Takdire şayan
10/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
Uzaktan gür bir Freud sesi işitilircesine bir kitaptı. İnsan kişiliğini oluştururken nasıl kendini oluşturur? Biz insanlarda her duygu vardır ama biz kendimizi oluştururken "onu istiyorum" diye duygularımızı bir marketten satın alır gibi almayız. "Bende bu olmasın" diye öteler , en karanlık kısma iteriz. Burada bir duyguyu çocuğun kendine seçmesi ya da seçmemesi, tamamen evdeki imagolardan oluşur. Ayna Evresi, Lacan’ın kuramında egonun doğum anıdır ve tamamen bir yanılsama üzerine kuruludur. 6-18 aylık bir bebek, henüz kendi bedenini motor beceriksizlik yüzünden paramparça ve koordinasyonsuz hisseder. Yine bu dönemde anneye bağlı olan bebeğin arzu nesnesi anne olmaktadır. Çocuk için anneden sütün kesilmesi, oluşan büyük devler ile beraber yeni bir dünyada var olmaya çalışmak olacaktır. Çocuk için anne artık bir arzu nesnesi değildir. Bu durumda dışarıdaki o devlere karşı babaya yönelmek gerçekleşecektir. Bu, bir tercih değil, dil dünyasına adım atmak için kaçınılmaz bir boyun eğmedir. Burada aklıma benim ilk gelen şey, Freud'un Oedipus Kompleksi'dir. Elektra Kompleksi'nin doğruluk payının çok yüksek olduğunu savunmakla beraber, aynı zamanda toplumda tabulanmış kısıma taşınan bir şey olduğunuda savunmaktayım.(Günümüzde genelde kanıt eksikliğinden savunulmasa da kişsel görüşlerin saygı duyulması taraftarıyım.)Bunu yapan kısım, tahmin edileceği gibi en çok gerçeklerden kaçan taraftır. İlerleyen süreçte çocuklar için yargılar oluşmaya başlayacaktır ve bu yargılar büyük ötekiye benzer olmalıdır. Çocuk burada Öteki ile beraber var olmaya başlayacak. Bir X'in, X için pek bir önemi yoktur. X, bir günde kaç kere "Ben X" diye kendini tanıtır? X, Öteki varsa vardır; Y varsa X olur. Eğer bu süreçler sıkıntılı ilerlerse, işte kitabımızın bir diğer kısmı olan psikanaliz
Psikanalizin Temel ilkeleriJacques Lacan · Çolpan Kitap · 202057 okunma
BİLİNÇ AKIŞI DEĞİL, ZİHİN FIRTINASI!
9/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2026 22:36
Herkese selamlar sevgili kitap dostlarım. Bugün sizlere okurken zaman zaman gerildiğim, bazen içinde kaybolduğum, birçok kez anlayamadığım için dönüp bazı sayfaları tekrar okuduğum çok zor, çok değişik bir kitaptan bahsedeceğim: Şimdi Buradaydı Irmak Zileli ‘den okuduğum ilk kitaptı bu. Açık konuşmak gerekirse kitaba beklentim düşük başlamıştım. Yazar benim de üyesi olduğum kitap okuma grubuna konuk olacağı için okudum kitabı içeriği hakkında hiçbir şey bilmeden. Fakat bir de ne göreyim: Çok zor ve cesaret isteyen bir edebi dil ve anlatım tekniği, mükemmel bir psikolojik altyapı, iyilik-kötülük kavramının sorgulanışı, çocukluk travmaları, ülke geçmişinin karanlık taraflarının sorgulanması… Kendi kendime dedim ki ne kadar da önyargılıyız yeni-yerli yazarlara karşı. Utandım gerçekten çünkü ben her zaman çağdaş yazarlarımıza destek olmamız gerektiğini söylerdim, demek ki bu söylediğimi içselleştirememişim ki hâlâ önyargılı olabiliyorum. Bu özeleştirimi buraya yazıyorum ki arada bu yazıyı okursam bana hatırlatma olsun ve de bunu okuyacak olanlara da bir farkındalık oluşsun: Lütfen çağdaş yazarlarımıza karşı önyargılı olmayalım sevgili kitap dostlarım… Öncelikle şunu söylemek istiyorum: Bu kitap ucu açık, baştan sona yorumu okuyucuya bırakılmış bir kitap. Öyle kolay yorumlanacak, şöyle oldu böyle geçti denecek bir kitap değil yani. Her okuyanın olayı çok farklı anlayabileceği bir eser. Kısacası, birazdan söyleyeceklerim tamamen benim kitaptan anladığım ve yorumum olacak. Bir başkasından bambaşka bir şey duyma ihtimaliniz de var. Ve mecburen spoiler da olacak, ona göre okuyun, demedi demeyin :)) Kitap; psikiyatrist-danışan temalı, terapide konuşulup flashback’lerle geçmişi öğrendiğimiz klasik bir psikoloji romanı gibi gelebilir size belki konusunu bir yerden okuyunca. Ama asla öyle
Edebiyat
Şimdi BuradaydıIrmak Zileli · Everest Yayınları · 20251,383 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Memleket'ten Bi'haberler
Puan vermedi·141 syf.··
2026 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2026 02:14
Bir tarafta kadim ve yarım Anadolu, diğer tarafta yoksulluk, geçim derdi ve ülkede bitmek tükenmek bilmeyen karamsar hava... Öylesi bir zamanda yapılacak en güzel şey tabiki memleketin adeta vesikasını çekecek ölçüde anekdotlar yazmak olurdu. Burdaki en güzel hikayeleri belirli zamanlarda gerçekçi ve güçlü kalemiyle, konuşturmuş adeta. Ayrıca, Yazarın dillere pelesenk olan "başın öne eğilmesin, aldırma gönül aldırma." dizesini, bir memleket özelinde; yıllardır süregelen sorunlar için söylediği aşikar. Anadolu, onca haksızlığa, yolsuzluğa, savaşlara, kalleşliğe, alicengiz oyunlarına dayanan; geçim derdiyle boğuşan halkın avazı olan her biri belki de bir romanın ayrı konusu olacak büyüklükte olaylar yaşanan, büyük ve kadim bir coğrafyadır. İyi ki bu coğrafyayı bizlere kalemleriyle aktaran memleketten bi'haber olmayan üstadlar var.
