8/10
·152 syf.··
2026 18. kitabı
Çok rahat çok profesyonel yazılmış bir kitap. Okurken kelimeler birbirini takip ediyor gibi, şiir gibi bir kitaptı. Çok beğendim.Bir yolculukta, bir tatilde, çimlerde uzanırken okuyormuş gibi hissettim her sayfada. Kitapta altını çizdiğim bazı yerler: - Ayrılmak istemediğin bir yerde bıraktığı nesne, oraya bağlı kalmanın bir yoludur. Dönmeyi ummanın bir yolu. (Bu cümle beni bir süre etkisini aldı, sanki cümleyi yaşadım, harika bir cümle.) - Kendimi aynı anda hem kalabalığın bir parçası gibi hissediyor hem de bu kalabalığa bir kulenin tepesindeymişim gibi yukarıdan bakabiliyordum. (Mecidiyeköy'de metrobüsten m2 ye geçerken genelde hissederim :)) - Ruhun gerçekten karanlıklar içine düştüğü gecede saat daima sabahın üçüdür. (Kitabın adıda burdan geliyor ve bence bu cümleyi okuduktan sonra tam kitabın adına yaraşır bir kitap olduğunu anladım. Çünkü hem çok sade hem de altı çok dolu bir kitap aynı adı gibi.) Hemen hemen herkesin ailesindeki çoğu kişiyi tam olarak tanımadığını düşündüğümüzde özellikle baba-oğul ilişkisinin çok önemli olması gerekirken aslında yabancı olmamız üzerine bir kitap. Yani babamızı tanıdığımızı zannederken aslında bunlar bizim ön yargılarımız olabiliyor ve ona söz hakkı vermezsek ya da babamızla vakit geçirmezsek bu şekilde devam edebiliyor. Bu kitapta babasını lise sonda bir kez daha tanıyan ve onu daha çok seven bir gencin hikayesini dinliyoruz. Çok sade bir konu olmasına rağmen çok derin anlatılması gerçekten ben etkiledi.
Sabahın ÜçüGianrico Carofiglio · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,030 okunma
Umutların ümidi
10/10
·46 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
Gerek toplumsal gerek bireysel hayatın içinden ama aynı zamanda hayatın dışındayız bu şekilde geçen ömürden ümit bizim için kavramından ibaret olabilir eğer vakit ayırır dergiyi okur isen sana çok şey katacağı gibi toplumun kanayan yaralarını da tedavi etme yolunda ciddi adımlar atılacaktır çok mu merak ettin sadece oku ve sen kararını ver
Tevhid Ocağı - Sayı 10 (Aralık 2025)Tevhid Ocağı Dergisi · Ruhi Yayınevi · 20252 okunma
Reklam
Eh işte.
5/10
·376 syf.··
2026 94. kitabı
Başlarda oldukça yavaş aktığını düşünsem de sade bir dil ve akıllıca olmaya birkaç adımı kalmış bir cinayet romanı, vakit geçirmek için ideal türden. Ha, okumasanız ölmezsiniz ama keyifli vakit geçirtir diyebilirim. -----SPOILERS----- Kitaba "Son" isimli bir bölümle başlayıp "Başlangıç" isimli bir bölümle bitirmek güzel bir dokunuştu. Detaylar yer yer çok boğucu gelse de akıcılıktan fazla bir şey kaybettirmedi, merak unsuru ilk 100 sayfa için zayıftı diyebilirim. Vanessa ve Haruto çifti ile ilgili gerçeklerin açıklandığı andan itibaren ise sonunu hemen hemen tahmin edebildiğim için beni çok fazla etkilemedi ama bu açıklama bölümü takdire şayandı. Bir onaylanma ve sosyal medya bağımlısı kadın ile özgüvensizlikleri ve sadakatsizliğiyle saç baş yoldurtan bir adamın sinir bozucu evliliği, ne matah. Temizlik şirketi North ailesiyle hiç görüşmeden, konuşmadan, teyit almadan evlerine bir hizmetçi yolluyor, bu kısım biraz vasattı. Daisy'nin kendi hizmetçisi ile ısrarla karşılaşmamak istemesi de maalesef sadece konu uzasın diye seçilmiş bir senaryo, insan evine temizliğe gelen kişiyi en azından bir kez görmez mi? Yani komik... Jon hem Katarina hem Charley'e birebir benzer şeyler yaşatıyor, haberlere konu çıkıyor ama ne hikmetse bir bağlantı bulamıyor medya, ancak suçu ispatlanma aşamasındayken "ooo 2 vakası varmış" diye okuyucu aklıyla dalga geçer gibi birkaç paragraf yazıldığından dolayı çok fazla sevemedim. Açıl Susam Açıl, Alaaddin'in değil Ali Baba'nın hikayesinden bir alıntı, umarım bu detay çeviride kaybolma olarak nitelendirebileceğim bir detaydır aksi takdirde böyle bilgisizlikler beni soğutuyor. Dikkatli okuyucular bence böyle detayları fark ediyor ve maalesef fark ettikten sonra okumak eziyet geliyor. Ayrıca, Kit polisin bildiği kontrol ettiği sosyal medya
Hizmetçinin GünlüğüLoreth Anne White · Juno Kitap Yayınları · 2024364 okunma
Puan vermedi
