Durunnn. Siz evlenemezsiniz çünkü kardeşsiniz.
5/10
·326 syf.··
2026 95. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 01:08
Xander hayatımda senin kadar avelini görmedim. Yani duyduklarını Kim’e anlatmak yerine yıllarca kızı ağlatıp durdun mu? Kim o kadar yalnız bir karakterdi ki yalan yok Xander’ın sürünüşürünü okumak isterdim. Ah Ah nerede Astrid? ~Spoiler~ Olay özetle şu; ikisinin anne ve babaları zamanında birbirlerini aldatmışlar. Kızın annesi ve çocuğun babasının konuşmasını Xander duyuyor, aşık olduğu çocukluk aşkının aslında kardeşi olduğunu sanıyor ve yıllarca uzak durmak için nefret ettiğini haykırıyor.  Sonra biz öğreniyoruz ki kızın gerçek sandığı babası aslında çocuğun gerçek babası, çocuğun gerçek sandığı babası da aslında kızın gerçek babası. Ve bunlar diyorlar ki babalar olarak ikimizde aldatıldık birbirimizin çocukları büyütelim sbjsjsjsjsj Bunlar karşı komşular hahahaha Fıkra bu kadar Bunlardaki genişlik konya ovasında yok sjsjjsjss Neyse Xander ve Kimberly kardeş olmayınca sevgili olalım diyorlar hsjsjsjsks Rina sen tam bir delisin Levi > Xander > Aiden
Black KnightRina Kent · Blackthorn Books, LLC · 2025166 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2026 38. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 20:37
Sevgili Grange’yi tanımayanınız yoktur sanırım ben biraz tanışmakta geç kaldıysam da bir çok kitabını okuya bildim. Polisiye gerilim konusunda usta yazarınız bu seferki kitabı biraz kendi türünden uzak bu kitap bir anı biyografi tarzında ama aklınıza sakın ben Grange bu yaştayım burda doğdum burada büyüdüm burada okudum gibi klişe cümleler gelmesin. Kitabımızda yapmış olduğu başarılı kurgularını besleyen şeyin ne olduğundan babasının annesine çektirdiklerinden ki kitabın isminin hakkını veren bir baba var. 2 sene ondan uzaklaşmış olmalarına rağmen 22 senelik bir beden var ortada. Hem fiziksel hemde psikolojik olarak etkilenen bir aile düşünün neyse ki annesi ile annanesi sayesinde kurtulmuşlar. Bir çok meslek dalını denemiş ancak bir türlü kendini bulamamış tam pes ettim derken artık herkesin tanıdığı dünyaca ünlü olan yazarlık mesleğine adım atmış iyiki de atmış diye biliriz. Grange’yi daha iyi tanımak için kitabı okuya bilirsiniz önerimdir.
Ben Şeytanın OğluyumJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 0163 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
6/10
·100 syf.·
2026 38. kitabı
Herhalde en az alıntı yaptığım eser oldu bu kitap. incelediğimde, toplumcu gerçekçi çizgisine rağmen metnin beni pek sarmadığını ve beklentimi karşılamadığını gördüm. Roman, cezaevi sefaletini ve paranın insanı bozma hikayesini ne yazık ki çok çiğ ve ajitatif bir dille önümüze koymuş. Bence kitabın en zayıf tarafı, karakterlerin derinlikten uzak olması ve sürekli aynı karamsar tabloyu çizmesi. Sonuç olarak benim gözümde edebi derinlikten ziyade sadece sefalet tasvirine odaklanan ve abartıldığı kadar güçlü bulmadım. Tabii bu benim incelemem sizler neler düşünüyorsunuz bilmem. Keyifli okumalar
Alıntı
72. KoğuşOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20247,5bin okunma
Puan vermedi·210 syf.··
2026 20. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 22:38
Bozkırkurdu topluma yabancılaşma, kimlik çatışması, kimlik arayışı, intihar gibi oldukça geniş kapsamlı konuları işler. Felsefi yönü oldukça ağırdır. Kitapta sembolizm çokça kullanılmış ve psikolojik olarak derin analizler içerir. Kitap oldukça derince incelenebilecek bir kitaptır. Ben incelememde normal bir okuyucu gözünden inceleyeceğim. Kitabın baş karakteri Harry Haller 3 farklı bakış açısından anlatılır girişte. Komşusuna göre sakin birisidir ve sorun çıkarmaz. Oldukça uyumludur ancak varlığıyla bir karamsarlık yayar ve çevresine huzursuzluk verir. Harry Haller kendi gözünden yaşadıklarını ve düşündüklerini anlatır. Son olarak da Bozkırkurdu üzerine bir akademik denebilecek bir inceleme verilir. Harry Haller'a göre bozkırkurdu onun vahşi yönünü temsil eder ve ikisi arasında sürekli bir savaş olduğunu varsayar. Kitapta ise dendiği gibi insanın bir ruhu değil, binlerce ruhu vardır. Bununla kastedilen insan sadece iki kavramın zıtlığından değil birçok kavramın zıtlığından oluştuğudur. İyi tarafı olduğu gibi kötü tarafı, us olduğu gibi duygusal tarafı da vardır. Harry ise sadece Bozkırkurdu olduğunu ve onunla çekişme içinde olduğunu düşünür. Burada bozkırkurdu mesajın rahat anlaşılması için yapılan mitolojik bir indirgemedir. Bozkırkurdu, Harry'nin mantık ve acımasızlığın baskın olduğu tarafıdır. Harry dünyaya karşı eleştireldir, en çok da kendine. Çok ciddidir ve Harry'nin eğlenip hayatı yaşamasına izin vermez. Parlak bir fikri olsa hemen hata bulur mesela, hevesini söndürür. Aralarındaki bu çatışma kendisinin her hareketini sorgulamasına ve kaygılı olmasına sebep olur. Harry Haller 50'li yaşlarda, orta boylu, boşanmış, bakımlı, nazik ve içten birisidir. Toplumdan uzaklaşmış, günlerini yalnız geçirir. Kendisini burjuva dünyasının dışında, aile yaşamı ve toplumsal
BozkırkurduHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20229,7bin okunma
“Yaşamak mı, Not Defteri mi?”
