Genc Werther'in acıları sevmeyerek oxuduğum kitablar sırasında oldu - qarşlıqsız sevginin bir insanın üreyine ceza vermesi ki teqdim olunması yorucu idi mene göre
Lakin empati olaraq kitabda diqqet çekici yerleri de unutmadıq
Werther bir yerde deyir-
Biz insanlar şikayet etmeyi pek severiz İyi günler ne kadar az kötü günler ne kadar fazladır deriz
-felsefi açıdan baxdıqda bu alıntı insanın varoluşulsal memnuniyyetsizliyini ortaya qoyur iyilik ve mutluluk farkında olmadığında deyerini itirir sıxıntı ve keder ise bilinçli bilinçsiz şekilde böyüyür Derinliye baxdıqda ise bu alıntıda farkındalık ve şükranlıq var
Bir yerde ise deyir
-
"Kalbim ona en yakın iken, ellerim titreyerek uzaklığı büyüttü. Fakat görürdüm ki, onun yokluğundan çok, onun acısı beni daha çok cezalandırırdı"
-Bu alıñtı gösterir ki insanları sınırları ile deyil seçimleri ile tanırız Burada trajik olan insanın sınır qoyaraq hem kendini hem karşısındakını yanlış biçimde cezalandırmasıdır
Çünkü bu uyğulamada verilen ceza sevgiyi deyil kaybı doğurur
Werther'in ruhu acıyı sevgi ile dengelemeye çalışır- reallıq ise deyir ki,estetik ceza sevgini tenqid edir-cezalandırmaq gibi görünen davranış bir yandan da değer ölçütü yaratır. Sinirle uyğulanan güç hem kaybettirir hem de kalpte derin bir boşluk buraxır
Ve sonda
"Derin bir iztirabla çiçek arayırdım ama bulamyordum" deyir Werther
Burada o bir teselli bir güzellik bir anlam arayır- çiçek burada bir umudu ortaya qoyur Fakat bulamamak ise bir yalnızlığı.
Eyni zamanda arayış boşuna deyil bir farkındalıkdır Çiçek klasik edebiyatta geçiciliğin kırılğanlığın simgesidir
Acının ortasında zarif bir güzellik arayır- imkansızlığın ve ruhun en derin direncidir bu
Gün doğarken acının gölgesinde bir çiçek arayan Werther’in ruhu bize sorur - kendi kalbimizdeki karanlığı