8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 94. kitabı
Kitap Adı: Ev Yapımı Bir Paraşüt Yazar: Berrak Yurdakul Sayfa Sayısı: 210 Tür: Kişisel Gelişim Bu, okuduğum Berrak Yurdakul’un ilk kitabıydı. Yazar, kitabı güzel, eğlenceli ve akıcı bir dille kaleme almış. Sayfalar ilerledikçe hem düşündürüyor hem de farkındalık yaratıyor. Kitapta, belki daha önce hiç üzerine düşünmediğimiz ya da zaman ayıramadığımız birçok konu önümüze çıkıyor. Benzer kişisel gelişim kitaplarının içeriklerinden farklı olarak, roman tadında ama kişisel gelişim türünde yazılmış. Bu yönüyle okumayı daha keyifli hale getiriyor. Yazarın ana mesajı ise bence çok anlamlı: “Herkes kendi paraşütünü yapsa, başkasının onu kurtarmasını beklemesine gerek kalmazdı.” Bu kadar spoiler yeter, şimdi kitaptan birkaç alıntı bırakayım: -Çeşitli ıstıraplar insanların içlerine çok başlı canavarlar gibi gelip yerleşirler ve daima oradalar. -Eğer zihnin girdaplarından kurtulmak için gayret göstermezsen, kapana kısılıp kalırsın. -Zihni eğitmek, onun nasıl çalıştığını anlamak demektir. -Sıradan zihin olaylarla ilgilenir; uyanık ve eğitimli bir zihin ise kendisiyle ilgilenir. -Hayat sabırlıdır, sizin uyanmanızı ve ona katılmanızı bekler. -Dünyanın dört bir yanı, başkalarını izleyen insanlarla doludur. -Kendinize geçmişte yaptığınız hatalar yüzünden eziyet etmeyi bırakın. -Aslında sizin gerçek düşmanlarınız, içinizde büyütüp beslediğiniz öfke ve nefret duygularıdır. -Dünyaya ve insanlara gerçekten faydalı olmak istiyorsanız, uyanın. Son olarak, farklı yazarların kitaplarına arada bir şans vermenizi öneririm. Bu da benden bir not olsun: “İnsan kendi zihnini beslerse, zihni de ona uyum sağlar.” Aylin Özgür
1000Kitap
Ev Yapımı Bir ParaşütBerrak Yurdakul · Destek Yayınları · 20191,136 okunma
uyanın!
10/10
·263 syf.·
2026 6. kitabı
Sokratesin; "Ben sizi uyandırmaya çalışıyorum, siz beni öldürmeye!" Sözünün karşılığıdır Uğur Mumcu. Doğru bildiğinden şaşmayan korkusuz bir kalem. Evet, o toplumu uyandırmaya çalışsada toplum ona sahip çıkmamış ve kahpece öldürülmüştür. 1960-70-80 olayları öncesi ve sonrası yaşanan gelişmeler. Aziz Türk milletinin emperyalizm taşeronları siyasiler tarafından şiddet kullanarak nasıl baskı altına alınmak istenildiğini açıkça anlatan bir kitap. Bu millet akıllanır mı? Bu şekilde dayak yiye yiye eninde sonunda akıllanacaktır. Ebedi Başkomutanımız Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi; "Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim."
Çağın SuçuUğur Mumcu · UM:AG Araştırma Gazetecilik Vakfı · 197554 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bir zamanlar Çirkince, oldu şimdi Şirince :) İzmirlilere selam
9/10
·141 syf.··
2026 10. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 18:31
13 Öykü ve 4 Masaldan oluşan bu Öykü kitabı zamanın behrinde yasaklanmıştır ve sebebi öyle bariz ki... Fazlaca insana edilen adaletsizlik, kandırmacalar, sınıfsal eşitsizliği perişanlığı ve daha fazlasını anlatıyor. Bazı öyküleri okurken ben strese girdim ve maalesef ki Türkiye bunları yaşadı, okuduğum şey beni böyle stres ediyorsa o yaşayanlar nasıl yaşamışlar diye de sorgulatıyor gerçekten. Portakal Öyküsü, kurulu düzenin ne kadar adaletsiz olduğu, sınıfsal ayrımın yürek burkan tarafını anlatırken, Katil Osman'da ise kendisine konulan lakabın dönüp dolaşıp kendi kimliğine bürünmesini, Bahtiyar Köpek Öyküsünde ise karnı tok, sırtı pek, lüks içinde yaşayan bahtiyar fakat özgürlüğünden bihaber köpekleri anlatıyor. Ve beni gerçekten strese sokan ve bunlar gerçekten de yaşanmış diyip şaşırdığım, Böbrek ve Cankurtaran Öyküleri.. Bu öykülerde sağlık hizmetlerinin eşitsizliğini ve köylünün devlet dairesindeki, hastane kapısındaki yalnızlığını anlatıyor. Öyküde, doktorların hastayı iyileştirmekten ziyade bir gelir kapısı olarak görmeleri, gereksiz tahliller ve bitmek bilmeyen muayenelerle yoksul insanın elindeki son kuruşu da almaları yürek burkuyor, gerçi şu zaman da da özel