- Tanrı’ya esir ol ancak tanrılığa olma!
- Ahlakına güvenip dini reddebilirsin, bu bağışlanır belki ama dindarlığına güvenip ahlakı reddedersen bu asla bağışlanmaz(!) Zira din, ahlak içindir; ahlak din için değil.
- Yaşadığın her bir sorunu kendinden bilir ve üzerine düşünürsen o sorunu bir daha yaşamazsın. Ancak sorunu dışarda ararsan, tekrar tekrar yaşamaya devam edersin.
- Seçimlerine duyguların hükmetmesin, aklın hükmetsin. Zira duyguların çevrenin, aklın ise senindir.
- Kimseden bir şey isteme. Çünkü istek minneti, minnet esareti, esaret de bağımlılığı doğurur. Bağımlı olan düşünemez, inanamaz ve sevemez.
- Tek başına gelişmen hiç bir şey ifade etmez. Çünkü tek başına yaşamıyorsun. Bu yüzden çevreni de geliştirmek zorundasın...
- Eylemlerin düşüncelerine hükmetmesin, düşüncelerin eylemlerine hükmetsin. Böylece hem düşüncende hem de eylemlerinde özgür yaşayabilirsin.
- Önce işin hakkını ver; sonra o işten hakkını iste!
- Savunmak ya da muhalefet etmek için dinleme yahut okuma; bunlar gelişimi tersine çevirir.
- Dindar olabilirsin ancak dini dar olamazsın(!)
- Sorular karşısında bir cevaptan diğerine geçme. Bu düşünmek değil, sığınmaktır. Sığınma, kendi cevabını verecek kadar cesur ol. İşte o zaman düşünmeye başlayacaksın.
- Ait olduğun yahut sana ait olan bir mekanın olsun. Burası bir oda, bir ağaç dibi veya bir taşın üstü olabilir. Orada sessizliği dinle. Sessizlik öğretir.
- İnsanları izle. Bu, hayatı tanımanın en kestirme yoludur.
- Menfaatin için dost olma, dost da edinme. Dostluğu saf ve temiz tut. Bu, seni (samimiyetini/gerçekliğini) korur.
- Sevilmek isteğinden kurtul, sevmeyi öğren. Zira ihtiyacın olan sevilmek değil, sevmektir.
- Dini masumlaşmak için kullanma. Çünkü emanete ihanet edeni, verdiği sözü tutmayanı, kul hakkı yiyeni, zulme