ve alışılagelmiş bir gezi yazısı olmanın çok ötesinde bir konuma sahiptir. Eser, seyahatname, yolname, deneme ve anı türlerinin iç içe geçtiği, edebi yönü kadar düşünsel ağırlığı da hissedilen derin bir "şahitlik" kitabıdır. Tezcan; Suriye, Lübnan, Pakistan, Cibuti ve daha pek çok İslam coğrafyasında bizzat tanık olduğu insani durumları, ümmetin çektiği acıları ve saklı kalmış hayat hikâyelerini, kendi içsel sorgulamalarıyla birleştirerek başarılı bir şekilde aktarıyordu. Özellikle Yahudiler ve işgalci İsrail rejimi hakkındaki tespitleri, siyonizmin coğrafyadaki yıkıcı etkilerini ele alış biçimi ve bu zulme karşı koyduğu net duruş, kitabın en güçlü ve tamamen katıldığım yönlerinden birini oluşturuyor. Ancak kitabın genel olarak takdir ettiğim bu başarılı anlatımının yanında, fikrî ve itikadi açıdan mesafe koyduğum, düşünce dünyamla uyuşmayan önemli noktaları da mevcut. Yazarın Şia dünyasına ve coğrafyasına karşı sergilediği aşırı hoşgörülü tutum, bu ekolden sürekli müspet bir dille bahsetmesi metnin geneline yansıyan belirgin bir tercih. Bu durumun en somut örneği, Ali Şeriati’nin mezarına yapılan ziyaretin anlatıldığı bölümde karşımıza çıkıyor. Yazarın, Şeriati'nin kabrini "sıradan fanilerin kabri gibi değil, sade ama mezarı da düşüncesindeki
Edebiyat
Yola DüşünceDemet Tezcan · Pınar Yayıncılık · 20119 okunma
10/10
·144 syf.··
2026 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 14:28
Kitapta ırkçılıkla dünyaya hükmedebilecek bir cihan devleti çıkamayacağına ,eğer bir cihan devletine tekrar erişmek istiyorsak ırkçılığı bırakıp sadece İslam'ın millet olgusu üzerinde toplamamız gerektiğine sadece ümmet fikri ile hareket etmemiz gerektiğine asıl olması gereken sahabe dönemindeki yaşamın örnek alınması gerektiğine değinilmiş sürükleyici ve anlaşılır bir kitap bir çırpıda okunuyor
Ulus Mu Ümmet Mi?İhsan Şenocak · Hüküm Kitap · 20266 okunma
Puan vermedi·254 syf.··
2026 73. kitabı
Türkçülüğün temelinde, ulusçuluğa dayalı oryantalist düşünce yer almaktadır. 1789 yılında gerçekleşen Fransız İhtilali sonucunda Avrupa'da baş gösteren milliyetçilik (ulusçuluk) akımından Osmanlı Devleti de etkilenmiştir.İkinci Meşrutiyet'in ilanından hemen sonra güçlenen Türkçülük akımı, Fransız İhtilali'nin etkisiyle ırka/etnisiteye dayalı bir devlet kurma düşüncesini doğurmuştur. Osmanlı toplumunu oluşturan "yetmiş iki milletin", İngiliz siyasetinin de etkisiyle milliyetçilik ve bağımsızlık (istiklal) fikrini benimsemesi sonucunda, gayrimüslim tebaa arasında bağımsız devlet kurma ideali oluşmuştur. Osmanlı'dan ilk bağımsızlık talebinde bulunan Sırplar ve ardından bağımsızlığını kazanan Yunanlar bu durumun en somut örnekleridir. Bu akımın Osmanlı toplumundaki en büyük etkisi ise ümmet anlayışından kültürel milliyetçiliğe geçişin yaşanması olmuştur. Bu alandaki ilk oryantalist çalışma, Joseph de Guignes tarafından 1756-1758 yıllarında yayımlanan Hunların, Türklerin, Moğolların ve Daha Sair Tatarların Tarih-i Umumisi adlı eserdir. Dönem içinde gerçekleştirilen ilk ideolojik çalışmalar ve kurulan yapılar ise kronolojik olarak şöyledir: 1908 - Türk Derneği: Yusuf Akçura, Ahmet Mithat Efendi ve Necip Asım gibi isimler tarafından kurulmuştur ancak etkisi bakımından zayıf bir ideolojik yapıya sahiptir. 1911 - Genç Kalemler Dergisi: İlk defa düzenli ve sistematik bir yayın çizgisi takip edilmiştir. Türk bilincini yaymak amacıyla yayımlanan ilk manifesto niteliğindedir ve halk üzerinde ciddi bir etki yaratmıştır. 1912 - Türk Ocağı: Türkçülük düşüncesinin kurumsallaşmasında en önemli merkez olmuştur. 1914 - Türk Bilgi Derneği: İlmi ve akademik çalışmalar yürütmüştür. 1917 - Yeni Mecmua: Ziya Gökalp'in öncülüğünde çıkan ve fikri altyapıyı besleyen önemli bir yayın
Türkçülüğün EsaslarıZiya Gökalp · Ötüken Neşriyat · 20227,8bin okunma
Reklam
Reklam