merhabalar
Puan vermedi·320 syf.··
2026 1. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 22:13
Frieda McFadden’ın *Erkek Arkadaş* kitabını bitirdim. Açık konuşmam gerekirse, katilin kim olduğunu daha kitabın başlarında hemen çözdüm; yazarın tarzını bildiğim için sürprizler benim için pek şaşırtıcı olmadı. Kitabın genel performansı bence çok yüksek değildi, kurgu anlamında biraz zayıf kalmış. Yine de akıcı bir dili olduğu için "okunabilir" bir kitaptı; elimden bırakmadan hızlıca bitirdim. Çok büyük beklentiye girmeden, sadece vakit geçirmek için okunacak, çerezlik bir polisiye arayanlara uyabilir ama bende "vay be" dedirten bir iz bırakmadı.
Erkek ArkadaşFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20251,610 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
57 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 17:33
Johann Hari, dikkat eksikliğinin ya da dağınıklığının sadece bireysel bir sorun olmadığını savunuyor bu kitabında. "Neden eskisi gibi odaklanamıyoruz?" sorusunun başlıca nedenleri bulunuyor ve bunlar tek başına sebep olmuyor. Yazar bu sonuca varmak için dünyanın her yerinden uzmanlarla, bilim insanlarıyla görüşmüş ve bir araştırma yürütmüş. Dikkatimizi çalan temel unsurlar; • Teknoloji • Çoklu görev yanılgısı • Uykusuzluk ve yorgunluk • Beslenme ve çevre kirliliği Çocuklarda da bu durum artık DEHB olarak adlandırılıyor ve bunu önlemek mümkün. • Telefon kullanımını sınırlandırmak • Daha fazla uyumak • Doğada vakit geçirmek • Sosyal medyayı bilinçli kullanmak. ✓ Odaklanamıyorsanız kendinizi suçlamayı bırakın. Sistem tam olarak odaklanmamanız üzerine kuruldu. Ancak bu durumu tersine çevirmek ve dikkatimizi geri toplamak için hem bireysel alışkanlıklarımızı değiştirmeli hem de bilinç oluşturmalıyız. Keyifli okumalar dilerim.
1000Kitap
Çalınan DikkatJohann Hari · Metis Yayınları · 20245,3bin okunma
Reklam
Sadist yazarın sapkın dünyası
Puan vermedi·452 syf.·
2026 22. kitabı
Abime bir kitabı okuduğumu ve filmini izlediğimi söylediğimde, 'Sen nasıl bir insan oldun? Hiçbir edebi değeri olmayan, saçma sapan şeylerle vakit kaybediyorsun,' dedi. Haklıydı; gerçekten de vaktime yazık olmuş. Kitabı daha iyi analiz edebilmek adına yazarını araştırdığımda, hayatının önemli bir kısmını akıl hastanelerinde ve hapishanelerde geçirmiş, zihinsel dünyası oldukça karanlık biri olduğunu öğrendim. Kitabın distopik kurgusuna gelecek olursak; ne yazık ki anlatılanların gerçekleşme ihtimali o kadar yüksek ki... Hani 'dizilerde, filmlerde olur böyle şeyler, gerçekle ilgisi yok' deyip geçtiğimiz o sahneler var ya; bu kitap, o dehşetin aslında ne kadar somut ve kanıtlanabilir olduğunu yüzümüze vuruyor. Bir avuç zenginin, çocukları nasıl cellatça bir zihniyetle avladığını ve pedofili bataklığında neler çevirdiklerini okumak gerçekten korkunçtu. İtiraf etmem gerekirse, kitabın tamamını okumadım; sadece ilk 50-60 sayfası ile son 10 sayfasıyla yetindim. İyi ki de öyle yapmışım. Kitabın 70’lerin pornografik sinemasında başköşeye oturmuş olması da şaşırtıcı değil. Filmin oyuncu kadrosuna gelince, tam bir hüsran. İnsan biraz estetik kaygı güder; o roller için bebeksi yüzler, kusursuz vücutlar seçilmeliydi. Gerçi öyle olsa ne değişecekti ki? Cinsel arzuları ve dürtüleri sadizmle kirlenmiş bu canavarların elinde, hepsi yine aynı akıbete mahkûm edileceklerdi. Benim asıl anlamadığım nokta şu: istismar edilecekler olarak seçilen bu çocukların hepsi iyi eğitimli, saygın ailelerden gelen çocuklar. Film, kitabın yanında içerik olarak oldukça hafif kalmış. Yazar zaten genel olarak bu karanlık ve rahatsız edici tonda eserler veriyor; bence uzak durulması gereken bir külliyat.
