Yasmin

Yasmin
@uranyum_kupeli_kiz_
Yüksek sinaptik verimliliğe sahip, absürt evrene karşı pasif direnişte, kognitif kapasitesi maksimum, sistemin lineer düzenine karşı tepkisi ise ironik olan entelektüel bir fenomen
Bana iyi bir hayatın, uzunluğuyla değil de nasıl yaşandığıyla ölçüldüğünü göster. Bana uzun yaşamış birinin aslında neredeyse giç yaşamamış olabileceğinin mümkün olduğunu (hatta bunun oldukça sık görüldüğünü) kanıtla.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yaşanan her şey zamanla soluyordu. Öyle bir soluyordu ki belli belirsiz bir iz bırakıyordu arkasında. İnsan bu ize bakıyor ama yaşandığından emin olamıyordu. Hayatın böyle bir özelliği vardı.
Sayfa 42
Eğer altın karanlıkta bulunuyorsa, o zaman çoğumuz onu yanlış yerde arıyoruz demektir. Deepak Chopra'nın sık sık dediği gibi, 'Her insanın içinde cenin halinde bulunan bir tanrı ya da tanrıça vardır ve o tek bir şeyi arzular: Doğmayı.' Biz tanrısallığımızın tohumlarının çiçek açmasını isteriz ama her tohumun büyüyebileceği verimli bir toprağa muhtaç olduğunu unutmuşuzdur. İçimizdeki o karanlık, kaba, asli yer bizim gölgemizdir. O, çiçek açabilmek için kabullenilmeye, sevgiye ve dikkate muhtaç bir tarladır.
İnsan ışık figürlerini imgeleyerek değil, karanlığı bilinçlendirerek aydınlanabilir.
Sayfa 30
Alıntı
Mevsim sonbahar... Orman Çiftliği'nin idare odasındayız... Çiftlik müdürü Tahsin Bey, yanında Alman mimar ile birçok yeni inşaat projeleri hakkında izahat veriyor... Çiftliğin büyümesi planları ele alınıyor... Bu arada şimdi bir beton köprünün Ankara-İstanbul asfaltını Çiftlik'e bağladığı yol ağzının tam karşısına gelen küçük tepeciğe sıra geldi. Oraya bilmem hangi cins tavuklar için bir tesis düşünülmüştü. Ata durdu, sonra: ​— Olmaz, dedi, bu tepeye dair benim başka bir fikrim var... ​Sonra bana döndü: ​— Benim için nasıl bir kabir tasavvur edersin? diye sordu. ​Hepimizin dili tutulmuştu. Zannedersem Bayan Afet söze atıldı: 'Böyle güzel bir günde böyle şeyler nasıl aklınıza geliyor?' gibi bir cümle söyledi. Atatürk güldü. O gün bilhassa neşeli ve yüzü sıhhat ışıkları ile nurlanmıştı: ​— Ölüm, dedi, beşerin değişmez kaderidir. Marifet unutulmamaktadır.
Sayfa 67