"Oysa şiddetsiz, sessiz bir geçimsizlik de az șey değil ki. Aynı evi paylaşan, hiç konuşmadan, kavga etmeden, birbirine dokunmadan seneler geçiren insanların geçimi de geçimsizlik değil mi? Çiçeği ha bir günde koparıp atmışsın kökünden, ha yavaş yavaş solmasına izin vermişsin."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kitabın ilk bașlarında çok güzel sevildigi için Füsun'u kıskanırken, ortalarından itibaren hem Füsun'a hem de Kemal'e acımaya başladım.
Kitap boyunca en çok hissettiğim aşk değil, saplantılı bir şekilde psikolojisi bozulmuş bir adamın kadına ait eşyaları çöp toplayıcısı gibi toplama hikayesiydi. Bende film, kadın evli olmasına rağmen Kemal'in 8 yıl boyunca hemen hemen her akşam onların evine gitmesiyle koptu.
Evet tasvirler güzel, evet aşk güzel bir sey ama Kemal in aşkı değil. Kemal'deki zaten aşk değil. Kemal Füsun'un yanındaki kendini seviyor. Kemal, güzel bir kadın, herkesin hayran olduğu bir kadın tarafından seçilmeyi seviyor. Kemal, ağır narsist!
Kemal'in Füsun'a olan duygusu öyle bir noktaya geliyor ki, sevgiyle saplantı arasındaki çizgi tamamen siliniyor. Romanın kurgusu bilinçli olarak tetikleyici belki de bilemiyorum..
Ağır ve ayrıntılı bir șekilde ilerleyen, psikolojik derinliği olan kitaplar seviliyorsa mutlaka şans verilmeli ama bana Kemal'in "mıçmıç"lığından gına geldi.
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,5bin okunma