Ahh canım Bahriyelim
Çok severek, yer yer ağlayarak ama büyük bir umutla okuduğum bu kitabı sayfalarca anlatmak isterdim ama kısa tutmaya çalışacağım.
Flamingolar Pembedir, yazarın ‘alternatif hayat hikayem’ dediği bu roman, altı yaşında anne ve babasını kaybeden Bahriyeli’nin dayısıyla büyümesini, kaybı, özlemi, sevgiyi ve hayata tutunmayı anlatıyor.
Aslı Perker, Bahriyeli ile çok büyük acıları ve kayıpları anlatıyor ama bunu son derece içten, sade ve samimi bir şekilde yapıyor. Bahriyeli’nin annesine duyduğu özlem, kendine ait bir yer arayışı, büyümesi ve hayata tutunmaya çalışması beni o kadar etkiledi ki o küçücük kıza defalarca sarılmak istedim. Yanındayım diyebilmek, büyürken yaşadığı korkularda ona ‘Korkma, bunlar normal’ diyebilmek çok isterdim.
Gözyaşlarıyla okuduğum bazı sayfalarda bana umut veren şey, Aslı Perker’in Kaybedilen Bütün Savaşlar kitabını daha önce okumuş olmam. Bahriyeli’nin hayallerine ulaşacağını, o gemiye bineceğini ve dost edineceğini bilmek içimi rahatlattı.
Dayısına da ayrı bir parantez açmak istiyorum. Bahriyeli’yi Bahriyeli yapan, onu olduğu gibi seven, şekil vermeye çalışmayan, sadece yol gösteren biri. Belki de Bahriyeli’nin bu kadar güçlü bir şekilde büyüyebilmesi, dayısız bir hayatta mümkün olmazdı.
Flamingolar Pembedir, 6 yaşında büyümek zorunda kalan bir kızın hikayesi. Kayıplarla yaşamayı, sevmeyi ve hayata tutunmayı anlatan hüzünlü ama çok güzel bir kitap. Kitabı bitirdiğimde içim dolu doluydu ama Bahriyeli adına büyük bir mutluluk vardı.
Kaybedilen Bütün Savaşlar benim için çok özel ve unutamayacağım bir kitap olmuştu. Bu yüzden Bahriyeli’nin o kitaba, o hayata ve o geleceğe uzanan yolculuğu da kalbimde her zaman özel bir yere sahip olacak.
Aslı Perker’e kocaman kocaman sevgilerimi ve saygılarımı iletiyorum. İyi ki