7/10
·378 syf.··
2026 11. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 21:35
okumayı sevdiğim tüm ögeleri içerdiği için gördüğüm anda tek günde bitirdiğim o kitap. enemies to lovers başlayan güçlü ve inatçı kadın karakterin olduğu tarihi bir roman hem de İSKOÇYA'DA geçiyor! benim gibi bir outlander hayranı daha ne ister ki? Genel olarak kitapta çoğu şey dozundaydı bence. Gereksiz uzatmalar, gereksiz yoran polemikler olmayan çerezlik kafa dağıtmalık bir kitaptı. ve upss spicy alert
GelinJulie Garwood · Epsilon Yayınları · 20111,058 okunma
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
9.8/10 Çook önceden filmini izlemiştim. Bu 2010 yıllarının serilerine bayıldığımı fark edince tekrardan izleyip “yahu bunun devamı nerde” dedim ve devam filminin olmadığını kitap serisinin olduğunu fark ettim. Tek kelimeyle “benlik” bir kitaptı. Anlatım tarzına o kadar bayıldım ki yazarın diğer kitaplarını da mutlaka karıştıracağım. Şimdilik serinin bu ilk kitabını okudum ama kendimi tutamayıp hemen diğerine de başlayacağım. Kısaca uzaylı istilası ve uzaylıların dünyayı ele geçirme adımlarını anlatıyor. Nasıl desem, kendine has bir havası, tavrı var. Hayatta kalma hikayeleri zaten sevdiğim bir tür. The 100, Twd karışımı gibi. Karakterleri sevdim. Farklı karakterlerin ağzından okumayı da sevdim. Evan Walker’ı da sevdim upss. Son olarak filmiyle farklı olan çok yer var kitabı tercih ederim daha mantıklı geliyor. Ehöm önerimdir efenim.
5. DalgaRick Yancey · Pegasus Yayınları · 20141,461 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·256 syf.··
2025 47. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2025 02:29
Upss!! Ne okudum böyle. Warıs DIRIE ismini aslında Galeano'nun "Kadınlar" kitabını okuyup kadın sünneti ve bu alanda yapılan uluslararası çalışmalar veya bir yapı olup olmadığını öğrenmek amacıyla yaptığım araştırmada duymuştum. Evet, bu kitap bir kadının ayakta kalmak için neler yaptığını, cesurluğunu, özgür ve hür bir beden için yaşadığı olayları ve yolculuğunu anlatıyor. Başlangıçta da karşımıza çıktığı gibi Ortadoğu'nun bir kısım ülkeleri ve Afrika'da hâlâ yaygın olan kadın sünneti karşımıza çıkmaktadır. Farklı bir düşünce aklımıza gelmesin; demokrasi ile yönetilen bir çok ülkede hala bu uygulama mevcut. Bir noktaya çok güzel değinilmiş kitapta, kutsal kitaplar... Yazılı olmayan bir şeyi acaba nasıl oldu da farklı hale getirmeyi başarabildik? Küçükken bize verilen söylemlerde peygamber'in kadına olan sevgisi ile şuan olan durum neden farklı? Cevap basit; zaman değişir, kötülük değişmez. Önümüzdeki 10 yıl Dünyada 55 milyon kadın bu tehlike ile karşı karşıya. Sayı tahmini olsa da tek sayıyı atmak da büyük tehlike sayılır. Evet, 2025 yılındayız ve hala bir kadın kanadığında özellikle Afrika'nın bazı bölgelerinde bunun uğursuzluk getirip kadının yok olması durumu mevcut. Waris aslında yazdığı kitapla cesareti gösterdi ama sonra yaptıkları ve ulusalararası ses getirimi cesaretin farklı bir boyutu; korkmadan, çekinmeden yaptı bunu. Sevgili Waris, belki tüm anlamda değişim sağlanamadı ama bu kitabı okuyan herkese umut aşılayıp daha güzel bir dünyanın "gerçekten" mümkün olabileceğini gösterdin. Küçük bir notla veda edelim. 6 Şubat; "Uluslararası Kadın Sünnetine Karşı Sıfır Tolerans Günü" Farkındalık ve mücadele kazanır.... Keyifli okumalar.