5/10
·216 syf.··
2026 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 22:03
Cahit Zarifoğlu ’nun Yaşamak adlı eserini büyük beklentilerle okumaya başlamıştım oysaki.. Ancak kitap bende beklediğim etkiyi bırakmadı. Öncelikle eser, kronolojik bir bütünlükten oldukça uzak. Bir günlük ya da hatırat okurken yazarın hayatındaki olayları belirli bir sıra içinde takip etmeyi beklerken, burada birbirinden kopuk notlar ve düşüncelerle karşılaştım. Bu durum bende kitabı takip etmeyi oldukça zorlaştırdı. Kitabın beni en çok zorlayan yönlerinden biri de duygusal ve edebî yoğunluğunun beklediğim kadar güçlü olmamasıydı. Cahit Zarifoğlu ’nun şiirlerindeki etkileyici dil ve imge dünyasını bu eserde bulamadım. Birçok bölüm bana kişisel notların derlenmiş hâli gibi geldi ve eserle gerçekten güçlü bir bağ kurmama ciddi bir engel oluşturdu. Ayrıca kitap boyunca aktarılan düşünce ve gözlemlerin bana yeni bir bakış açısı kazandırdığını ya da unutulmaz bir iz bıraktığını söyleyemem. Hatırat türünde eserlerden genellikle döneme, insana veya hayata dair çıkarımlar edinmeyi beklerim. Ancak Yaşamak , benim için bu beklentiyi hiç karşılayamadı. Eserin parçalı yapısı ve sürekli konu değiştiren anlatımı okuma sürecini bende ciddi anlamda yorucu hâle getirdi. Bu nedenle kitabı bitirmiş olsam da okuma deneyiminden keyif aldığımı söyleyemem. Elbette kitabın sevenleri, bu dağınık yapıyı yazarın iç dünyasının doğal bir yansıması olarak değerlendirebilir. Ancak benim açımdan bakıldığında, Yaşamak düzenli bir anlatı, güçlü bir edebî atmosfer ve okura belirgin bir kazanım sunma konusunda yetersiz kalan bir eser oldu. Puanım: 5/10 Sağlıklı okumalar dilerim.
Edebiyat
YaşamakCahit Zarifoğlu · Ketebe Yayınları · 202211,2bin okunma
9/10
·240 syf.·
2026 43. kitabı
"Paul Lynch, Peygamberin Şarkısı romanında düzenin bir anda nasıl kaosa dönebileceğini son derece gerçekçi bir şekilde gözler önüne seriyor. Kitap, uzak bir gelecekteki hayali bir dünyayı değil; sahip olduğumuz huzurun ve güvenli hayatın aslında ne kadar kolay sarsılabileceğini anlatıyor. Faşizmin ve baskının bir topluma nasıl yavaş yavaş, adeta normal hissettirilerek sızdığını bir ailenin dağılışı üzerinden izlemek gerçekten çok etkileyiciydi. Hikayenin Eilish adında bir annenin gözünden anlatılması, karakterin çocuklarını ve evini korumak için verdiği o çaresiz mücadeleyi çok daha yakından hissetmemi sağladı. Yazarın diyalogları satır aralarına gizleyen ve nefes aldırmadan akan tarzı, okurken insanın üzerine sinen o tekinsiz havayı çok iyi desteklemiş. Kitap bittiğinde, televizyonda sıradan birer haber olarak izlediğimiz göçlerin ve savaşların arkasında ne kadar büyük insan hikayeleri olduğunu bir kez daha düşündüm. Abartılı cümlelere kaçmadan, insanı doğrudan gerçeğin yalınlığıyla sarsan çok başarılı bir roman."
Peygamberin ŞarkısıPaul Lynch · Delidolu Kitap · 20241,958 okunma