Televizyon denilen bu orospu çocuğunu seyredip sıkıntını dağıtmaya çalıştığında, yalnızca kendini kötü daha da kötü hissediyordun. bitip tükenmeden birbiri ardına anlamsız yüzler geçiyordu karşından. içlerinde birkaç tane ünlünün de bulunduğu sonsuz bir aptallar resmi geçidiydi televizyon. eğlence programları güldürmüyordu, dramalar da dördüncü sınıf şeylerdi..
İçki içmeye başladığından bu yana ifade edilen her düşünceyi onaylama ihtiyacı sonucunda kendi düşüncesini oluşturmak zorunda olmamanın rahatlığını yaşama başlamıştı.