"Jane Eyre"in Altın Kitaplar'dan 70'li (belki de 60'lı) yıllarda çıkmış bir basımını ortaokul yıllarında, dedemlerin kitaplığında bulup okumak için almış ve el koymuştum. Gözyaşları içinde okuduğumu söylemem yetmez; kitabı belki 2-3 sene boyunca (ilk elime aldığımda baştan sona okuduktan sonra) ara ara açıp, içimi paramparça eden o cümleleri okuyup okuyup, kendime eziyet ettiğimi, hıçkırıklarımı bastırmakta (üstelik her yeniden okuyuşumda) zorlandığımı hatırlarım. Gerçekten çok dokunaklı bir öyküdür bu. Çeviri de çok önemli tabi, benim okuduğum kimin çevirisiydi bilemiyorum ama insanı derinden sarsıyordu sözcükleri.