Umur Bilgehan

Umur Bilgehan
@umurbilgehan
Lisans felsefe bölümü mezunu. Felsefe alanında yüksek lisans yapan. Pragmatizm, spekülatif realizm, materyalizm üzerine çalışan. Graham Harman'ı ve Quentin Meillassoux'yu inceleyen. Klasiksever.
Felsefe Öğretmeni
Mersin Üniversitesi
Mersin
17 Ekim
81 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı
Realizm
6/10
·140 syf.··
2022 51. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 04 Ekim 2022 16:54
Demirtaş, zaman zaman politik görüşünü tasdikleme kaygısı ile farkında olarak ya da olmayarak öykülerinin çizgisel doğrularında sapmalara yeltenmiş olsa da bir politikacının bu minvalde bir eser kaleme alabilmesi benim gözümde takdire şayan bir harekettir. Öykülerdeki kadın karakterler maalesef ki hepimizin hayatlarında varlıklarını görmezden geldiğimiz, okulda, işte, otobüste vs. fark edip düşünsel dünyamızda kendimizi farklı klasmana koyup acıyan ve aşağılayan gözlerle baktığımız karakterlerdi. Bu açıdan bakıldığında her ne kadar öykülerde bazı kaygıdan dolayı meydana gelmiş sapmalar olsa da yakın tarihimizdeki en realist ve romantik öykü kitaplarından bir tanesi diyebilirim. Aynı Türkiye gibi realizm ve romantizm karmaşası içerisinde bir kitap olmuş. Darısı diğer siyasetçilere diyerek Selahattin Demirtaş'a tebriklerimi ve teşekkürlerimi sunuyorum.
Öykü
SeherSelahattin Demirtaş · Dipnot Yayınları · 201712,8bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Reddiye
10/10
·84 syf.··
2022 50. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2022 06:08
Martin Luther'den Vatikan'a muhteşem bir reddiye. Ancak gel gör ki şuna eminim, Luther bugün yaşıyor olsa kendi var ettiği mezhep olan Protestanlık yerine Katolik olmaya devam ederdi. Çünkü Luther'in derdi, Katolik Kilisesi'nin o dönemki irrasyonalist ve materyalist yaklaşımla hareket etmesi ve bunu da dini çatı altında yapıyor olması. Geldiğimiz bu çağda Katolik Kilisesi'nin, Luther'in tüm olumsuz eleştirilerini bir bir yerine getirerek düzelttiğini görüyoruz. Haliyle Luther'in bugün yaşıyor olsa Katolik olurdu iddiamın temeli de buna dayanıyor. Protestanlık da elimizde kalmış oluyor. Düşünülenin aksine günümüzde Katoliklik değil, Protestanlık daha radikal bir mezhep. Zaten mezhebin protest kimliği de dini, yalnızca dini yaşamaya, onun dışındaki her şeyi görmezden gelmeye dayalı. Sanıldığı gibi bu protest kimlik modernist ihtiyaçlar ekseninde doğmuyor. Hristiyan bir birey olarak benim için biraz düşünme vakti.
Din
Doksan Beş TezMartin Luther · İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,371 okunma
7/10
·128 syf.··
2022 46. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2022 13:10
Bu hikaye Rus edebiyatından çıkmış olsa 1500 sayfa civarında ve iki cilt şeklinde yayınlanırdı. O kadar eminim ki... Peyami Safa yine yapmış yapacağını. Doğu-Batı karmaşası içinde olan toplumu tek bir kadın üzerinden çok güzel yansıtmış. Zaten kadın karakter üzerine kurulu roman/hikayeleri daha çok seviyorum. Fatih Harbiye'yi de sevdim.
Edebiyat
Fatih HarbiyePeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202057,3bin okunma
XX. Yüzyıl Felsefesi
8/10
·760 syf.··
2022 45. kitabı
Özellikle Viyana Çevresi, Mantıkçı Pozitivizm, Analitik Felsefe, Fenomenoloji ve Hermaneutik konusundaki sığ bilgilerimi daha da derinleştirmeme fayda sağladı. Felsefe konusunda yeniyseniz ya da yüzeysel bilgileriniz var ise daha giriş seviyesi kitaplardan başlamanızı tavsiye ederim. Felsefe Tarihi ismine aldanıp almayın çünkü fazla akademik ve felsefi dil anlamında ağır bir kitap. Zaten felsefeye yeni başlayacaksanız XX. Yüzyıl Felsefesi ile başlamazsınız diye düşünüyorum.
Felsefe Tarihi 3Kolektif · Sentez Yayınları · 20166 okunma
Hayal kırıklığı
4/10
·256 syf.··
2022 31. kitabı
·
65 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2022 02:08
Eski ben olsa bu kitabı çok severdi. Eski ben, aforizmalar dolusu ve sürekli içsel çatışmalar yaşayan karakterin olduğu kitaplardan kendisi ile bağdaştıracağı noktalar bulur, kendisine yaşamını yönlendirebilecek ve itici güç olabilecek anlamlar bulup her okuduğu kitaptan sonra hayatını değiştireceğini düşünürdü. Oysaki bu kitabı büyük bir alaycılık ile okudum. Okuyucu olarak polisiye roman yazmaya kalksam sıfır tecrübe ve bilgi ile ben de bu kadarını yazabilirdim. Gündelik hayatta kişinin kendi içsel konuşmalarını, hayal kırıklıklarını, ikilemlerini derleyip toplayıp bir karakter yaratarak o karaktere monte etmek amiyane tabirle Cin Ali serisi yazmak ile eş değerdir. Sinemadan örnek vereyim; bir sanat filmleri vardır, bir de kişinin beynini yormayıp izleyip geçeceği çerez filmler vardır. Kapalıçarşı Cinayeti ikinci kategoriye giriyor. Çevrenizde kitap okumayan, 10 sayfa okuyup sıkılan insanlar var ise alıp hediye edin. Eminim bayıla bayıla okurlar. Tecrübeyle sabit. Yazara ise rahmet diliyorum.
Edebiyat
Kapalıçarşı CinayetiEsra Türkekul · Esen Kitap · 2013307 okunma