her seferinde başka bir kapıdan
topuklarken ayrılığın atını
dinmek bildi mi içindeki sahra sesi?
onca yıl
veda ovasını gezip durdun da
gördün mü merhamet tepesini?
elim ateşten korkmuyor,
ülkemin bütün kadınları gibi tırnaklarım küt
ateşten sıcak bir tencereyi yanmadan alabilirim
köz basarım yüreğime.
yüreğim nasırlarıyla umudu koruyor,
bir küçük ışıltıyla baharı bekleyen
çekirdek ateşten korkmuyor.