Yeni geldim üstadlar bana buranın işleyişini anlatın biraz 10.sınıfım ben.
Funda'dan
Üstadlar 'Aşk rezilliktir' derler; benim için bu kutlu rezilliği göze alabilir misin? Alıntısız.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Cüz'î akıl, bir şeyi ortaya çıkarma aklı değildir. Bilimi kabûl etmekten ve eğitime muhtâc olmaktan başka bir şeyi yoktur. Yânî cüz'î akıl, hiç yoktan bir şeyi ortaya çıkaramaz. Bir bilim sâhibinin eğitimine muhtaçdır. Bu akıl ancak eğitim görmeye ve anlamaya kâbildir. Ancak onu bir vahiy sâhibi eğitmelidir. Muhakkaktır ki, ilk olarak bütün meslekler ve sanâyî ilâhî vahiyden zuhûra geldi. Fakat sonra akıl onu çoğalttı. Örneğin kumaş dokumasını Hz. Şît (a.s) ortaya koydu. Ancak pek ibtidâî bir halde idi. Fakat bugüne kadar, her bir akıl sâhibi bir şey ilâve etti. Kumaş dokuması bugünkü mükemmel hâline geldi. Ve aynı şekilde yazı yazmayı ve iğne ile elbise dikmeyi Hz. İdrîs getirdi. Akıl sâhibi üstadlar derece derece onu kemâle erdirdiler. Bak ki bu bizim aklımız, hiç üstadsız san'at öğrenebîlir mi? Tabî ki bizim aklımız fikirde inceden inceye araştırır ve kılı kırk yarar. Bununla berâber hiçbir san'at üstadsız bize boyun eğmedi. Eğer bu cûz'î aklın mesleklerin ve sanayînin hiç yoktan îcâdına vâkıf oluşu olsa idi, üstâda gerek kalmaksızın bir san'at meydana çıkardı. Bundan dolayı bugünkü bilimdeki yükselişin ilk temelleri, vahiy sâhibi olan büyük enbiyâ hazarâtı tarafından atılmış ve cüz'i akıllar zaman içerisinde genişleterek çoğaltmıştır. Ve bundan sonra da peyderpey artacak ve kemâl derecesine ulaşacaktır. Fakat eşyânın hilkatinden maksad Hak bilgisi olduğundan, her nebî zamanında, ilâhi hakîkâtleri ümmetlerinin isti'dâdlarına göre, diğer ilimler hakkındaki söylemlerinden daha açık bir şekilde teblîğ ettiler. Ve isti'dâd kapasitesi husûsunda âhir zaman nebîsinin ümmeti geçmiş ümmetlerden önde olduklarından, (s.a.v.) Efendimiz'e vahyolunan Kur'ânı azîmü'ş şân, bütün ilâhi hakîkâtleri topladı. Ahmed Avni Konuk
1000Kitap
Varlık Kaygısından Medeniyet İnşasına:
Maarif,Aydınlanma ve Hakikat Arayışı Bu coğrafyaya ait politik iki büyük hadise; Haçlı seferleri ve moğol istilası. Haçlı seferleri günümüzde hâlâ varlığını korur. Açıkçası bu ikisinin bu coğrafyada yarattığı yıkımı muhayile edecek şuurdan eksiğiz. Bunları kıyas, bir takım entelektüel tecessüs ve düşünsel mekanizmalara muhtaç lakin bu durumun bir konfor alanı istediği de şüphe götürmez bir gerçek. Varlık ve yokluk endişesi duyan milletler bilim, felsefe ve sanat yapamazlar. (taklit ederler) Bu toplumlarda bu tonlarda konuşan insanlar da açıkçası pek algılanamaz. Zaten sayıları ve tanınırlıkları da oldukça düşüktür. Çünkü temel düzeyde var olmak için akla dehaya ihtiyaç yoktur. Sokrat, Aristo, Eflatun, Mevlana, El-kindi, Farabi, İbn-i sina, ibn-i rüşd, ibn-i haldun, gazali gibi düşünürleri taramış Arapça, farsça, latince, gibi dillere hakim kaç kişi sayabiliriz? Ya hazırlık aşamasında bu eğitimlerden geçebilecek bir müsteşrik okulu var mı ? Hoca bulabilir miyiz? Okula gerek yok maarif sistematikleştikçe sıradanlaşır lakin bir master bir üstad gerekiyor. Olmayınca bu merak günümüzde maalesef otodidakt olarak kendini gösteriyor. Bilim, felsefe ve sanat insana nasıl daha iyi bir hayat yaşayacağını öğretir ve bunlara geçiş, varlığını kabul ettiren milletlerin tekelindedir. Hayatta kalmanın yolu ise, cesaret, umut,inanç, dua ve teselliye bağlıdır... Hülasa, bir toplum ya varlık-yokluk mücadelesi verir, yada varlığını dünyaya kabul ettirir ve bilim, sanat felsefe yolunda bir medeniyet inşaasına başlar. Biz maalesef bu dallarda hâlâ başkalarının sözlerini söylüyoruz. Adaletin kılıcı olmak elbette bir idealdir lakin kıtaları feth etmemizin sebeb-i hikmeti varlık yokluk mücadelesidir. Günümüz politikası hiç de azımsanmayacak derecede tarihteki durumumuza ışık tutar. Bu
Duygu ve Düşünce
Şiir
Özellikle şiir; pek kıymetli, dolu, derin. Ama artık herkes şair. Oysa ki uyansa üstadlar, görseler olanı biteni ahh! Bizim derin mısralarımız, yazarken belki de defalarca öldüklerimiz ... Cümlenin devamı kafamda çok uzun, biraz da sitemli. Siz gönlünüzce düşünün 1K.
Düşünce
“Niyet ediyorum bu gece,bu alemi, seyir edenden,seyeredene geçmeye Tüm alem benim aklımın içinde yaratılıyor,herşey kendimden kendime,tek yapmam gereken seyretmek,yani şahitlik etmek ve bunu başaramadığımız için oyunun içinde yer aldığımız için sınavlar gittikçe çetinleşiyor Bizden istenen oyunun dışına çık ve seyretmek alemi... Başka türlü hakikate eremezsiniz diyor üstadlar.”
1000Kitap