Vural Aksankur

Vural Aksankur
@vaksankur
Matematik öğretmeni, hepten okur, tümden yazar, scifi/distopya sever. Nanomorf evreninin kurucusu, karakterlerin sözcüsü. Şu aralar bedenlerimiz evrilirse insan olarak kalır mıyız sorusuna cevap arıyorum. O değil de hâlâ insan mıyız?
Öğretmen/Yazar
Yüksek Lisans
İstanbul
Istanbul
11 okur puanı
Temmuz 2025 tarihinde katıldı
Bir roman sizi fiziksel olarak hasta edebilir mi?
9/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 01:04
Öncelikle şunu söylemeliyim: Bu eser, alışılageldik roman kalıplarına girmiyor. Çok parçalı, hem zamanda hem mekânda gelgitlerle dolu, yarı otobiyografik bir yapısı var. Yazar kimi zaman geçmişe gidiyor kimi zaman geleceğe; kimi zaman kendi bedeninde, kimi zaman bir arkadaşının, bir hayvanın, hatta bir böceğin içinde... Derken tüm bu zamanlarda ve zihinlerde kayboluyorsunuz. Geri dönüp "Neredeyim ben, kimim şimdi?" dediğim çok olmuştur. İlk bölümlerde Minotor'u merkeze alan mitolojiden örnekler var ki konuya hâkim değilseniz bu da odaklanmayı güçleştiriyor. Biraz araştırabilirsiniz ancak buna fazla takılmayın derim. Çünkü bir süre sonra yazarın tarzına alışıyorsunuz ve o an bir şeyi kabul ediyorsunuz: Romanda sürekli kaybolmak, bir eksiklik değil, bizzat yazarın tercihi. Gospodinov size bir şeyler öğretmek istememiş, empati yoluyla hüznü hissettirmeyi amaçlamış. Ve açık söyleyeyim kitabın ortalarından itibaren o his gerçekten yüreğinize yerleşiyor; sonrasındaki her sayfada biraz daha yoğunlaşıyor. Hele ki benim gibi ellili yaşların başındaysanız hüznü fiziksel olarak da hissetmeye başlıyorsunuz. Sanki melankolik bir el kalbinize uzanıp içeriyi usulca okşuyor. Bazen gözleriniz doluyor, bazen içiniz burkuluyor, iyice küçülüyorsunuz. Sonda kuantum fiziğine yapılan göndermeler -kavranması zor da olsa- hüznün mekanik bir karşılığı olduğuna işaret ediyor. Ama şu kısım çok önemli: Bu duyguların sebebi yazarın anlattıkları değil. Zaten her şey kopuk, dağınık, uçuşuyor. Asıl etki, yazarın yorgunluğunu -belki de vazgeçmişliğini- müthiş bir yoğunlukta hissediyor olmanızdan geliyor. Gospodinov sanki dünyadaki yolculuğunu tamamlamış, artık veda zamanı gelmiş de köşesine çekilmiş; kendi tükenişini izlemeye başlamış gibi. Üstelik kitap boyunca öğrettiği o beden yolculuklarıyla
Hüznün FiziğiGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 20171,480 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ağızda tat bırakan bir eser
10/10
·220 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
Değiştir; geçen ay okuma şansı bulduğum eser âdeta karanlık bir yaz hikâyesi tadında. Uzun süredir böylesine incelikle kurulmuş cümlelere sahip, bir o kadar da sürükleyici bir kitap okumamıştım diyebilirim. Sanki her bir kelime ayrı ayrı işlenmiş ve bir Jenga parçası gibi sayfanın tam ortasına özenle yerleştirilmiş. Bu titiz kelime seçimlerine rağmen, okuyucuyu yormayan berrak bir anlatımı var. Kitap; geçmişiyle, özellikle de babasıyla olan bağını koparamadığı için gerçeklikten adım adım uzaklaşan(!) Agah’ın hikâyesini merkeze alıyor. Büyümüş, çoluk çocuğa karışmış olsa da içindeki çatışma hiç bitmemiş... Doksanları hissettiren o hayat şiir gibi akıp giderken, Agah 'Değiştir' dedikçe biz de onunla birlikte geriliyoruz. Sabırlı eşi ise tüm gücüyle aileyi ayakta tutmaya çalışırken, Agah'ın ablası (adı Hediye'ydi sanırım) anaçlığı içimizi ısıtıyor. Kısacası; karmaşık aile ilişkileri, geçmişin kırıntıları ve gündelik hayatın içinden ince ince yükselen o boğucu atmosfer, kitabı bir solukta okunan nefis bir akışa dönüştürüyor.
DeğiştirCemile Kurtaş · Edebiyatist Yayınevi · 202616 okunma
Az önce ne okudum dedirten bir eser
9/10
·320 syf.··
2026 3. kitabı
Ruhi Mücerred’i pandemiden önce okumuştum. Tam anlamıyla Murat Menteş tarzını yansıtan bir roman. Yazarın ismini bilmeseniz bile, daha önce diğer eserlerini okuduysanız ilk sayfalardan itibaren “bunu Murat Menteş yazmış” dedirten belirgin bir üslup hissediliyor. Yazar, absürd ile gerçeklik arasında gidip gelen bir dünya kuruyor ve okuru bu iki alan arasında sürekli bir geçiş halinde tutuyor. Kitap, cumartesi akşamı çay içerken izlenen keyifli bir şov gibi akıp gidiyor.
Duygu ve Düşünce
Ruhi MücerretMurat Menteş · April Yayıncılık · 201818,3bin okunma
Kültürel ritmi yakalayamadım
7/10
·352 syf.··
2026 2. kitabı
Türün doğasından mıdır bilmiyorum ama bu tarz eserlerde daha güçlü bir atmosfer ve içine çeken bir anlatım bekliyordum. Belki de hikâyenin geçtiği kültüre yeterince aşina olmadığım için olaylar beni tam anlamıyla içine çekemedi. Kitap akıyor, evet; ancak benim açımdan sürükleyici bir etki oluşturmadı. Eser için kesinlikle kötü diyemem. Kültüre ve anlatım tarzına aşina olan okurlar için çok daha güçlü bir deneyim olduğuna eminim. Ancak benim beklentim, ya psikolojik derinliği güçlü bir anlatım ya da daha baskın bir kurgu ritmiydi. Bu kitapta ikisi de beni tam anlamıyla yakalayamadı.
Duygu ve Düşünce
KargoAki Ollikainen · April Yayıncılık · 2025105 okunma
Eski ve gizli bir aşkın yükü
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Sebahattin Ali’nin beni en çok etkileyen eserlerinden biri. Raif Efendi’nin Maria ile geçmişte yaşadığı aşkı yıllarca içinde sessizce taşıması ve roman boyunca hissedilen naifliği, anlatıcının bu duruma karşı adeta donup kalışı çok güçlü bir şekilde hissettiriliyor. Raif Efendi’nin iç dünyası o kadar derin ve kırılgan ki, insanın onu karşısına alıp saatlerce dinleyesi, anlamaya çalışası ve biraz olsun teselli edesi geliyor. Roman, sessizliğin ve söylenmeyenlerin aslında ne kadar ağır olabileceğini çok etkili bir şekilde gösteriyor. Bence herkesin kesinlikle okuması gereken, kalpleri yumuşatan kısa bir roman.
Duygu ve Düşünce
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,2bin okunma