Ûs

Özelliştme ihanet demektir.
"Özelleştirme bir yeniden kompradorlaştırma aracıdır. Kalkınma ve sanayileşme amacından ve iddiasından vazgeçildiği anlamına gelmektedir. Özelleştirmeyle birlikte ve kaçınılmaz olarak, afişe edilen 'amaçların' tersine, tekelleşme daha da artacak, gelir ve servet dağılımı daha da bozulacak, işsizlik artıp yoksulluk derinleşecek, işçi örgütleri daha da zayıflayacak, kompradorlaşma siyasal-ideolojik ve kültürel alanlara da yansıyıp, toplumsal doku daha da aşınacaktır. Beynelmilel sermayenin hareketine ayak bağı olan engellerin ortadan kalkması, sanayileşme ve kalkınma hedeflerinden vazgeçilmesi bir 'başarı' olarak anlatılacaktır. Zira, egemen ideoloji, "sermaye için iyi olan herkes için iyidir" anlayışını şimdilik kafalara sokmayı başarıyor. Ama, ideolojik yanılsama mutlak değildir ve verilen "ilacın" uyuşturucu etkisi sınırsız değildir. Sadece özelleştirme değil, sermayenin kapsamlı saldırısı, bu saldırıyla neyin amaçlandığı, böyle bir saldırının kimin için ne ifade ettiği anlaşılmadan, ideolojik bir netleşme sağlanmadan, özelleteştirme karşısında tutarlı bir tavır ortaya konamaz. Nitekim konamamaktadır."
Öteki Yayınları - Özelleştirme, Sanayisizleşme, Yeniden Kompradorlaşma Üzerine On Tez
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Liberal zırvalar.
Ekonomik kuruluşun sadece özel ellerde verimli ve etkin çalışabileceği 'düşüncesi' de bir yuvarlamadır ve bir egemen ideoloji kategorisidir. Böyle bir sanıyı sürdürüp yaşatan da ideolojik köleliktir. Burada binlerce, on binlerce kişinin çalışhğı bir işletmede, binlerce, onbinlerce işçinin yeteneği, yaratıcılığı, becerisi yok sayılıyor. Buna karşılık, bir tek patronun veya sınırlı sayıdaki mülk sahibinin ya da onlar adına hareket eden dar bir yönetici grubun yeteneğine bel bağlanıyor. Binlerce kişinin inisiyatif aldığı bir işletme'den verimli çalışmasın. Katı disiplin, baskı ve hiyerarşiye dayalı bir üretim sürecinin, demokratik, katılımcı, insan yarahcılığını besleyip özendiren bir üretim sürecinden daha etkin olması akla uygun mudur? Aslında burada söz konusu olan, 'var olanın', 'mevcut' durumun yüceltilmesidir.
Öteki Yayınları - Özelleştirme, Sanayisizleşme, Yeniden Kompradorlaşma Üzerine On Tez
Siyaset & Politika
Bu, devletçiliğin liberalizmden üstün olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
"Kapitalist üretim tarzı geçerliyken ve devletin sınıfsal niteliği burjuva olarak kaldıkça, kamu-özel, kamu sektörü-özel sektör ayrımı, burjuvazinin bir iç ayrımıdır. Burjuva devleti egemen olmaya devam ettikçe kamulaştırmalar, KİT oluşturma vb. sadece burjuva egemenliğini güçlendirmeye yarar. Bu bakımdan, burjuva egemenliği altında kamu sektörünün genişlemesi, zararın egemen sınıflar lehine "sosyal leştirilmesi" anlamına gelir. Kimi sol çevreler herhangi bir şey kamunun eline geçince, bunu bir "kurtarılmış alan" olarak algılıyorlar... Böyle bir anlayış, kapitalist toplum ve devlet'le ilgili eksik ve yanlış bir değerlendirmenin sonucudur."
Öteki Yayınları - Özelleştirme, Sanayisizleşme, Yeniden Kompradorlaşma Üzerine On Tez
Siyaset & Politika
Özelleştirme verimlilik sağlamaz, yoksulluğu, sefaleti yayar.
"Özelleştirmenin verimliliği artırdığı, rekabet ortamını geliştirdiği, sermaye'yi tabana yaydığı, gelir dağılımını iyileştirdiği, pazar ekonomisinin etkin işleyişini sağladığı vb. gibi iddialar birer boş safsatadan ibaretttir. Yanlış bilinçtir, ideolojiktir. Zaten, gerçek dünyada da özelleştirme tamamlandığında, ileri sürülen argümanların tam tersi bir tablo ortaya çıkıyor... Bu vesileyle XX.inci Yüzyıl'ın sonunda 'sosyal bilmin' niteliği ve işleviyle ilgili bir tartışma da başla tmak gerekiyor. Bu gün 'sosyal bilim' denilen, bütünüyle sermayenini hizmetindedir ve artık asıl işlevii deolojiktir. Dolayısıyla, asıl bulunması gereken zeminin karşıtı bir yerde bulunmaktadır. Özelleştirme etrafında sürdürülen tartışmalar buna çarpıcı bir örnektir. Özelleştirme lehine geliştirilen tezler önceden 'ısmarlanmış' ve bu ısınarlama üzerine belirli 'bilim çevreleri', "ünlü bilim adamları" tarafından üretilmiştir. Üretilen yalan medya tarafından büyütülmüş, yalan büyüdükce, tezlerin 'etkinliği ' ve 'inandırıcılığı'da büyümüştür.
Öteki Yayınları - Özelleştirme, Sanayisizleşme, Yeniden Kompradorlaşma Üzerine On Tez
Siyaset & Politika
Devlet fabrikalarının satışı buna bir örnektir.
Kalkınmacı retorikten uzaklaşmış, yeniden kompradorlaşma tercihi yapmak durumunda kalmış bir 'devlet' söz konusuyken, artık sanayileşme diye bir amaç ve kaygı da söz konusu değildir. Asli işlevi çokuluslu şirketlerin hareketini kolaylaştırmak olan bir devlet anlayışı geçerliyken, sanayileşmeden, kalkınmadan söz etmek, olsa, olsa 'balkondaki seyirciyi' oyalamaya yönelik bir manipülasyondur. Zira, yeniden kompradorlaşma tercihi yapmak demek, ülkenin geleceğini çokuluslu şirketlere, transnasyonallere ihale etmek, onların insafına terketmek anlamına gelir. Oysa, bu günün sanayileşmiş ülkeleri de dahil olmak üzere, tüm sanayileşme başarılarının gerisinde, modalitcsi değişmekle biriikte, mutlaka devlet desteği ve müdahaleler bulunmaktadır.
Öteki Yayınları - Özelleştirme, Sanayisizleşme, Yeniden Kompradorlaşma Üzerine On Tez
Siyaset & Politika