Edebiyat
Sırça KöşkSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202069,8bin okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2026 7. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2026 00:51
Maksim Gorki ile tanışma kitabım olan bu eser yazarın 1906 yılında sürgünde kaleme aldığı ancak bence zamansız kitaplar listesinin baş sıralarını zorlayıcı bir kitap. iyi ki okumuşum. Bir devrim bir başkaldırı bir uyanış ancak bu kadar güzel akıcı sade ve siyasi terimler ile okuru yormadan yapılabilirdi. 1905 ve öncesi Çarlik Rusya'sına bir başkaldırı, fikir özgürlüğü çatışması Ana karakteri ve oğlu üzerinde muhteşem ele alınmış. İsyan karşı duruş devrim ancak bu kadar naif bu kadar toplumcu gerçekçilik ile anlatılan. Toplumcu gerçekçilik sevmem diye biliyordum kendimi ama nedeni böyle bir toplumcu gerçekçilik e denk gelmeyisimmis. Üzülerek söylüyorum ki bizim ustadlar toplumcu gerçekçilik deyince biraz dedikodu, gelin kaynana yasak aşk anlıyor galiba..... Bir toplumun uyanışı... Anne oğul ilişkisi.... işçi sınıfı.... devrim... özgürlük.... kadın hakları.... harikulade bir anlatı olmuş. Kitabı okurken hiç mi sıkılmazsin evet hiç sıkılmadan bir solukta okunuyor. Her sayfayı okurken kulaklarım da sırası ile ; "fabrika kızı" "1 mayis marşı" "işçisin sen işçi kal" ezgileri çaldı.... Tavsiye olunur. 2026'nın ilk kitabı sanırım ilk 5 i zorlayacak... bakalım yıl sonu tekrar değerlendirmesini yapariz.....
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 202534,4bin okunma
Puan vermedi·218 syf.··
2025 7. kitabı
Bugünkü sci-fi filmlerinin temeli bu kitaptır, diyebilirim. Kalemine sağlık Filibeli Ahmed. Edebiyatımızdan ne kalemler, ne üstadlar; içimizden ne eserler çıkıyor...
A'mâk-ı HayalFilibeli Ahmed Hilmi · Kaknüs Yayınları · 202022,4bin okunma
Puan vermedi·269 syf.··
2025 36. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2025 18:25
Bir kitap düşünün... Cümlelerinin derinliğinde kaybolacağınız, anlamak için bolca araştıracağınız, araştırdıkça huzur bulacağınız bir okul gibi. Kitap; Yegâh, Dügâh ve Segâh olmak üzere üç müzik makamından oluşuyor. Müziği tasavvufla harmanlayarak derin bir sorgulama alanı yaratan, postmodern bir anlayışla yazılmış. Okurken bolca kafanız karışıyor, ama bu karışıklık içerisinde mükemmel betimlemelerle karşılaşıyor; karakterlerle bazen gülüyor, bazen sinirleniyor, bazen de huzur buluyorsunuz. Karakterler ise oldukça etkileyici: Cimriliğiyle nam salmış Kalın Musa, güzeller güzeli Neva, Neva’nın aşkına düşen Davut, konuşmalarıyla huzur veren İbrahim Dede, kötülüğü temsil eden Tâgût, iyiliği temsil eden Üstadlar Üstadı Neyzen Batın Dede ve Eflatun... Eflatun ki, susmanın konuşmaktan daha çok şey anlattığını gösteren, mütevazılığıyla ders alınacak bir suskun... Kitabı bitirdiğim için buruk hissediyorum ama biliyorum ki, onu tekrar elime aldığımda bambaşka şeyler öğreneceğim. "Suskunlar'ı" anlatmak istiyorum; ama doğru sözcükleri bulmakta zorlanıyorum Yine de yazmadan da duramıyorum... "Belki de susmak , gerçeğin anlatmanın tek yolu " diyerek kitaptan bir alıntıyla kelimelere sığmayanları, sessizliğin içinden çekip çıkarmaya çalışıyorum. “Bazıları vardır buraya gelir ve huzur bulur; yine bazıları vardır ki buraya gelir ve biz ondan huzuru buluruz.” “Kusurlu olduğu için kusursuzdu.” Bu alıntılar, beni en çok etkileyenlerden sadece ikisi ... Herkesin mutlaka kitabı hissederek okumasını öneriyorum.
Suskunlarİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202611,8bin okunma