Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Üstad Hazretlerinin şartlı önermeyi kullandığı yere bakar mısınız ?
''Evet, şu âyet-i kerime, kıyâsât-ı mantıkıye içinde, kıyas-ı istisnâî kısmının en kuvvetli ve kat'î bir kıyasıdır. Şöyle ki:
Nasıl mantıkça kıyas-ı istisnâî misali olarak deniliyor: "Eğer güneş çıksa gündüz olacak." Müsbet netice için denilir: "Güneş çıktı. Öyleyse netice veriyor ki, şimdi gündüzdür." Menfi netice için deniliyor: "Gündüz yok. Öyleyse netice veriyor ki, güneş çıkmamış." Mantıkça, bu müsbet ve menfi iki netice kat'îdirler.
Aynen böyle de, şu âyet-i kerime der ki: Eğer Allah'a muhabbetiniz varsa, Habibullaha ittibâ edilecek. İttibâ edilmezse, netice veriyor ki, Allah'a muhabbetiniz yoktur. Muhabbetullah varsa, netice verir ki, Habibullahın Sünnet-i Seniyyesine ittibâı intaç eder.
Evet, Cenâb-ı Hakka iman eden, elbette Ona itaat edecek. Ve itaat yolları içinde en makbulü ve en müstakimi ve en kısası, bilâşüphe, Habibullahın gösterdiği ve takip ettiği yoldur.''
Lem'alar
Burada iki önerme var.
1. Güneş doğmuştur.
2. Gündüz olmuştur.
Yani birincisi varsa, ikincide vardır. Yani gündüz olmuşsa, güneş doğmuştur. Buna şartlı önerme denir.
On Birinci Lem'a, Mirkatü's- Sünnede Şartlı önerme kullanılmıştırr.
Eğer Allah'a muhabbet varsa, Habibullah'a ittiba edilecek. İttiba edilmezse, netice veriyor ki, Allah'a muhabbetiniz yoktur.
Müspet düşün. Güneş çıkarsa, gündüz olur. Güneş çıkmıştır. Öyleyse gündüzdür.
Gel böyle,
Eğer Allah'a muhabbet varsa, Habibullah'a ittiba vardır. Allaha muhabbet varsa, Habibullah'a ittiba vardır.
Eğer kaziyye-i şartiyenin iki cüz'ü arasında birbirini gerektirme yahut nefyetme söz konusu ise buna, kaziyye- şartıyye-i muttasıla diyoruz. ''Eğer güneş doğdu ise, gündüz oldu demektir.'' kaziyyesi gibi.
Sayfa 124 - Osmanlı Araştırmaları Vakfı·Kitabı okuyor
MİKAİL BALCI
Mikail Balcı
Mahşeri bir hicretin rahmidir niranımız,
İnadına köpürdü dudaklarımda zehir,
Karayel doyasıya öpüyor yanağından,
Atlasında hep senin hayalini saklarım,
İntiharı ben miyim bu meşhur bilmecenin,
Limanları temizleyen bir adam! Sen de mi?
Böylesine taşır mı karanlığı bir adam,
Al götür ta öteye ağlayan mektupları,
Lale gibi bir saray bahçesinde yeşeren,
Cellâdını beklemek ayrılıklar içinde,
Irmaklarım neden böyle kıpkızıl akıyor…
…🖋️ biR’ münZ’evî üstâd
21/06/2026
biR’ münZ’evî üstâd…Nurullah Genç
Nurullah Genç (Aslı bir yasemindir içimdeki gecenin)
İbrahim…
İçimde bu kaçıncı giden büyüttüğüm
şehirlerden,
Benim gülüşüm şehrin gülüşüdür,
Ruhumu soyunmam bedenimden yine,
Alacağım çoğalır yaşamaktan verirse yaş benimdir,
Hesapların derin hengamesine gerek yok,
İçimde bu kaçıncı giden büyüttüğüm
şehirlerden,
Mavi göğümde bir bulut asılı durur…
…🖋️biR’ münZ’evi üstâd
biR’ münZ’evî üstâd…
22/06/2026
İsmail Karasuİsmail Karasu
İsmail Karasu ( dönence )
İbrahim…
İçimde bu kaçıncı büyüttüğüm
giden şehirlerden, bu kaçıncı gömüşüm yalnızlığı karanlık gecelere,
Bir sevgili ölüm göz kırpar gençliğime, kaçar gibiyim yine bir şeylerden,
Ruhumu soyunmam bedenimden yine sürgün yemiş gibi kalbim bir şeylerden,
Alnıma yazılan ne kader boşuna, ne yağan yağmur usul usul, asılı durur mavi göğümde bir bulut,
Hiçbir şey boşuna değil yağarsa yağmur benim ne bu zifiri karanlık,
İçimde bu kaçıncı büyüttüğüm giden şehirlerden gözleri dolanmış çocukluğumun saçlarına,
Mevsim eskitir benim gülüşüm
kaç şehrin gülüşüdür, benim gülüşüm…
…🖋️biR’ münZ’evi üstâd
biR’ münZ’evî üstâd…
22/06/2026
İsmail Karasuİsmail Karasu
İsmail Karasu ( dönence )