Zeynep

"Bazen akşam rüzgârı estiğinde nefes alabildiğimi hissetiğim için ne kadar şanslı olduğumu düşünürüm. Cehennemde rüzgâr olmadığını söylerler. 'O halde burası cehennem olmamalı. Ne şanslıyım!' derim. Öyle ki günün yirmi dört saati içinde, sadece o ana sahip olarak yaşayabileceğimi hissederim. İnsanlar olarak epey karmaşık yaratılmış olsak da bazı yönlerden son derece basitiz. Yalnızca nefes almanın güzelliğini hissedebildiğim ufak bir zamana, günde bir saatliğine ya da on dakikalığına da olsa, hayatta olduğum için bunu hissedebiliyorum diye düşünebileceğim bir zamana sahip olsam, yeter."
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Çaresizlik, usanç, boşluk hissi ve hiçlik... Bunlar bir kez kapıldın mı kendini kurtarmanın zor olduğu duygulardır. İçinde su olmayan bir kuyuya düşmüşsün de yüzünü dizlerine gömmüş oturuyormuşsun gibi hissettirir. Bu dünyanın en anlamsız varlığı senmişsin, zor zamanlar geçiren tek kişi kendinmişsin gibi gelir."
Edebiyat
Nefes alabildiğini hissettiğinde hayatın biraz daha katlanılabilir olduğunu düşünürsün çünkü.
Edebiyat
Halbuki yaşamak zaten bu işte. Öylesine yaşıyoruz. Doğmuşuz çünkü.
Edebiyat
Zamanımızın önemli bir bölümünü çalışarak, çalışarak tükettiğimiz gücü geri toplayarak veya iş bulmak, işe hazırlanmak ve tutunmak adına gerekli olan binlerce mecburi görevle meşgul olarak harcadığımızı göz önünde bulundurunca, vaktimizin ne kadarının gerçekten bize ait olduğunu söylemek giderek zorlaşıyor.
Edebiyat