"Daima tenha zamanlardaki
üzüntülü halimde akmakta olan gözyaşlarımı şimdi size gösteriyorum. Bana yaşattığı bu kadar acıyla, bu kadar ihanetiyle beraber yine sevmiş olduğum o adamın muhabbetine karşı beni durduran mesele, o adamın benim yanımda başka bir kadını sevdiğini söylemesi, o başkasına olan aşk ve sevdasını anlatması oldu. Oh! Bu hakaret bir kadın için unutulması mümkün olmayan şeylerdendir. Sevmekte olduğumu görüyordum. O halde gönlümden iğrendim. Böyle gönlü ben de ezerim dedim."
Gülünüz! Gülünüz! Zira ancak şimdi içtenlikle gülebilirsiniz.
Hayallerinizin boşluğunu, ümitlerinizin neticesizliğini
görünceye kadar böyle gülünüz! Parlak bir gelecek hayal
ederek, dünyanın gösterişine kapılarak, hayatın neşelerinden
istifadeye çalışarak kaderdeki zirveye doğru adımlarınızı
atınız. Bir başarıya, iyi bir sona gidiyorum diyerek
gidiniz. Ondan sonra karşınıza çıkan inişi gördükten sonra
o neşeleı; o gülüşler neye dönüşür görürsünüz. Artık istediğiniz
kadar korkunuz, istediğiniz kadar yakanızı kurtarmaya
çalışınız... Ondan sonra elinizde olmadan adımlarınızı
atmaya mecbursunuz, mahkumsunuz!