Süper Tavşan Simon Çarpım Tablosu #okudumbitti
Bu kitap tam da çocukların “Ben yapamıyorum…” diye içine kapandığı o noktaya dokunuyor.
Simon’un yaşadığı şey çok gerçek. Sınıfta herkes “10/10” alırken onun yapamaması, üstüne bir de gülüşmeler… Çocukların kalbi böyle anlarda nasıl kırılıyorsa, kitap onu hiç küçümsemeden, “abartma” demeden anlatıyor. O üzüntü, o sinir, o iç sıkışması… Hepsi tanıdık. Ve işte buradan sonra kitap çok güzel bir yere gidiyor: Çarpım tablosunu “ezberlenecek bir duvar” gibi değil, anlaşılacak bir şey gibi kuruyor.
Anne desteğinin tonu da çok iyi; didaktik değil, suçlayıcı hiç değil. Daha çok “tamam, zorlandın, bu normal; şimdi birlikte bir yol bulalım” hissi veriyor. Simon’un gece aklına gelen fikri ise çocuklara şu mesajı net veriyor:
Herkes aynı şekilde öğrenmez. Ama herkes öğrenebilir.
Ben bunu, “çarpım tablosu kitabı”ndan çok “öğrenme kaygısını yumuşatan bir hikâye” gibi okudum. Evde çarpım tablosu çalışırken mini krizler yaşayan aileler bilir ya… Bu kitap o gergin havayı biraz dağıtıyor; çocuğa da ebeveyne de “bir adım geri al, nefes al” dedirtiyor.
Bir de küçük not: Bu, yazardan okuduğum beşinci kitap oldu ve gerçekten dili çok akıcı, çocuk dünyasına yakın ve ritmi çok iyi.
Simon’un o “ben yapamıyorum” hâlinden “dur, ben bunu anlayabiliyormuşum” noktasına geçişi, özellikle ilkokul çağındaki çocuklara çok iyi gelecek.
Kısacası: Matematikle arası limoni olan miniklere moral, ebeveynlere de pratik bir destek gibi
Peki sizin evde çarpım tablosu nasıl gidiyor? Kolay mı, yoksa Simon’luk anlar var mı?
@maxicocuk
#SüperTavşanSimon #ÇarpımTablosu #kitapkolikkafasikitapyorumu #reklamdeğilöneri