Çöl ÇiçeğiWaris Dirie · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201411,6bin okunma
Elle Cosimano / Finlay Donovan: Cinayetin Kitabı
4/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2023 17. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2023 11:37
Selam tatlımlar ben geldiiim Biz şey arıyoruz da böylee “Boşanma sonrası hayatını ve kendini toparlamaya çalışan iki çocuklu bekar bir anne, yüzünün yarısını kaplayan kocaman gözlüğü olan ve sarı bukleli bir peruğun arkasına saklanarak kılık değiştiren bir yazar, buz gibi bira ve ucuz pizza seven, çıplak ayakla gezen, kot ve rengi solmuş bol tişörtlerle rahat eden flörtöz bir kadın veee barmenlik yapan çok bilmiş çekici bir avukat. Upss..az kalsın unutuyordum bir de işinin ehli bir dedektifimiz var. ” Trajikomik bir polisiye roman okumak ister misiniz? Şimdi size kısa bir özet geçiyorum hazır olun. Elle Cosimano / Finlay Donovan: Cinayetin Kitabı İki küçük çocuk annesi polisiye yazarımız Finlay kocası Steven’in onu aldatması üzerine boşanma sürecindedir. Ebeveyn olmanın zorlukları ile baş başa kalan Finlay maddi ve manevi açıdan da zor bir dönemden geçiriyordur. Tüm bunlara rağmen ortada teslim tarihi yaklaşmak üzere olan ve yazılmayı bekleyen bir cinayet romanı vardır. Günlerden bir gün Finlay temsilcisi Syl’le buluşur ve yan masada onları dinleyen Patricia dan habersiz kitapla ilgili konuşmaya başlarlar. “Finlay; Son birkaç cinayetim çok klişeydi, monotonlaşıyorum. Syl; Aanlaşmada nasıl yapacağınla ilgili koşul yok, yeter ki bitsin. Yapabilirsin değil mi?“ Tam da kocasından kurtulmanın yollarını arayan Patricia'ın fırsat ayağına gelmiştir. Bu konuşmalara göre Finley'in kiralık katil olduğunu düşünen Patricia “Kocasının adını, kendi telefon numarasını ve 50.000$ para” teklifi yazan notu Finley’in çantasına gizlice bırakır. Notu görünce merakına yenik düşen Finley kadının kocasını araştırmaya başlar ve kendini bir cinayet romanının içine sıkışmış halde bulur. Bu arada kitabı elimden düşürmeden okudum diyemem, yani bazen sıkıldım,bazen heyecanlandım, bazen smile
Cinayet Romanı
Finlay Donovan: Cinayetin KitabıElle Cosimano · Yabancı Yayınları · 2023127 okunma
Upss!
