Ûs

Faşizm sinema endüstrisini nasıl kullandı?
Faşizm, Duce imajını yaratmak ıçın kitle iletişim araçlarından, yani radyodan ve sinemadan çok ciddi bir şekilde yararlandı. Mussolini'nin fotoğraflarından propaganda afişleri yapıldı, bu afişlere çarpıcı sloganlar yazıldı. Hepsinin temelinde Duce'nin bedeniyle İtalyanulusunun birleşmesi, İtalyan ulusunun Mussolini'nin şahsında cisimleşmesi vardı. Yani Mussolini İtalyan ulusunun yürüyen, konuşan, karar alan haliydi. Ulus için en iyiyi, en doğruyu, en güzeli o biliyordu, dolayısıyla yanılmıyor, yanlış yapmıyordu.
Yordam Kitap
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Mussolini aynı zamanda güçlü bir hatipti.
Hitler'in iyi bir hatip olduğunu biliyorum. Mussolini de öyle miydi? Evet, Mussolini de öyleydi, adeta bir sahne sanatçısıydı, kitlelerin karşısına her çıkışı bir sahne performansı gibiydi. Faşist eğitim bakanı Guiseppe Bottai faşizmi "bir sahneye koyma olayı" diye tarif etmişti. Mussolini balkondan, yani insanlara yüksekten bakarak konuşuyor, konuşmasını dinleyen kitleler sanki dini bir törenin içindeymiş gibi kendilerinden geçiyordu. Mussolini o güne kadar görülmemiş bir nutuk üslubu yaratmıştı. Bu nutukları sadece önemli konularla sınırlıyor ve her seferinde halkı harekete geçirmeyi hedefliyordu. Aynı konuları defalarca tekrar ediyor ve kimi zaman halkla diyaloğa giren bir tarz benimsiyor, onun sorduğu sorulara kitleler "evet" ya da " hayır" diye cevap veriyordu.
Yordam Kitap
"Kitleleri etkilemek için bir sürü yalan söylemeleri gerekiyordu, öyle değil mi? Faşistler kitlelerin memnuniyetsizliklerini manipüle etmede son derece ustaydılar. Bulgar komünist lider Georgi Dimitrov faşizmin kitlelere çekici gelmesinin nedeninin, onların en acil ihtiyaç ve taleplerine demagojik bir şekilde seslenmesi olduğunu söyler; bunu yaparken de faşizm kendisini olduğunun tam tersi gibi gösterir. Dimitrov'a göre Alman faşistlerinin kendilerindennasyonal sosyalist diye bahsetmelerinin ve sosyalizme atıf yapmalarının gerisinde, Alman emekçilerinin kapitalizme duydukları nefreti ve sosyalizme yönelik sempatilerini sömürme hedefi vardır. Aynı şekilde faşizm emperyalistlerin çıkarlarına hizmet ettiği halde ulusal mağduriyetler üzerine oynar, ulusal hassasiyetleri manipüle etmeye çalışır. Daha sonra daha ayrıntılı konuşacağımız üzere, örneğin Alman halkının Versay Antlaşması'na yönelik öfkesini sömürür. Ayrıca faşistler kitleleri etkilemek için antikapitalist bir dil kullanırlar, halkın bankalara, holdinglere, tekellere duyduğu öfkeyi istismar ederler."
Yordam Kitap
Araştırma-İnceleme
"Faşist toplum ve devlet tam olarak disiplin ve itaat demekti. Dolayısıyla kitleler siyasete katılmalıydı ama bu karar alma süreçlerinin bir parçası oldukları anlamına gelmiyordu, kararları faşist parti ve onun adına lider veriyordu. Onlara düşen görev, ya faşist partinin ya da onun yan örgütlerinin herhangi bir biriminde yer almak ve aktif bir şekilde faşizme hizmet etmek ya da partinin düzenlediği ve liderin kürsüde olduğu etkinliklerde belli bir disiplin içerisinde etkinlik alanındaki yerini almak ve büyülenmiş bir şekilde lideri dinlemek, gereken yerlerde alkışlamak, slogan atmak, bayrak sallamak ve tezahürat yapmaktı. Onlar da bu görevi büyük bir istekle yerine getiriyorlardı zaten."
Yordam Kitap