Yalancıları alkışlayan halk onların üzerinden zengin olanlara minnettar olarak yaşıyordu. Yerlere eğilip liderlerinin üstlerine basmasına müsaade ediyor,sonrada göklere çıkardıkları insanlara tapıyorlardı. Dünya var olduğu sürece,aynı oyun oynanacak v2 hilebazlar kazanacaktı.bundan rahatsız olmak yerine kuralları öğrenmek eniyisiydi.
Bir küçük devlet düşünün ki, kendini korumak için kurşundan değil sevgiden, toptan değil kardeşlikten, makineliden değil müsamahadan, V2'den değil dostluktan, hidrojenden değil mayıs akşamlarından, zırhlıdan, denizaltıdan değil kayıktan ve balıktan, harpten değil bayramdan silahlarla mücehhez olsun. Toplu tüfekli, denizaltılı, uçaklı bir başka devlete, "Buyur bakalım, sıkıysan saldır bana!" diyor.
Sayfa 121 - - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 32. Basım, Kapak Fotoğrafı: Ara Güler·Kitabı okudu
Bir küçük devlet düşünün ki, kendini korumak için kurşundan değil sevgiden, toptan değil kardeşlikten, makineliden değil müsamahadan, V2'den değil dostluktan, hidrojenden değil mayıs akşamlarından, zırhlıdan, denizaltıdan değil kayıktan ve balıktan, harpten değil bayramdan silahlarla mücehhez olsun. Toplu, tüfekli, denizaltılı, uçaklı bir başka devlete, "buyur bakalım, sıkıysa saldır bana!" diyor. İşte ben de böyleyim diyeceğim ama, doğrusu benim bu kadar tesirsiz, tecrübe edilmemiş iyi silahlarım bile yok. Benzetiyorum. Teşbihte hata olmaz.
"Şimdi şöyle, ben Dışkapı'da Ahu Gazinosu var, oranın sahibi Kör Turgut'la bir anlaşma yaptım. Mecburi şartlardan ötürü yapmak zorunda kaldım biraz da bu anlaşmayı. Şimdi oradan ayrılmak istiyorum ama tazminat diye tutturdu."
Behzat Ç., Yeliz'e sinirle bakarken "Ya ben onu halledeceğim," dedi.
"Bir saniye hayatım," dedi Yeliz kibarca.
"Şevket Bey de bilsin, ne var bunda?"
"Tabii canım iyi oldu söylediğiniz," dedi Şevket. Bardaklara tekrar konyak doldurdu, "Kör Turgut kimmiş ya?" dedi sonra. "Onun mekanına ruhsat veren müdürün müdürünün müdürünü tanıyoruz biz. Sizden bir lira tazminat istesin bir daha Ankara'da mekancılık yapamaz."
"Ben de öyle dedim," dedi Yeliz."Şevket Bey sana ağzının payını verir gerekirse dedim."
"lyi yapmışsınız hanımefendi. Biz buradayız, her zaman yanınızdayız. Kimse bu ülkenin sanatçılarını sahipsiz zannetmesin. Gerekeni yaparız."
Şevket bardağını kaldırdı, Behzat Ç. şaşkın gözlerle bir Yeliz'e baktı, bir de Şevket'e. Dışarıda rüzgar uğulduyor, yağmur pencereleri dövüyordu.