Kitap, kendisi de bir İttihatçı olan Süleyman Nazif’in İttihatçılara öfke ile kaleme aldığı II. Abdulhamid’in asılsız hatıra defterine dayanmaktadır.
Hatırat, 1919'da 2. Abdülhamit'in ölümünden hemen sonra haftalık Utarit dergisinde yayınlanır ve asılsız olduğunun anlaşılması üzerine vaat edilenden çok önce kesilir.
Utarit'te yayımlanan kısım üç yıl sonra 1922'de “Hâtırât-ı Abdülhamit Han-ı Sâni” başlığı altında basılır.
Kitap yeni harflerle ilk defa 1946'da İsmet Bozdağ'ın sahibi olduğu Bozdağ Kitapevi tarafından Bursa'da yayınlanır.
Daha sonra 1960'ta tarihçi ve gazeteci Sabahattin Selek tarafından Selek Yayınevi'nde, 1964'te de Osman Yüksel Serdengeçti tarafından “Abdülhamit Anlatıyor” adıyla basılır.
İsmet Bozdağ tarafından Abdülhamit hatıratının tam metni Almanya'daki Leibzig kentinde bulunduğu ilan edilir ve Tercüman'da yazı dizisi yapılarak yine gazetenin yayınevi olan Kervan Yayınları etiketiyle 1975 yılında bir kez daha piyasaya sürülür.
İsmet Bozdağ, hatıratı bulma serüvenini ilgili kitaplarda anlatır ama onlarca canlı yayında tartışma ve söyleşi teklifini kesinlikle kabul etmez.
Nasıl olsa halk cahil, tarih bilmiyor, okumuyor ya, böylelikle hanedanlık, krallık özentili, demokrasi, insan haklarından korkan siyasetçilere zemin hazırlanmış, üstelik bu yalandan arka arkaya para da kazanılmış, maksat hâsıl olmuştur.
Yalan mı?...
Ne önemi var!
Yalan olduğunu az çok okuyan, yazan, bir görüşü, fikri olanlar biliyor. Onların hitabettiği kesim ise, zaten yalanlara, yalan olduğunu bilerek de inanmaya dünden hazır.
Kemalistler de Atatürk için, ipe sapa gelmez yalanlar uydurup, sonra da baygın baygın bu mavraları tekrar edip durmuyorlar mı?
Olmayan hatırat, siyaset kürsülerinde, minberlerde, tekkelerde, tarikatlarda ve tarihini güvenilir tarihçilerin kitaplarından