Utku Orçan

Utku Orçan
@utkuorcan
Daha tarafsız olabilirdi.
Puan vermedi·216 syf.··
2018 3. kitabı
Sol görüşe yakın olmama rağmen kesinlikle beğenmediğim bir kitap. Kitaplığımda her türden ve görüşten kitaplara yer vermeye ve bunları okumaya özen gösteririm. Ama bu kadar taraflı bir kitap olduğunu görünce fikrim değişti. Bir görüşe körü körüne inanmanın insanları nasıl kör edebileceğini de Nihat Behram'ın kaleminde görmüş oldum. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının canice, insanlık dışı hareketleri bile gururla ve övülerek anlatılmış kitapta. Tarihte taraflılık kesinlikle göz ardı edemediğim bir şey.
1000Kitap
Darağacında Üç FidanNihat Behram · Everest Yayınları · 201913,2bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Zamanı anlamak için mükemmel
Puan vermedi·736 syf.··
2018 1. kitabı
Kitap, beni gerçekten etkileyen ve tarihi bir yolculuğa çıkaran bir eser oldu. Charles Townshend'in kendi deneyimlerini anlattığı bu kitap, sadece bir savaş hikayesini değil, aynı zamanda Mezopotamya'nın zengin tarihini ve coğrafyasını da derinlemesine keşfetmemi sağladı. Kitap, Townshend'in Mezopotamya'ya varışından başlayarak Kut'ül Amare kuşatmasına ve sonrasında yaşadığı esaret dönemine kadar olan süreci anlatıyor. Townshend'in içten ve samimi anlatımı, sanki bir arkadaşımla sohbet ediyor gibi hissettirdi. Onun gözünden savaşın nasıl yaşandığını ve insanların nasıl etkilendiğini anlamak, beni derinden etkiledi. Kitapta, sadece askeri taktikler ve stratejiler değil, aynı zamanda Mezopotamya'nın tarihi, kültürü ve coğrafyası da detaylı bir şekilde ele alınıyor. Townshend, bu bilgileri sıkılmadan ve akıcı bir dille aktarıyor. Mezopotamya'nın tarihine ve insanlarına dair bu zengin anlatım, savaşın daha geniş bir perspektifini sunuyor. Kitap, sadece Townshend'in hikayesini anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda diğer askerlerin ve halkın deneyimlerini de paylaşıyor. Bu sayede savaşın insanlar üzerindeki etkilerini daha iyi anlayabiliyorsunuz. Charles Townshend, yaşadığı zorlukları ve insanların içinde bulunduğu dramı samimi bir şekilde paylaşarak, okuyucuya derin bir duygusal bağ kuruyor.
1000Kitap
Mezopotamya SeferimCharles V. F. Townshend · Türkiye İş Bankası Yayınları · 20129 okunma
İlk Atsız kitabım
Puan vermedi·626 syf.··
2018 2. kitabı
İlk kitap "Bozkurtların Ölümü," ikinci kitap ise "Bozkurtlar Diriliyor." Daha sonra, 1973 basımında Ötüken Neşriyat, bu iki kitabı birleştirerek "Bozkurtlar" adı altında tek bir kitapta yayımlamış. "Bozkurtların Ölümü" adlı ilk kitap, Göktürk Devleti'nin Kara Han'ın Çinli eşi ve Çinlilerin iç ve dış müdahaleleri sonucu nasıl çöküşe sürüklendiğini anlatıyor. Çin egemenliği altına girmiş hanın ve komutanlarının tutsak alınışı, buna son vermek isteyen Kür Şad ve çerilerinin başlattığı ihtilali anlatıyor. "Bozkurtlar Diriliyor" adlı ikinci kitap ise Kür Şad'ın ardından Kutluk Kağan liderliğinde Ötüken'de yeni bir Göktürk Devleti'nin nasıl kurulduğunu anlatıyor. Göktürklerin tekrar ayağa kalkışını, Orta Asya bozkırlarında nasıl yeniden canlandığını gözler önüne seriyor. Beni romanın ilk sayfalarından itibaren içine çeken bu eserin yazarının tarihsel olayları nasıl kurgulayarak romanlaştırdığına hayran kaldım. Betimlemelerin ve anlatımın gücü o kadar etkileyici ki, kitabı okurken adeta zaman ve mekanın ötesine geçip kendimi Göktürk Devleti'nin içinde, Ötüken'de ve Orta Asya bozkırlarında buldum. Çinlilerle savaştım, Kür Şad'ın ihtilali sırasında heyecanı paylaştım. Bu roman benim için gerçekten etkileyici ve sürükleyici bir deneyimdi. Hüseyin Nihal Atsız'ın kalemiyle ve yaratıcılığıyla tanıştığım için son derece mutluyum. Bu eser, tarihsel olayları nasıl bir kurguyla harmanlayabileceğinin güzel bir örneği. Okumanızı ve Hüseyin Nihal Atsız'ın yaratıcılığını keşfetmenizi şiddetle öneririm.
