Ümit

Ümit
@umut_cml
Her gün onlarca sayfa kitap okuyan kişi, sana gönderilen hayat klavuzu olan kitabı okumayı unutma ve erteleme!
iws
Austria
Ankara
19 kütüphaneci puanı
268 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı
Yanlışı normalleştirmek, yanlıştan daha büyük bir yanlıştır.
1000Kitap
Reklam
" Para ile her şeye sahip olunacağı söylenir! Örneğin, yiyecek alırsın ama iştah alamazsın. İlaç alırsın ama sağlık alamazsın bilgi alırsın ama bilgelik alamazsın. Gösteriş alırsın ama güzellik alamazsın. Eğlence alırsın ama neşe alamazsın. Hizmetçi alırsın ama sadakat alamazsın. Boş vakit alırsın ama huzur alamazsın. Para ile her şeyin kabuğunu alır ama hiçbir şeyin çekirdeğini alamazsın!" ( Arne Garborg)
Hassasiyetlerimizi küçümseyenlere ithaf ediyoruz!
-Onlar var ya… Hassas olduğun noktadan vururlar seni. -Kimler? -Karakteri zayıf, duyarsızlığı yüksek olanlar. -Neden böyle yaparlar? -Hassasiyeti zayıflık kabul ederler ve kendilerini güçlü zannederler. Hâlbuki dayanıklılık ve sağlamlık, fiziksel hassasiyetin zıddıdır. Duygusal hassasiyetin zıddı duyarsızlıktır.
Genç Hayat Eki·Kitabı okudu
Alıntı
PEYGAMBERİMİZİ SEVMENİN ALÂMETLERİ -2
Resûlullah Efendimizin (s.a.v.) sevdiği kimseleri; Ehl-i Beyt’ini, Ensar ve Muhâcirîn’i, bütün Ashâb-ı Kirâm’ı sevmek, onlara da hürmet etmek. Onlara düşmanlık yapanlara düşman olmak, buğzedenlere buğzetmek. Zira bir kimseyi seven, onun sevdiğini de sever. Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) ise onları sevmiştir. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Ashâb’ı hakkında buyurmuşlardır ki: “Ashâb’ım hakkında Allah’tan korkunuz. Benden sonra onları (sözle, fiille) hedef almayınız. Kim onları severse, bana olan sevgisi sebebiyle onları sevmiştir. Kim de onlara buğzederse, bana buğzettiği için onlara buğzetmiştir. Kim onlara ezâ ederse, bana ezâ etmiş olur. Kim ki bana ezâ ederse Allâh’a isyan etmiş olur. Allâh’a isyan edeni de Cenâb-ı Hakk’ın cezalandırması yakındır.” Resûlullah Efendimizin (s.a.v.) sevdiği her şeyi sevmek. Ashâb-ı Kirâm, Tâbiîn, Tebe-i Tâbiîn ve onların yolundakilerin yani Ehl-i Sünnet ve’l-Cemâat’in Peygamber Efendimizi sevmelerinin bir alâmeti de budur. Hattâ beşeriyet icabı olan mübah husûslarda da Peygamberimize tâbi olurlardı. Nitekim Enes radıyallâhü anh, “Ben, Resûlullah (s.a.v.) Efendimizin kabak yemeğini sevdiğini gördüğümden beri kabak yemeğini severim.” buyurmuşlardır. Diğer bir alâmet de Resûlullah Efendimizin dininde bidatler çıkaran ve onun sünnetine muhalefet edenlerden uzaklaşmak. Dine muhâlif şeylerin işlenmesi kendisine ağır gelmek. Nitekim Allâhü Teâlâ, Mücâdele Sûresi’nin 22. âyet-i celîlesinde -meâlen-: “Allâh’a ve âhiret gününe iman eden hiçbir kavmi, Allâh’a ve Resûlüne muhalefete kalkışan kimselerle karşılıklı sevgi içerisinde bulamazsın; velev ki (onlar) babaları, oğulları, kardeşleri veya hısım ve hemşehrileri olsalar bile...” buyurulmuştur. Nitekim, Ashâb-ı Kirâm, Allâh’ın ve Resûlullâh’ın rızası için, kendi sevdikleriyle, babaları
Din
"Ah şu benim bitmek bilmez sakarlığım. Yine, yırtık cebime koymuşum umudu..." Fyodor Dostoyevski
Edebiyat