Teoman-17
Tanıdığınız bir vampir falan varsa beni dönüştürebilir mi, çünkü ben bu yaşımı çok sevdim ve bu şarkıyı sonsuza kadar yaşayarak söylemek istiyorum...
Müzik
Ben Kimim?
Evet, yıllar sonra şunu ben de yapıyorum sonunda. Birçok kişi bunu yapmıştı ama ben ilk zümi den görmüştüm. Maalesef bu akımın popüler olduğu zaman yetişemedim ama olsun ben yapayım da hesapta kalsın :) 🤍MBTİ tipim : İNTJ 🤍My Little Pony: Prenses Luna (tam bir divadır kendisi) 🤍Powerpuff Girls: Yani kişil olarak blossom ama favorim Bubbles 🤍Dc: Bumblebee veya Flash 🤍Marvel: Wanda ve Spiderman(Tobey>>) 🤍Ninjago: Nya ve Kai(bunu izleyen var mıı) 🤍Winx: Layla(tüm kızlar bloom için kavga ederken kraliçemi alıp bir köşeye çekilirdim) 🤍Disney Princess: Jasmine 🤍Monster High: Clawdeen (küçükken özellikle koyu tenlileri seviyordum tenim baya beyaz aslında vampir gibiyim de :)) 🤍Hogwarts Binası: Hufflepuff ve Slytherinden ortaya karışık 🤍HOBİLERİM: badminton ve tenis oynamak, kitap okumak, anime dizi ve film izlemek, tuval boyamak özellikle sayılarla boyama yapıyorum, kitap yazmak ✶ yazdığım yaklaşık bi altı yedi kurgu var birkaç yarışmaya da katılmıştım aslında ama olumlu bir sonuç alamamıştım. 🤍 Yabancı Dil: almanca hazırlık okuduğum için b2 seviye bir almanca bilgim var. Onun dışında yine b2 seviyede bir ingilizce bilgim var. Birden fazla yabancı dil çalışanlar bilir ki öğrendiğiniz tüm diller bir yerden sonra birbirine karışır. Mesela ben de bir almanca sınavında yazma kısmının yarısını ingilizce yazmıştım sonra hızlıca silmem gerekmişti😅 🤍 Müzik: çok net olmayan bir müzik zevkim var. Ağırlıklı olarak yabancı müzik dinlesem de türkçede de ezhel ve yanında birkaç popüler şarkıyı dinliyorum. İngilizcede james arthur, lewis capaldi, conan gray, ed sheeran ve halsey ağırlıklı olarak dinliyorum. Yani aslında direkt SAD MUSİC tarzı seviyorum. 🤍 İdol House: Yazmaktan en mutlu olduğum soru falan. Tabii ki Barış
1000Kitap
Reklam
Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik Üzerine Konuşalım...
Selamlar umarım iyisinizdir. Sıhatiniz ve Keyifleriniz yerindedir. Bu gün çok uzun zamandır Hayruş ✮⋆˙ ile yapmak istediğim ama benim yüzümden uzun bir süre ertelenen bir soru-cevap, kitap üzerine sohbet etkinliğini sizlerle paylaşmak istiyorum. Sohbetimiz başlıkta da olduğu gibi HGOİ serisi: Lordlar ve Varisler Krallar ve Soytarıları Ejderha ve Yıldız Deliler ve Cellatlar Efsaneler ve Lanetler üzerine olacaktır. (Bu arada isim yazmak uzun süreceği için hesaplarımızın baş harfleriyle devam edeceğim) Ve sohbet seri hakkında SPOİLER İÇERECEKTİR HEM DE BOLCA... ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ M: Tamamdır şimdi o zaman ilk sorumla başlayayım bu seride en çok hoşuna giden şey nedir? H: Hmm... Nova diyeceğim. Çok güzel yazılan bir karakter. Baştan sona gelişimini okurken kendi kızımı yetiştiriyorum gibi hissettim. M: Benim için seriyi iyi yapan temelde 4 şey var: birincisi özgün bir konu ya da işleyiş, ikincisi beni ne kadar eğlendirdiği, bana ne kadar duygularını geçirebildiği, kitap sonunda bana ne kadar çok şey kazandırdığı. Şimdi ilk madde belki pek olmaz ancak hgoi diğer tüm isteklerimi karşılıyor, senin dediğin gibi karakter gelişimi konusunda hakikaten çok başarılı. H: Evet katılıyorum N.G. Kabal'ın kalemini seviyorum yazdığı ufacık bir cümlede bile derin anlamlar var. H: Sence serinin sonu yeterli miydi bir şeyi değiştirmek istesen neyi değiştirirdin 🙃
Duygu ve Düşünce
Beyaz Kanatlı Vampir
Düşünsenize karakterler bunlarsa...
Temkinli Cüret: Eleştiri Etiği ile Siyaset Felsefesi Arasındaki Yarık ​Karl Marx’ın kapitalizm analizi, felsefe tarihinin en büyük metodolojik ve normatif gerilim hatlarından biridir. Allen Wood ve G.A. Cohen arasındaki o meşhur "Marx ve Adalet" tartışması, bu gerilimin en çıplak halidir: Marx kapitalizmi "adaletsiz" mi buluyordu, yoksa ahlak söylemini bütünüyle reddeden soğukkanlı bir laborant mıydı? ​Bu metin, bu sorunun peşine düşerken kendi teorik sığınaklarını da sorgulayan bir eleştiri etiği ile eylemin aciliyeti arasındaki o tekinsiz yarığı ve bu yarığın ortasında yürünebilecek yegane patikayı inceliyor. ​Adalet Piyasası ve İçsel Eleştirinin Sınırı ​Yolculuk, Marx’ın kapitalist adalet standartlarına yönelttiği immanent (içsel) eleştirinin dehasını teslim ederek başlar. Marx, kapitalizmi aşkın (deneyim üstü) bir "ezeli-ebedi adalet" adına taşlamaz. Kapital’de metaların dolaşım alanını "insan haklarının gerçek cenneti" ilan eder; çünkü orada özgürlük, eşitlik ve mülkiyet kurallara göre işler. İşçi emek gücünü satar, kapitalist değerini öder. Hukuken her şey son derece adildir. ​Diyalektik çelişki, üretim alanına geçildiğinde patlar: Sorun kapitalistlerin kurallara uymaması değil, bizzat o adil görünen eşdeğer değişim formunun artı-değer sömürüsünü üretmesidir. Wood haklıdır; Marx sistemi kendi rasyonalitesiyle içeriden çökertir. ​Ancak bu stratejik dehanın faturası ağırdır. Cohen’in gösterdiği gibi Marx, ahlak söylemini burjuvazinin afyonu olarak görüp fırlatıp atarken, normatif (kural koyucu) içeriği bilimsel dilin içine gömer ve görünmez kılar. Kapital’in vampir ve kurtadam metaforlarıyla bezeli gotik dili, bu bastırılmış ahlaki infialin sızıntısıdır. ​Failliğin Yapıya Teslimi ve Sınıflandırma Terörü ​Ahlakın dilden bu şekilde arındırılması, Marksist
Felsefe
İyi geceler..
"kalbimin vampiriyim ben, -büyük yalnızlardan biri, sonsuz gülmeye hükümlü artık gülümseyemeyen!" 🧛🏻‍♀️🫀 Charles Baudelaire
Reklam
Reklam