“Evin içinin çok güzel koktuğunu neden söyledi acaba?” diye sordum teyzeme.
Bazen sezgilerinde yanılmayan teyzem, “Neden olduğunu ben çok iyi biliyorum,” dedi. “Bizim ev temizlik kokuyor, düzen kokuyor çünkü, güler yüzlü ve dürüst bir yaşam kokuyor, bu da onun hoşuna gitti işte. Çoktan beri bunlardan yoksun kalmış belli ki, bunları arayan bir hali var.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kuyucaklı Yusuf'ta Sabahattin Ali yalnızca bir karakterin hikâyesini anlatmaz; aynı zamanda bir coğrafyanın, bir düzenin ve bir insanlık hâlinin portresini çizer. Romanın merkezindeki Yusuf, klasik bir “kahraman” değildir. O, dünyaya ait olamayan, onunla uzlaşamayan bir figürdür. Bu yönüyle Yusuf’un trajedisi bireysel olmaktan çok toplumsaldır.
Yusuf’un çocuk yaşta ailesini kaybetmesiyle başlayan hikâye, onun dünyaya karşı mesafesinin de başlangıcıdır. Kaymakam Selahattin Bey’in himayesine girmesi, ona bir “yer” kazandırır gibi görünse de bu yer hiçbir zaman gerçek bir aidiyete dönüşmez. Yusuf’un iç dünyası ile çevresindeki yozlaşmış kasaba düzeni arasındaki gerilim, romanın temel çatışmasını oluşturur.
Kasaba bu romanda yalnızca bir mekân değil, başlı başına bir karakterdir. Dedikodunun, çıkar ilişkilerinin ve ikiyüzlülüğün hüküm sürdüğü bu küçük dünya, Yusuf’un saflığını ve dürüstlüğünü adım adım aşındırır. Güç sahiplerinin yozlaşmışlığı ve adaletin kişisel çıkarlara göre eğilip bükülmesi, romanın en sert eleştiri noktalarını oluşturur. Sabahattin Ali burada bireyin yozlaşmasını değil, bireyi yozlaştıran düzeni hedef alır.
Nitekim romanda Yusuf’un baştan itibaren ahlaki olarak bozulmuş bir karakter olmadığı açıkça görülür. Aksine, o, içine girdiği kasaba düzenine mesafeli duran, çıkar ilişkilerine dahil olmayan ve bu yönüyle sürekli dışarıda kalan bir figürdür.
Buna karşılık kasabanın ileri gelenleri—gücü elinde bulunduranlar—adaleti kendi çıkarlarına göre şekillendiren, ilişkilerini menfaat üzerinden kuran ve bu düzeni normalleştiren insanlardır. Yusuf’un bu yapıya uyum sağlayamaması, onun zayıflığı değil; sistemle kurduğu bilinçli bir mesafenin sonucudur. Ancak tam da bu noktada romanın trajedisi belirginleşir: Yusuf ya bu düzenin parçası olacak ya da onun
Kuyucaklı Yusuf Sabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 2019210,8bin okunma