Ne ölçüde özgürüz biz? Kararlarımızı özgürce veriyoruz gibi görünüyor ama asıl kökenlerini incelediğimizde çoğu zaman farkında bile olmadığımız pek çok etken tarafından koşullandığımızı fark ediyoruz. Özgür irade mi, yoksa sadece bir illüzyon mu? Her şey acaba önceden mi belirlenmiştir, biz bunun farkında olmasak bile?
Hız uyuşturuyor. Artık her yerde ve hiçbir yerdeyiz. Aslında bütün varlığımızla bir yerde değiliz, parça parça orada ve buradayız. Anlaşmak için zaman gerekir, zaman ve mekân. Konuşmanın yanında susmak da gerekir, birbirinin söylediğine dikkat kesilebilmek, kalbinin dostunun kalbine yaklaştırmak gerekir.
Bugün kadın hakları savunucularının “tam bir eşitlik”, “her alanda kadın-erkek eşitliği” şeklinde yaptıkları vurgular, kadın ve erkek arasındaki cinsiyetten kaynaklanan farklılıkları yok sayan, kadını ve erkeği matematiksel bir eşitlik içinde alan yaklaşımlar olarak görünmektedir.