Puan vermedi·61 syf.··
2026 49. kitabı
Gezgin – Halil Cibran | 4/5 Gezgin, Halil Cibran’ın kısa hikâyeler, alegoriler ve düşündürücü metinlerden oluşan eserlerinden biri. Kitapta insan doğası, sevgi, özgürlük, iyilik, kötülük, bilgi, kibir ve yaşam gibi birçok konu farklı hikâyeler üzerinden ele alınıyor. Her metin kısa olsa da altında uzun uzun düşünülecek anlamlar barındırıyor.
GezginHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202514,1bin okunma
GERÇEK KIYAMET İNSANIN İÇİNDE KOPANDIR!
7/10
·274 syf.··
Beğendi
·
2026 54. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 12:24
Bir insanı hayatta tutan şey gerçekten umut mudur? Yoksa bazen sadece unutamamak mıdır?.. Herkese selamlar sevgili kitap dostlarım. Bugün sizlere Oğuz Yılmaz ’ın Şimal Yıldızı kitabını inceleyeceğim. Hazırsanız başlayalım! Öncelikle şunu söylemeliyim ki bilimkurgu, çok sık tercih ettiğim bir tür değil. Ben daha çok edebi yönü güçlü, karakterlerin iç dünyasına derinlemesine inen, melankolik tarafı ağır basan kitaplarda kendimi buluyorum. Bu yüzden Şimal Yıldızı’nı okurken de dikkatimi en çok çeken şey kurulan distopik dünya ya da teknolojik unsurlar değil, karakterlerin yaşadığı duygusal çatışmalar oldu. Özellikle Leke karakteriyle bağ kurdum diyebilirim. Çünkü kitabın merkezinde büyük bir sistem, bir mücadele ve bir gelecek tasarımı olsa da beni en çok etkileyen şey onun yaşadığı insani kırılmalardı. Şimal’e dair yaşadığı hayal kırıklığı, buna rağmen tamamen teslim olmaması, sorgulamaya devam etmesi ve kendince direnmeye çalışması oldukça etkileyiciydi. En çok da burada hikâyenin bilimkurgudan çıkıp insanın en tanıdık yaralarına dokunduğunu hissettim. Çünkü bazen insanın hayatındaki en büyük yıkım, dünyanın değişmesi değildir; güvendiği bir insanın değişmesidir. Asıl kıyameti orada kopar insanın… Yabancıların kötülüğüne karşı kendimizi hazırlayabiliriz belki ama sevdiğimiz insanların bizi hayal kırıklığına uğratmasına hiçbir zaman tam anlamıyla hazır olamıyoruz. Bu yüzden Leke’nin yaşadığı kırgınlıklar bana kitabın distopik atmosferinden çok daha etkileyici geldi. Gölge ile kurduğu bağ da bu nedenle hoşuma gitti. Dünyanın bütün düzenleri değişse bile insanın anlaşılmaya, görülmeye ve yanında yürüyen birine ihtiyaç duyması değişmiyor çünkü. Kitabın temelinde yer alan hafıza, duygu, özgür irade ve insanlık üzerine kurulan sorgulamaları da değerli buldum. Özellikle kusursuz
Edebiyat
Şimal YıldızıOğuz Yılmaz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202649 okunma
Reklam
Puan vermedi·288 syf.··
2026 485. kitabı
Burçak Çerezcioğlu’nun Mavi Saçlı Kız adlı eseri, henüz 16 yaşındayken yakalandığı lösemi ile mücadele eden genç bir kızın, tedavi süreci boyunca tuttuğu gerçek günlüklerden oluşmaktadır. Kitap, ölümcül bir hastalığın gölgesinde, yaşama arzusu, hayaller, korkular ve günlük hayatın küçük detayları üzerine kuruludur. Burçak, hastalığın ağırlığına rağmen kalemini mizah ve umutla birleştirerek, okuru kendi iç dünyasına ve hastane odasındaki gerçekliğine ortak eder. Eser, genç bir insanın erken veda etmek zorunda kaldığı hayata karşı sergilediği olgun duruşun ve saf bir yaşama tutunma çabasının en yalın, en hüzünlü ve en etkileyici belgelerinden biridir.