1000Kitap
BozkurtlarHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202017,9bin okunma
Dostoyevski işte
Puan vermedi·140 syf.··
2018 5. kitabı
İki bölümün bulunduğu bu kitap, beni derinden etkileyen bir deneyimdi. İlk bölüm, yazarın kendi iç dünyasını, düşüncelerini ve iç hesaplaşmasını anlatarak başlıyor. Kendisiyle yaşadığı kişisel savaşı öyle samimi bir şekilde ifade ediyor ki, okurken adeta yazarın zihnine gizlice girip onunla empati yapar gibi hissettim. İkinci bölümde ise yazar, bu iç hesaplaşmaları yansıtacak bir öykü anlatıyor. Bu öyküde, karakterimiz yazarın bahsettiği özellikleri yansıtacak şekilde tasvir ediliyor. İlk bölümü tamamlar nitelikte, yazarın düşüncelerine bir ayna tutar gibi bu öyküyü anlatıyor. Bu karakter, gururunu korumak adına çıktığı yolda acınacak bir hâle düşer. Başkalarını incitmek ve küçük düşürmek istediği noktada kendisi benzer bir duruma düşer. Saygısızlık, acımasızlık ve bencillik noktalarında ne kadar ileri gidebileceğini gösterir. Kendi içindeki bu karanlık yönleri aşmaya çalışsa da sonuçta tekrar eski yerine döner. Kitabı okurken içimde hem öfke hem de acıma duyguları yükseldi. Yazarın bu iki duyguyu aynı anda yaşatma yeteneği, kitabı gerçekten benzersiz kılan bir özellik. Dostoyevski'nin bu eseriyle, insanın iç dünyasındaki karmaşıklığı, karanlık yönleri ve içsel çatışmaları mükemmel bir şekilde aktardığını bir kez daha anladım. Üslubu son derece yerinde, akıcı ve sürükleyici bir kitap. Kitabı elinize aldığınızda, içine çekilip sürüklenmemek elde değil. Özellikle ikinci bölümden sonra kitabı bırakmak neredeyse imkansız hale geliyor. Bu eser, Dostoyevski'nin kaleminin gücünü bir kez daha kanıtlıyor ve okuyucuyu derin düşüncelere sürüklüyor.
1000Kitap
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,7bin okunma
Puan vermedi·344 syf.··
Beğendi
·
2022 8. kitabı
Gulliver'in Gezileri -ne yazık ki- ülkemizde çocuk kitabı olarak okutulan ama aslında çocukların anlayabileceği seviyenin fazlasıyla üzerinde ekonomik, kozmopolitik, felsefi, dini ve en çok da siyaset ve siyasetçilerin eleştirildiği unsurlar taşıyan; hatta günümüzde yazılan araştırma kitaplarından bile daha ciddi konulardan bahseden bir kitaptır. Yani, bizde bilindiği gibi Gulliver isimli bir karakterin dört farklı diyara yaptığı seyahatler ve bu seyahatler sırasında yaşadıklarını anlatan sıradan bir kurgu kitap değildir. Çok derin anlamlar taşır ve bu anlamları hikayeden çekip çıkarabilmek için de sakin kafayla okunması gerekir. . Kitapta değinilen konular yukarıda bahsettiklerimle de bitmiyor. Tamamını benim de anlamış olmam imkansız, ama aklımda kalan birkaç konudan daha bahsedeyim. Dünya üzerinde yayılmış hastalıklar, siyasi ve toplumsal adaletsizlik, sosyal kurumlar, düşünce yapıları, dogma din felsefeleri, sınıfsal ayrımcılık ve hatta yazıldığı dönemdeki bilimsel buluşlarla ilgili konulara bile değinilmiş. Kitabı okul ortamı veya okumak zorunda olduğunuz için okuyacağınız herhangi bir ortam dışında sakin kafayla ve düşünerek okuduğunuzda bu konular tek tek gözünüze çarpmaya başlıyor. Sonra da bu kitabı neden yıllar sıradan bir macera kitabı olarak gördüğünüzü düşünüyor ve bunu dikte edenleri eleştirmeye başlıyorsunuz. . Bunlara ek olarak, kitap zaten dünya edebiyatında hiciv kitabı (veya yergi, taşlama) olarak geçiyor. Yazıldığı yıllarda bu eleştirdiğiniz şeyleri açık açık eleştirirseniz muhtemelen kafasız bir şekilde iki karış toprağın altında yatıyor olacağınızı düşünürsek; kitapta eleştirilen düşüncelerin ve olguların neden bu esprili ve kurgusal dille eleştirildiğini kolayca anlayabiliyoruz. Ayrıca, bir olguyu bu şekilde eleştirmek genellikle akademik ve
Edebiyat
Gulliver’in GezileriJonathan Swift · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20248,5bin okunma