Momo, Eski bir fahişenin oğludur. Annesi ve babası onu yıllar önce başka fahişelerin de çocuklarına bakmak için bir nevi çocuk evi işleten Madam Rosa ya vermişlerdir. Romanımız esasen bu Momo nun büyüme ve Madam Rosa nın yaşlanma süreçlerine paralel olarak 2 karakter üzerinden ilerliyor ve belirli bir konusu yok. Göçmen , azınlık yahut fahişe çocukları olmalarından dolayı sadece maddi değil birçok manevi duygudan yoksun olarak büyümeye çalışan çocukların hayatlarına sokuyor bizi yazar. Özellikle Momo, diğer arkadaşlarından farklıdır, fazla hassas fazla duyarlıdır. Algıları o kadar açıktır ki romanın uzun bir kısmında Momo nun 10 yaşında olduğu bilgisi verilmesine rağmen buna okur olarak inanmamız zor geliyor. Bu anlamda tam bir yeraltı edebiyatı. yeraltı edebiyatından beklediğimiz, yeraltı edebiyatın bize verdiği o karamsar, o rahatsız edici hayat bu kez on yaşında bir çocuğun cümleleriyle bizi aktarılıyor. Aslında çok sert detaylara tanık Olmamıza rağmen, Momo'nun cümleleri bizim adeta içimize işliyor. Momo'nun içinde o kadar çok sevgi o kadar çok duygu var ki, o duyguları birine aktarmak için kimseyi bulamıyor. sokaktan bir köpek Buluyor ve tüm ilgisini tüm sevgisini bu köpeğe gösterebiliyor ancak. Sevgisi o kadar sahicidir ki köpeğine daha iyi bakacak birine bulduğu zaman, hiç tereddüt etmeden köpeğine ona veriyor, veriyor diyorum çünkü Momo köpeği alan kişinin verdiği parayı çöpe atacaktır. fahişelik, ve fahişe kavramı, Roman içinde "kendilerini kıçlarıyla savunan insanlar" olarak tanımlıyor, daha doğrusu bu Momo'nun tanımı. Hatta Momo fahişeleri En iyi anneler olarak görür, çünkü onlar çalışma aralarında, kısıtlı zamanlarda sadece çocuklarına ilgi gösterip ve onlarla vakit geçirmeye çalışırlar. Zor bir hayattan kendine Şemsiyesini giydirerek ondan arkadaş
Onca Yoksulluk VarkenRomain Gary (Emile Ajar) · Agora Kitaplığı · 20095,8bin okunma
Soylicek söz bulamiyorum
1/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 00:22
Asla özet geçmicem.Cunku asla okumak için vakit harcamaya degmiyecek bir kitap maalesef.Yani resmen ahlaksızlığı kitaba almışlar .Lanet olsun ki başladığım hiçbir kitabı yarim birakamiyorum.Bu kitabı okuduktan sonra bu huyumdan nefret ettim...
Gizli SaklıLucia Franco · Prime Kitap · 2025125 okunma
10/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
Umursamaz İnsanlar / Sarah Wynn-Williams Yazar Sarah Wynn-Williams, Yeni Zelandalı genç bir diplomat ve avukat. 2009 yılında Facebook’un yükselişiyle birlikte bu büyülü gelen dünyaya büyük bir merak duymaya başlar ve uzun uğraşların ardından da Facebook ekibine katılmayı başarır. Sarah’ın görevi, ülkeleri dolaşıp Facebook’un daha fazla yerde erişime açılması için çalışmak. İlk bakışta oldukça masum görünen amaç; insanları birbirine bağlamak ve iletişimi güçlendirmek. Ancak platform büyüdükçe mesele yalnızca insanlar arası iletişim olmaktan çıkar. Özellikle Çin örneği kitapta oldukça ilginç. Çin’in veri kontrolü talepleri karşısında şirketin yaklaşımı, Sarah’ın Facebook’un göründüğü kadar masum olmadığına dair düşüncelerini güçlendirirken biz okurlar da güç, para ve etik arasındaki çizginin ne kadar kolay bulanıklaşabildiğini görmeye başlıyoruz. Kitapta algoritmaların kimi görünür kıldığı, yalan haberlerin nasıl yayıldığı ve bazı toplumsal olaylarda nefret söyleminin nasıl körüklendiği dikkat çekiciydi. Hatta bazı ülkelerde yaşanan şiddet olaylarında etkileşimin sürmesine göz yumulması... Eyvah Eyvah Günlük hayatta fark etmeden verdiğimiz meta izinlerinin masum bir tıklama olmadığı, “Tanıyor olabileceğin kişiler” önerileri, istemeden gönderilen bağlantı davetleri, ilgi alanlarımızın ve davranışlarımızın takip edilmesi… Reklamların bazen tam da aklımızdakine denk gelmesi gibi. Vergi meselelerinden şirket içi kayırmacılığa, mobbingden taciz iddialarına, yazarın hayal kırıklıkları ve mücadelelerine değinen kitapta İstanbul’a dair kısa bir bölümde var. 452 sayfa olmasına rağmen iki günde bitirdim; resmen su gibi aktı. Kesinlikle okunmasını isterim. Ve hazır konu buraya kadar gelmişken küçük bir not da bırakayım: Eğer Meta ekibi bir yerlerden bunu görüyorsa, beni askıya
Umursamaz İnsanlarSarah Wynn-Williams · Destek Yayınları · 09 okunma
Reklam
Reklam