Matematik öğretmeni, hepten okur, tümden yazar, scifi/distopya sever. Nanomorf evreninin kurucusu, karakterlerin sözcüsü. Şu aralar bedenlerimiz evrilirse insan olarak kalır mıyız sorusuna cevap arıyorum. O değil de hâlâ insan mıyız?
Ruhi Mücerred’i pandemiden önce okumuştum. Tam anlamıyla Murat Menteş tarzını yansıtan bir roman. Yazarın ismini bilmeseniz bile, daha önce diğer eserlerini okuduysanız ilk sayfalardan itibaren “bunu Murat Menteş yazmış” dedirten belirgin bir üslup hissediliyor.
Yazar, absürd ile gerçeklik arasında gidip gelen bir dünya kuruyor ve okuru bu iki alan arasında sürekli bir geçiş halinde tutuyor. Kitap, cumartesi akşamı çay içerken izlenen keyifli bir şov gibi akıp gidiyor.
Türün doğasından mıdır bilmiyorum ama bu tarz eserlerde daha güçlü bir atmosfer ve içine çeken bir anlatım bekliyordum. Belki de hikâyenin geçtiği kültüre yeterince aşina olmadığım için olaylar beni tam anlamıyla içine çekemedi. Kitap akıyor, evet; ancak benim açımdan sürükleyici bir etki oluşturmadı.
Eser için kesinlikle kötü diyemem. Kültüre ve anlatım tarzına aşina olan okurlar için çok daha güçlü bir deneyim olduğuna eminim. Ancak benim beklentim, ya psikolojik derinliği güçlü bir anlatım ya da daha baskın bir kurgu ritmiydi. Bu kitapta ikisi de beni tam anlamıyla yakalayamadı.