Yazarın okuduğum ilk kitabı. Açıkcası beklentimin üzerinde bir kitaptı. Kısa ama etkileyici. Anlatımı sevdim fakat kurguya hayran kaldım. Yazarın dünyaca ünlü klasiklerle kurguyu harmanlanmasını, her ilerleyen sayfada bize yeni bir sürpriz hazırlayıp yine farklı bir şekilde bitirmesinni ben çok sevdim. Genel kültürüme katkı sağlarken yok artık diye diye okuduğum kitabı içtenlikle tavsiye edebilirim.
15 yaşındaki otizmli bir çocuğun gözünden hayata bakmak bu kitabı okumak. Otizm ya da otistik deyip geçtiğimiz bir çocuğu daha somut bir şekilde anlatmış. Yaşadıkları, hissettikleri, takıntıları, düşünceleri... Okunmaya ve tabi ki onları anlamaya değer.
Süper İyi GünlerMark Haddon · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20224,168 okunma
Ne okuyorum ben, nasıl yani diye diye az önce kapattım kitabın kapağını yine ne okudum ben ya diyerek. Bu nasıl bir kurgu nasıl bir kargaşa ama aynı zamanda netlik? 142 sayfaya bunca şey nasıl sığmış? Bu kadar karışık olaylar bu kadar sade dille nasıl verilmiş? Kitap elime geçtiğinde gerçekten bu kadarını beklemiyordum hatta ben daha önce böyle bir şey görmedim resmen! Kitap bitti hâlâ kim vardı kim yoktu, hangisi gerçek hangisi hayaldi diye düşünüyorum. Acaba ben de mi şizofrenim Bu eşsiz hediye için yazara tekrar çok teşekkür ederim. Var olun.
Atatürk'ün bütün okullarda okunmasını tavsiye ettiği kitap.Bence sadece okullarda değil her öğretmen ve her anne-babanin mutlaka okuması sağlanmalıdır.
Kitap, yazarın Nazım Hikmet siirleriyle tanışmasını ve onu içselleştirmesini anlatıyor. Hayatının zor dönemlerinde Nazım'ın şiirlerinde kendisini bulması ve avutmasi. 131 sayfalık kitapta bölüm bölüm ve ayrı ayrı tam 71 şiire de yer verilmiş. Nazım hayranlarına duyurulur