SodomMarquis de Sade · Chiviyazıları Yayınevi · 2018772 okunma
Filmlerden Daha Güzel -Lynn Painter
8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 21:42
"Hayatının geri kalanını biriyle geçirmek istediğini anladığında, hayatının geri kalanının bir an önce başlamasını istersin." Liz Buxbaum, çocukluğundan beri aşka ve romantik olaylara inanan biridir. Sürekli romantik komedileri izlemeyi seven,şarkı söylemeyi seven ve o filmlerdeki gibi bir aşk yaşayacağına inanan biriydi Liz. Bir gün lisede olduğu zaman çocukluk aşkı Michael Young okula geri dönüyor ve Liz onu hala sevdiği için onunla flörtleşmeye çalışıyor. Ama Michael Liz'i eskiden bıraktığı tatlı kız olarak gördüğü için Liz'i ciddiye almıyor. Liz ise Michael'in onu görmesi için çocukluğundan beri zıtlaştığı kişi olan Wesley Bennet ile 1 haftalık anlaşmalı sevgililik rolü yapmaya başlarlar. Kitabı keyifle okudum sadece bazı yerleri yavaş ilerleyen bir kitaptı. Özellikle Wes karakterini çok sevdim. Sürekli Liz için bir şeyler yapması ve onun için küçük detayları hatırlaması çok güzeldi. Aşk anlamında birbirlerini yavaş yavaş fark etmeleri çok iyiydi. Wes ve Liz'in çoğu sahnesini okurken çok güldüm. Wes'in Liz için sevmediği halde alışverişe gitmesi ve ona yakışan rengi bilmesi çok güzeldi. Etrafımızda olan insanların aslında nasıl birileri olduğunu tanıdıkça ve vakit geçirdikce anlayabiliyoruz.Kitapta arkadaşlık ve aile ilişkileri ile ilgili de güzel detaylar verilmişti.Sadece kitabın sonu beni tatmin etmedi. Bu kitabın ikinci kitabını da Ağustos ayında okuyacağım. Kitaba puanım:8/10
1000Kitap
Filmlerden Daha GüzelLynn Painter · Artemis Yayınları · 20251,940 okunma
8/10
·352 syf.··
2026 3. kitabı
Karmaşık bilimsel teorileri ve Genlerin Evrimle bağlantısını anlatmaktadır. Dili ağır ve eskidir. Tıbbi terim çoktur. Bazı yerlerde tekrara gidilmiştir. Araştırarak, anlayarak okuyarak bitirmek vakit ve sabır ister. Ancak kazanımına değecektir.
Gen BencildirRichard Dawkins · Kuzey Yayınları · 20172,069 okunma
Puan vermedi·163 syf.··
2026 24. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 18:49
Bu kitap aslında kaybedenlerin ve dibe vurmuşların hikâyesi gibi görünse de; özünde, kitabın karakteri Bakır'ın hayata tutunma çabasıdır aynı zamanda... Bakır, denize düşmüştür ve tutunacak bir dal aramaktadır. Yoksulluk ve yalnızlığın girdabında kulaç atmaya çalıştıkça daha çok dibe batar. Bu yoksulluk sadece paranın değil, sevgi ve umudun da yoksunluğudur aslında... Bazen kaybettiğiniz için yalnız kalmazsınız, yalnız kaldığınız için kaybedersiniz hayatta... Yanında tutunacak bir el, bir nefes, bir ses arar insan... Yani bir anlâm arayışı... O anlamı bulamadığında ise hayat size yol ayrımları sunar; ya hakikâti buldurur o yol, ya da kötü tercihlerinizle dibi gördürür. Bakır, maalesef uyuşturucu ve alkol bağımlılığıyla yaşamayı değil, savrulmayı seçer. Kitabın ismi olan müptezel'in anlâmına baktığımda: "saygınlığını yitirmiş, değersiz, bayağılaşmış ve ayağa düşmüş kişi" gibi bir tanımının olduğunu öğrendim. Bazı sevgili okur arkadaşlarımız kitabı bol küfür içerdiği için fazlasıyla eleştirmişler ama "bayılaşmış, ayağa düşmüş" insanların nazik bir İstanbul türkçesi konuşması beklenemezdi herhalde değil mi? Bence Emrah Serbes tam da olması gerektiği gibi bir dil kullanmış ve bu kitabı çok daha samimi ve gerçekçi kılmış. Brad Pitt'in "Furry" filmini izlediyseniz hatırlarsınız, filmde bir amerikan subayını oynamıştı ve saçlarını yıkadığı bir sahne vardı. O sahnede suyu döktüğünde saçlarından simsiyah bir çamur akmıştı. Yönetmen aslında o sahneyle izleyiciyi tam anlamıyla o savaş atmosferine çekmek ve o gerçekçiliği yaşatmak istiyordu. Birde bizim dizilerimizdeki dağlık arazide gezip çatışmaya giren ve botları dahi kirlenmeyen başrollerimizi aklınıza getirin ve hangisinin daha samimi olduğunu düşünün lütfen... Bu yüzden bol küfür içerdiği için veya uyuşturucu alkol
MüptezellerEmrah Serbes · İletişim Yayınları · 20168,6bin okunma
Reklam
Reklam