9/10
·128 syf.··
2023 20. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2023 13:50
Japon edebiyatına göre otobiyografik roman türünden; yazarın yaşamından ziyade yaşama karşı tutumuna odaklanması ile ayrılan "ben roman" türünde, dolayısıyla birinci tekil şahıs anlatımlı bir kurgu. Kafkaesk bir yapıda, durum hikayesi tarzında durağan bir anlatısı var. Sakın okumayın çok sıkılırsınız, diyemiyorum çünkü bütün o kasvetli yapısına rağmen ben sevdim. Zaten "tutunamayan" karakterleri genelde severim. Osamu Dazai asıl adıyla Suji Tauşima kitaptaki karakterin adıyla Yozo, varoluşsal sorgulamalarıyla başa çıkamayarak hayata yabancılaşmış bir karakter. Yozo, etrafına soytari personasıyla neşe saçarken aslında kendi içinde depresif bir ruh halindedir. Ailesiyle arasında bağ kuramayan Yozo, kadınlara ve bağımlılık yapan maddelere tutunmaya çalışır. Japon edebiyatında sıkça karşılaştığımız bir konu olan, int!har da Yozo'nun defalarca denediği bir eylemdir; tıpkı yazarın gerçek hayatında da defalarca deneyip bu kitabı yazdıktan sonraki denemesinde başardığı gibi. Yozo, bu hale gelmesinin sebebinin babası olduğunu söylese de annesinden hiç bahsetmemesi dikkat çekiyor. Oidipus sendromunun çocuk psikolojisine zarar veren etkilerinden kurtulmanın en güvenilir çözümünün; şefkatli bir annenin kucağı olduğu biliniyor. Ancak; yazarın hayatına bakıldığında annesini küçükken kaybettiği yani hayatında böyle bir tutamacı bulma imkanının olmadığı anlaşılıyor. Dolayısıyla baba çocuğunun bu eksikliğinin farkına varıp tutumunu biraz daha yumuşatsaydı; Yozo/Osamu Dazai/Suji Tauşima kendisiyle barışık doğal bir hayat süreci yaşamış olur muydu diye de sormadan edemiyoruz. Alıntı: "Buna nasıl tahammül ediyorlar? Her gün pes etmeden, umutsuzluğa kapılmadan, intihar etmeden, hatta siyaset tartışmaya devam ederek nasıl atlatıyorlar?" “Ne istediğim sorulduğu anda hiçbir şey istemez
Edebiyat
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,1bin okunma
Upss! Spoili bir inceleme.
8/10
·216 syf.··
2023 14. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2023 12:47
Herkese merhaba! -"Bir sürü insan başkalarının başına gelen korkunç olaylardan sanki gerçekten üzgünmüş ve yardım etmek İstiyormuş gibi söz ederlerdi; ama işin gerçeği başkalarının acılarından zevk aldıklarıydı; çünkü böylece kendilerinin mutlu ve şanslı olduklarına inanabiliyorlardı." - "Düşünceler kafanıza üşüşmeyi sürdürecektir, ama onları bir kenara itmeye çalışın. İki seçeneğimiz var: Ya zihninizi denetleyeceksiniz ya da zihninizin sizi denetlemesine izin vereceksiniz. İkincisine alışkınsınız zaten,korkular, nevrozlar, güvensizlikler içinde savrulup gidiyorsunuz, çünkü hepimizin kendi kendini yok etme eğilimi var." - Herkese merhaba bugün çok ama çok beğendiğim ve okurken büyük keyif aldığım bir kitabın yorumu ile geldim. Daha öncesinde Paulo Coelho'dan hepimizin bildiği Simyacı kitabını okumuştum ve benim için cidden yeri ayrı olan ve herkesin okuması gereken kitaplardan biri olduğunu düşündüğüm bir kitaptı. Simyacı'yı bu kadar sevdikten sonra yazarın diğer kitaplarını da okuma kararı aldım ve en merak ettiğim Veronika Ölmek İstiyor'a başladım. Kitabın daha başından kitap beni içine çekti ve bitene kadar hatta bittikten sonra bile beni serbest bırakmadı. Veronika, Eduard, Mari ve Zedka'nın hayatlarını okurken sanki onların arkadaşıymış gibi hissettim. Sanki karşımdalar ve bana hikayelerini anlatıyorlar. Hastanenin doktoru olan Igor'un da çalışmalarını hastalar üzerindeki ufak çaplı deneylerini okurken bir kez daha şok oldum ve sanki yukarıdan onları izliyormuş hissine kapıldım. - Yaşam ile ölüm arasındaki çizgiler arasındaki geliş gidişler, hayata tutunma çabası ve delilik ile zekanın kesişimlerini okurken ciddi çıkarımlarda bulunmaya itiyor sizi yazar. Bu kavramlar üzerinde yazdıklarını okurken diyorsunuz; 'Evet cidden de böyle' Sonrasında siz de düşünmeye
Edebiyat
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,3bin okunma