Ûs

Devletçilikten neo-liberalizme geçiş.
II. Dünya Savaşı sonrası dönemde geçedi olan 'refah devleti' modeli, kapitalizmin 'yapısal krize' girmesiyle tartışılır hale geldi. İkinci Dünya savaşı öncesinde devletin ekonomiye yeterince müdahale etmediğinden şikayet edi lirken, kapitalizmin yeniden krize girdiği 1974-75 sonrasında, özellikle de 1980'li yıllarda artık devletin her şeye bu rnunu soktuğundan ve mevcut sorunların da aşırıya vardırılan devlet müdahalelcrinden kaynaklandığı görüşü ön plana çıktı... Büyük sermayenin, giderek ağırlıkları artan çokuluslu şirketlerin ihtiyacına cevap verecek bir teorik-ideolojik söylem geliştirildi. Buna göre, tüm sorunlar devlet müdahalelerinden kaynaklanıyordu. O halde devlet ekonomiden elini çekmeliydi. 'Asıl işlevi ne' dönmeliydi... Zira, kaynak yutan, israf eden, müdahelelerle ekonomik dengeleri bozan bir devlet söz konusuydu. Ismarlama üzerine üretilen neo-liberal ideolojikteorik söylem 'modern medyanın'da desteğiyle tam bir hegemonya kurmayı başardı. Sermayenin beyiniere yönelik operasyonu artık başanya ulaşmıştı..? Ve neo-liberal ideoloji, liberaleşme, deregülasyon ve özelleştirme başlığı altında yeni bir devlet ve topluma nlayışını dayatıyordu.
Öteki Yayınları - Kapitalist Gelişmenin Bir Alt- Evresi Olarak Küresellesme
Siyaset & Politika
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İkinci Dünya Savaşı sonrasında kapitalist genişleme ve kriz.
Kapitalist üretim II. Dünya Savaşından sonra yeniden genişleme dönemine girdi. Başka türlü söylenirse, savaş sonrasının yaklaşık otuz yılı yeni 'uzun dalganın' birinci aşamasıydı. Belki de kapitalist üretim tarihinin en rahat, en az sorunlu ve en uzun genişleme dönemini yaşamıştı... Kapitalizm görülmemiş bir genişleme dönemi yaşarken, bu dönem Sovyet resmi ideolojisinin üreticileri tarafından "üçüncü bunalım dönemi" ilan edilecekti... Bir Fransız iktisa tcısının 'parlak otuz yıl' dediği bu dönemde dünyadaki genel durum aşağı yukarı şöyleydi: Gelişmiş veya sanayileşmiş ülkeler denilen emperyalist blokta 'refah devleti', 'sosyal devlet' vb. denilen bir devlet modeli ve anlayışı geçerliydi. Böyle bir 'modelin' gündeme gelmesinin elbette faşizmin yenilgisinin ve Sovyet sisteminin bir 'çekim merkezi' haline gelmesininde payı vardı ama asıl neden, önceki dönemde, özellikle de iki savaş arası dönemde kapitalizmin içine girdiği çalkantıydı."
Öteki Yayınları - Kapitalist Gelişmenin Bir Alt- Evresi Olarak Küresellesme -
Siyaset & Politika
Katılıyorum.
"Bu günün kapitalizmi Adam Smith, David Ricardo, John Stuart Mill, Karl Marx vb.'ın tahlil ettiklerinden çok farklıdır. Aynı şekilde, Hobson, Rudolf Hilferding, Vladimir İlyiç Lenin, Lev Troçki, daha sonra Baran, Paul M. Sweezy, vb. nin tahlil ettiklerinden de farklıdır. Artık rekabete dayalı, küçük işlemelerden oluşan, daha çok iç pazar için üretim yapan serbest rekabetci kapitalizm çok gerilerde kaldığı gibi, devletleri arkasına alarak dünyayı fethe yönelen tekeller dönemi de giderek gerilerde kalıyor. Başka türlü söylenirse bir dönem kapanıp yenisi açılıyor. Bir dönemin kapandığı kesin olmakla birlikte 'yeni dönemin' ne olduğu, nasıl olduğu, ne gibi sonuçlar doğurmakta olduğu konusunda benzer bir netlik ve açıklık yok. Bazılarının pek sevdiği ve yerli yersiz kullandığı bir tabirle 'bir geçiş dönemi' söz konusu.
Öteki Yayınları - Kapitalist Gelişmenin Bir Alt- Evresi Olarak Küresellesme
Siyaset & Politika
Sermaye yatırmak ve genişlemek için daha fazla pazar yok.
"Kapitalist barbarlık insanları işsiz, aç, konutsuz vb. bırakmadığı zaman ve en iyi koşullarda maymunlaştırmaktadır. Bu durumda sosyalizm için verilecek mücadele hem gezegeni ve uygarlığı kurtarmanın hem de insana insan onurunu yeniden kazandırmanın yegane yoludur. Bu yönde kaybedecek fazla zamanımız yok. Zira, ekolojik-Toplumsal yıkımlar ve felaketler insanlığı ve uygarlığı yok olmanın eşiğine getirmiş durumdadır."
Öteki Yayınları - Değisen Emperyalist Strateji Üzerine - * Özgür Dilime Dogru Dergisinin Ocak 1995 2. inci sayısında yayınlanmıştır.
Siyaset & Politika
"Anti-emperyalist ve sosyalist mücadele için giderek zaman daralmaktadır. Klasik araçlar ve yöntemlerle emperyalizme karşı koymak zorlaşmış görünüyor. Zira, Amerikan emperyalizmi 'temiz savaş' yöntemini uygulayarak hedeflerine kolaylıkla ulaşabilecek bir militer-teknolojik güce ulaşmış durumdadır. Dolayısıyla, "pis savaş" yöntemiyle, emperyalizmi teker teker ülkelere çekmek ve gerçek anlamda kayıplar vermesini sağlamak gerekiyor."
Öteki Yayınları - Değisen Emperyalist Strateji Üzerine - * Özgür Dilime Dogru Dergisinin Ocak 1995 2. inci sayısında yayınlanmıştır.
Siyaset & Politika