Ûs

1980'lerin sonlarında yazılmış.
"Bu gün 1,3 milyar insan sağlığa uygun içme ve kullanma suyundan mahrum, 800 milyon yetişkin okuyup yazamıyor, 770 milyon insan aktif bir çalışma yaşamı için gerekli gıdadan mahrum ve 800 milyon kişi de mutlak yoksulluk içinde... Her yıl 14 milyon çocuk (Her yıl doğanların % 10'u) açlıktan ölüyor..."
Öteki Yayınları
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Küreselleşme şarkıları yükseledursun, her geçen gün daha fazla insan 'marjinalleşiyor', dışlanıyor, ve en temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geliyor. Uç kutup (ABD, Batı Avrupa, Japonya-Pasifik) arasında pazar savaşı bütün şiddetiyle sürüyor. Büyük sermayenin (Transnasyonal şirketler) baskısı 'sosyal devlet' kavramını aşındırıp, bir çeşit 'jandarma devleti' dayatıyor. Dış borç ödemeleri Üçüncü Dünyanını emekçi sınıflarını açlığa mahkum ediyor. Silah üretimi ve silahianma yarışı tüm 'silahsızlanma' retoriğine rağmen hızlanarak sürüyor. Silah ticareti ve silah kaçakçılığı (bu arada uyuşturucu trafiği de) sektörü, kapitalist pazarın önemli bir unsuru haline geldi. Nükleer silahlar ve nükleer tehlike kısa vadede bile insan soyunu ve gezegeni tehdit eder hale geliyor. Etnik savaşlar tam bir yıkıma dönüşüyor. Yoksullukla mücadele edemeyen (etmeyen) Üçüncü Dünyanın kanlı diktatörleri yoksullarla mücaJele ediyor... Insan hakları retoriğine rağmen, en temel insan hakları ve insan onuru her zamankinden daha çok ayaklar altına alınıyor... Ve 'yeni dünya düzeninden', 'tarihin sonundan', 'liberal demokrasinin', 'pazar ekonomisinin erdemlerinden söz ediliyor..
Öteki Yayınları
Siyaset & Politika
"Kapitalist büyüme süreci kutuplaşmayı sadece coğrafi alana yaymakla kalmıyor. Zenginlik-yoksulluk uçurumu sadece sanayileşmiş ülkelerle azgelişmiş ülkeler arasında ortaya çıkmıyor. Doğası gereği kapitalist üretim, her düzeyde kutuplaştıncı sonuçlar doğuruyor. ABD de nüfusun %1'i, ulusal servetin %40'ına sahip... Tüm ülkeleı için benzer durum söz konusudur. Kapitalist gelişmenin her üst aşaması, daha fazla kutuplaşma anlamına geliyor."
Öteki Yayınları
"Tarihsel konteksten bağımsız bir teori olamaz. Teori, yaşanan, yüzyüze gelinen gerçekliği anlama çabasından başka bir şey değildir. Bu amaçla yapı lan zihinsel bir faaliyettir. Demek ki teori birileri içindir, bir şeyler içindir. Bu da teoriyi kim ü retiyor? Ne amaçla ü retiyor? Teorinin üretilmesinden beklenen nedir? v.b. gibi soruları gündeme getirir. Teoriyi ortaya atmaktaki amaç mevcut düzeni, güç ve egemenlik ilişkilerini 'meşrulaşhrmak olabileceği gibi, onu değiştirmek de olabilir. Bu sonuncu durumda teori eleştireldir ve 'gerçek anlamda da' teoridir."
Sayfa 7 - Öteki Yayınları
Araştırma-İnceleme
Eğer, sürekli değişim halinde olan bir toplumsal süreç söz konusuysa, onun şu veya bu veçhesini tahlil etmeyi amaçlayan bilimsel-entellektüel çabanın ürü nü olanın da "eskimesi" kaçınılmazdır. Yine de 'eskime' görecelidir.
Öteki Yayınları
Siyaset & Politika