Ûs

Bu yüzden devlet fabrikalar açmalı, piyasayla mücadele etmelidir.
Sermaye, devlet tarafından konmuş, hareketini sınırlayan her türlü bürokratik düzenlemeden kurtulmak istiyor. Bununla amaçlanan başlıca iki şey söz konusudur: a) Ekonomik korumalar, gümrükler, ithalat kısıtlamaları, yabancı sermayeye yönelik d üzenlemeler, sanayi ve tarımı teşvike yönelik düzenlemeler aşılmak isteniyor, b) Toplumun mütevazi kesimlerinc yönelik 'kayırıcı', 'koruyucu' düzenlemler, eğitim sağlık, sosyal güvenlik, sakatlara, yaşlılara, çocuklara, kısaca, korunmaya muhtaç toplum kesimlerine yönelik düzenlemeler, küçük üreticilere dönük sübvansiyonlar, çalışma yaşamıyla ilgili düzenlemeler aşılmak isteniyor. lşte bu iki grup altında toplanan düzenlemelere 'deregülasyon' deniyor. Kısaca, bir önceki dönemde, özellikle de bir 'sosyal uzlaşma' amacı taşıyan kurumsal düzenlemeler tasfiye edilmek isteniyor.
Öteki Yayınları - Özelleştirme, Sanayisizleşme, Yeniden Kompradorlaşma Üzerine On Tez
Siyaset & Politika
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Çerçeveletip duvara asmalık.
"Neo-liberal ütopyanın çığırtkanları istedikleri kadar liberalleşmeyi, küreselleşmeyi bir kurtarıcı gibi sunsunlar, dünyada hiç bir zaman bu kadar şiddet, eşitsizlik, dışlanma, açlık görülmedi ve ekonomik zulüm tarihin hiç bir döneminde bu kadar insanı ezip çaresiz bırakmadı. Başka türlü olması da zaten mümkün değildi. Son tahlilde geçerli olan kapitalist mantıktı. Kapitalist sınıf her seferinde daha fazla zenginliğe el koydukca sorunlar daha da büyümek ve çözümsüzlük derinleşrnek durumundaydı..."
Öteki Yayınları - Kapitalist Gelişmenin Bir Alt- Evresi Olarak Küresellesme - Küreselleşme
Siyaset & Politika
Milton Friedman neden mi ödül aldı?
"Emek-sermaye ilişkisi emek aleyhine olmak üzere ve küresel planda bozulmuş durumda. Dünyanın her yerinde farklı oranlarda olmakla birlikte reel ücretler düştü, işsizlik arttı, gelir dağılımı daha da bozuldu, işçi örgütleri (sendikalar) güç kaybına uğradı. "1967 -1992 arasında Amerikan işçilerinin ortalma verimliliği %30 attı, buna karşılık ortalama reel ücretler %13 oranında geriledi, ikinci olarak, üretici sermaye (sanayi sermayesi) güç kaybına uğrarken finans ve rantiye sermayesi ön plana çıktı. Üçüncü olarak, devlet sermaye ilişkisi de devletin düzenleyiciliği ve yönlendiriciliği aleyhine olarak aşınmaya uğradı. "Bu sistemin en rahatsız edici yönü, dünya çapındaki şirketlerin, hükümetlerin kendi haklarının yararına olan politikaları yürütmelerine engel olma gücü ve olanağıdır. Ulus-devletlerin liderleri kendi toprakları üzerinde bir zamanlar sahip oldukları kontrolün büyük kısmını yitirmektedirler. Yabancılar daha şimdiden içeri girmiş olduğu için, dış dünyanın taleplerine gittikce daha fazla boyun eğmek zorunda kalmaktadırlar. Düzenli olarak sınır-ötesi alışan işletmeler, en ücra köşeleri bile her türlü politik düzenleme ve geleneği aşıp geçen bir yeni dünya ekonomisine katılmaktadırlar."
Öteki Yayınları - Kapitalist Gelişmenin Bir Alt- Evresi Olarak Küresellesme - Küreselleşme
Siyaset & Politika
"22-24 tarihli Wall Street Journal'ın yazdığına göre, "yalnızca uluslararası mali işlemlerin toplam değeri fiziksel mal üretiminin toplam değerinin tam yedi katı büyüklüğündedir." Küreselleşme çağının bir başka özelliği de özel sermaye yatırımları içinde hizmet sektörünün payının artmasıdır. Bu oran Sanayileşmiş OECD ülkelerinde %40 ila, %60 arasında değişmektedir. Sermayenin kküreselleşmesini insanlığın 'nihai kurtuluşu' olarak sunan çevreler, kapitalist üretime özgü ebedi sorunu görmezlikten geliyorlar. Kısa vadede sermayenin bir bölümü yüksek karlar sağlıyor ama, dünya ölçeğinde ve uzun dönemde sorunlar daha da büyüyor ve içinden çıkılmaz hale geliyor. Zira her firma rekabetci konumunu korumak ve pazar payını artı rmak için, 'verimliliği ' artırıcı, maliyetleri düşürücü önlemler alıyor. Bu amaçla her seferinde daha çok işçiyi işten çıkarıyor, dolayısıyla insanları alım gücünden mahrum diyorlar. Öte yandan da ürettikleri mallar için umutsuz bir pazar arayışına girişiyorlar. Dolayısıyla, aldıkları kararlar tekil olarak 'rasyonel' görünmekle birlikte, kararlar toplamı tam bir irrasyonelliğe dönüşüyor."
Öteki Yayınları - Kapitalist Gelişmenin Bir Alt- Evresi Olarak Küresellesme - Küreselleşme
Siyaset & Politika
1983-1990 aralığında uluslararası özel yatınmlar dünya üretiminden dört kat, dünya ticaretinden de üç kat daha fazla artış gösterdi. Birleşmiş milletler örgütünün tahminlerine göre, bankacılık ve finans sektörleri dışındaki çokuluslu şirketler 1990 da 3.100 milyar dolar aktif'e sahiptiler ve bunun 1.200 milyar dolarlık kısmı yabancı ülkelerde bulunuyordu. Söz konusu döneme damgasını vuran bir yenilik de, 1970'lerde doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının %25'i azgelişmiş ülkelere yönelirken, 1980'lerde bu oran %20'lere gerilemişti. Sermaye hareketi daha çok üç gel işmiş kutup (ABD, Batı Avrupa, Japonya-Pasifik) arasında yoğunlaşıyor. Bu gün dünya ticaretinin %95'den fazlası söz konusu üç kutup içinde ve arasında gerçekleşiyor.
Öteki Yayınları - Kapitalist Gelişmenin Bir Alt- Evresi Olarak Küresellesme - Küreselleşme