Mavi Saçlı KızBurçak Çerezcioğlu · Yapı Kredi Yayınları · 201613,7bin okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2026 497. kitabı
Şermin Yaşar'ın Altı Harfli Bir Tatlı adlı kitabı, yazarın kendine has samimi ve mizahi üslubunu yansıtan, günlük yaşamdan kesitler sunan bir eserdir. Şermin Yaşar, gündelik hayatın içindeki küçük anları, aile ilişkilerini ve insan hallerini kendi gözlemci ve eğlenceli perspektifiyle ele alır. Okuru hem gülümseten hem de düşündüren bu kitap, yaşamın içindeki sadeliğin ve detayların ne kadar değerli olduğunu hatırlatan keyifli bir anlatımdır.
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,8bin okunma
8/10
·256 syf.··
2026 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 21:21
Bu kitabı okurken en sevdiğim şey bana iyi hissettirmesi oldu. Büyük olaylardan çok, verdiği sıcak ve huzurlu atmosferle öne çıkıyor. Yoğun ve stresli bir dönemin ardından okumak bana çok iyi geldi. Sayfaları çevirirken kendimi rüya dükkanının içinde dolaşıyormuş gibi hissettim. Ayrıca uzun zamandır bu kadar özgün bir konuya sahip bir kitap okumamıştım. Rüyalar üzerinden insanların duygularını, isteklerini ve hayatlarını anlatması çok hoşuma gitti. Başta sıkılır mıyım acaba demiştim çünkü bu tarz kitaplar okumaya alışık değilim. Fakat hiç sıkılmadan kısa sürede okudum. Okurken yormayacak sade bir dille yazılmış. Farklı dünyaları keşfetmeyi sevenlere ve sakin, huzurlu bir okuma deneyimi arayanlara önerebilirim…
Duygu ve Düşünce
Rüya Dükkânı - 1Mi-ye Lee · Peta Kitap · 2022406 okunma
Ertelenmiş Hayatlar
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 56. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 20:05
Sevgili okur arkadaşlar, eğer çok hızlı akan bir hikâye arıyorsanız, bu kitap o kitap değil. Okurken çoğu yerde durağan, hatta tekrarlı gelebilir. Ama bu bilinçli bir tercih. Çünkü yazar, okurun da Drogo gibi zamanın içinde sıkışmasını istiyor. Kitap hızlı aksaydı, anlatmak istediğini bu kadar güçlü anlatamazdı. Romanın başlarında ortada büyük bir olay yokmuş gibi görünür. Ne büyük savaşlar vardır ne de peş peşe yaşanan felaketler. Bu yüzden ilk sayfalarda Tatar Çölü’nün bir asker romanı olduğunu düşünebilirsiniz. Oysa sayfalar ilerledikçe bunun bir asker romanından çok daha başka bir yere gittiğini fark ediyorsunuz. Kitap boyunca Tanrı bakışıyla Drogo’nun hayatını izliyoruz. Belki de asıl mesele burada başlıyor. Çünkü Drogo’nun hayatına dışarıdan bakarken bir noktadan sonra kendi hayatımıza bakmaya başlıyoruz. Belki senin de hayatında büyük trajediler yoktur. Büyük savaşlar, büyük felaketler yaşamıyorsundur. Hatta hayatına yukarıdan bakan biri, çoğu günü birbirine benzeyen sıradan bir hayat gördüğünü düşünebilir. Benim hayatıma baksa da farklı bir manzarayla karşılaşmayacaktır. Ama insan hayatının en sıradan felaketi tam da burada saklıdır. Bir gün yaşayacağım mı diyorsun? Bir gün başlayacağım mı? Bir gün döneceğim mi? Bir gün sıra bana gelecek mi? Peki o bir gün ne zaman gelecek? Hayatın hangi kalesinde nöbet tutuyorsun? Hangi savaşın geleceğine inanıp yıllarını harcıyorsun? Gerçekten beklediğin şey gelecek mi, yoksa beklemek hayatının kendisine mi dönüştü? Yaşıyorum derken yavaş yavaş ölüyor olabilir misin? Alışkanlıklarının güvenli duvarları arasında yıllardır aynı yerde dönüp duruyor olabilir misin? Heyecanlardan, risklerden, değişim ihtimalinden kaçıyor olabilir misin? Bu soruların herhangi birine içinden bile olsa “evet” dediysen, Tatar Çölü sana bir
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,8bin okunma
Reklam
Reklam