Daha dün bir şeyleri idare ettiğini düşünen insan kendini tahta sandığın içinde hareketsiz yatarken buluyor.
Sayfa 12·Kitabı okudu
Alıntı
Bu müthiş itiraflardan sonra herkeste bir vicdan rahatlığı hasıl oldu. İnsanlığın kurtuluş ve mutluluğunun böyle kardeşlik ve tam eşitlikte olduğu anlaşıldı. İnsanlar neden şimdiye kadar bu büyük hakikati idrak etmeyip de kendi varlıklarını sağlama alma çaresini birbirine karşı düşmanlıkta, muharebede, kan dökmekte görmek gibi yanlış bir yola gitmişler? Medeniyetin mükemmelleşmesi fikrinin gayesi birbirini öldürmeye uğraşmak mıdır? Yoksa umumi kardeşliğin kurulmasına çare aramak mı? Neden insan öldürme tekniğinde en usta olan, savaş aletleri en mükemmel bulunan milletler en gelişmiş kabul ediliyorlar? Şimdiki milletlerin hiçbirisi meğerse medeni sıfatına layık değilmiş. Düşünülse, hunharlık açısından bugünkü gelişmiş insanların mağaralarda, taş kovuklarında adeta inlerde mekân tutup da, üzerlerine saldırdıkları avlarını tırnaklarıyla, dişleriyle parçalayarak yiyen vahşi atalarından çok farkları yok. Aman Yarabbi, bu umumi eşitlik ve kardeşlikteki lezzeti sen bize şimdiye kadar niçin tattırmadın? Gerçek saadetin zevkinin ne olduğunu biz şımdi öğrendik fakat bundan keyif almaya artık vaktimiz yok. Bunu evvelden tadaydık, senin yarattıklarını öldürmek için icat ettiğimiz top ve tüfekler yerine kim bilir ne faydalı keşiflerle meşgul oluyorduk.
Sayfa 103 - İnkılap yayınları
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ama maalesef, bazılarının damarlarındaki kanda sahtelik merakı dolaşıyordu ve daha sahteliği görür görmez sahtekarlıkta usta hale geliyorlardı.
Sayfa 67 - İş Bankası·Kitabı okuyor
Deniz çarşaf gibi olunca, usta gemiciler fırtına çıkacak diye kuşkulanırlar, Genellikle boş inançlara meraklı olmamakla birlikte, olağanüstü büyük sessizlik ve huzurdan sonra, bunların tam tersini bekleyerek korkan nice kişiler tanırım. İşte bu yüzden eski Romalılar, Nemesis denilen tanrıçaya kurbanlar keserlerdi böyle durumlarda; çünkü Romalılara göre, bu tanrıça insanların mutluluğunu kıskanır, bu mutluluğu yıkmaktan özellikle haz alırdı.
“Hiç düşündün mü bir insan bir yemekten neden nefret eder ya da onu çok sever?” … “Çünkü o yemekle ilgili muhakkak bir hatırası vardır" demişti Usta, "O lezzeti her tattığında o hatırayla birlikte, hatıranın hissi de yeniden uyanır.”
Sayfa 101·Kitabı okuyor
Alıntı
Hayatı hayatın anlamından daha çok sevin.