hastanelerde oluyor mu pekala oluyor. Yürek burkan tarafı da işte burada.. Çirkince öyküsünde ise, Çirkince de yaşayan mutlu, huzurlu, düzen içinde ki Rumların yerine gelen Türkler'i anlatıyor. Rumların bu köyü sıfırdan inşa edip bir düzen kurduğu vurgulanırken yeni gelenlerin (Kavala'dan gelen tütüncülerin yani Türklerin) zeytincilik ve bağcılık gibi uzun vadeli emek isteyen işlerde henüz aynı ustalığa ve titizliğe sahip olmaması bir gerileme gibi gösteriliyor. Fakat burda anlatılmak istenen Türkleri kötülemek değil, bir kültürün kopuşunu ve yerine yenisinin tam oturamadığı o geçiş dönemini
Araştırma-İnceleme
Sırça KöşkSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202069,8bin okunma
Puan vermedi
Alexis Carrel’in kaleme aldığı İnsanlar Uyanın, sosyoloji ve insan bilimleri üzerine odaklanan derinlikli bir eserdir. Carrel, modern insanın fizyolojik ve zihinsel potansiyelini engelleyen unsurlara dikkat çekerek toplumun uyanışına dair bir çağrı yapıyor. Fiziksel çaba, feragat ve disiplinin insanın gerçek gelişimindeki rolünü vurgulayan yazar, sadece maddi ve anlık zevklerin peşinde koşanların hayatın gerçek sevincinden mahrum kalacağını savunuyor. Eser, bilginin, sanatçının veya annenin duyduğu o eşsiz başarı hazzına ulaşmak için hakikat yolunda ilerlemeyi teklif ediyor.
İnsanlar UyanınAlexis Carrel · Mahfel Yayıncılık · 202528 okunma
Güzel ve sağlam bir kitap!
6/10
·264 syf.·
2026 28. kitabı
Bazen bazı kitaplarımı iki kere okumayı tercih ediyorum. Çünkü tahmin edersiniz ki her okuduğumuz saniye gelişmelerin çığla ilerlediği bir çağdayız, biz, benliğimiz, aynada gördüğümüz her bir yansı değişmekte olduğu gibi kitapları okuduğumuz zaman dilimi de öyle ya da böyle değişmektedir. Mesela ben şimdi bu yaşımda daha da haykırışla daha da heybetli okudum bu kitabı. Hoş! kitap da zaten alarm gibi ötüyor mübareğimsi. Bas bas bağırıyor. UYANIN, BİRLİKLENİN! diye. ''Gün aydın aymayan toplum'' diye seslenmek istiyorum bazen rus toplumlarına, süreçlerine, dayatmalarına... Bu rus romanında da rus toplumunun nasıl kuşakları devirdiğini, nasıl hikmetli bir arayış perdesini araladığını, aralarken ne kadar tek başlı olduğunu iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Zaten bunu hissetmeseniz kitabı da yürütemetezsiniz ya. Zaten böyle devinimsel bir kitapta özellikle hissin geçmemesi daha doğrusu aktarılamaması namümkün. Ototoplum diyorum böyle bir kavram daha iyi olur sanırım kendimce. Toplum kendi benliğini yaratacak güçte olmasa bile elinden gelen çabayı hislerin ve şanların uğruna tek tabanca da olsa birlik birlik yönetme mecburiyetinde (bana göre). Nihilizm anlayışlı Bazarov’la başlasak daha iyi olur sanırım. Bazarov, ''Bir kimyager, bir şairden daha yararlıdır.'' düşüncesi bile onun dönemine toplumuna ne kadar dik başlı olduğunun açıkça şiarı değil midir? Ahh ne yazıkki her zaman da böyleleri sevilmez (yani en aznından ben öyle karşılaştım şu ana kadar) Ama olsun bizimki yılmıyor. (çok uzun uzadıya bahsetmek istemem çünkü bu bir inceleme kısa özet kitabı değil:) Genel bir kuş bakışında kitap, Eski Rusya vs Yeni Rusya diye ayrılmış. Sürekli toplumların çatışması(toplumların dediysem yani birey çatışıyor amma bu da bir toplum unsuru değil mi?) Kargaşa içinde geçen sayfalar
İnceleme
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202555,9bin okunma
10/10
·430 syf.··
2026 1. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2026 16:06
Kitapta da değinildiği gibi baş ucunuza koyup, her sabah kalktığınızda rastgele bir sayfa açıp okumanız daha yararlı olacaktır. Şayet, normal bir kitapmış gibi tekdüze ve üst üste okumanız, bir kulaktan girip diğer kulaktan çıkan laf gibi olacaktır. Bu hataya düşmeyin. Sabah uyanın. Rastgele bir sayfa açın ve o sayfanın gününüzü ve davranışlarınızı şekillendirmesine izin verin. Etkisini hissedeceksiniz. Aynı insan olmayacağınızın garantisini veriyorum.
Kendi Kutup Yıldızını BulNüvide Gültunca Tulgar · Alfa Yayıncılık · 20161,284 okunma