Puan vermedi·208 syf.··
2026 408. kitabı
Günübirlik Hayatlar, dünyaca ünlü psikiyatrist ve yazar Irvin D. Yalom’un meslek hayatı boyunca karşılaştığı sarsıcı vaka öykülerini edebi bir dille aktardığı, insan ruhunun derinliklerine inen muazzam bir eseridir. Kitap, yazarın bilgece yaklaşımıyla hem bir terapi odasının kapılarını aralar hem de insanlığın en evrensel korkularıyla okuyucuyu yüzleştirir. Yalom, bu kitabında da varoluşçu psikoterapinin temel direkleri olan ölüm korkusu, yaşlanma, hayatın anlamı, yalnızlık ve kayıp gibi temaları merkezine alır. Çeşitli psikolojik sıkıntılarla kapısını çalan farklı profillerdeki hastalarının seans kesitlerini sunarken, aslında her birinin kökeninde ölümün kaçınılmazlığıyla yüzleşememenin getirdiği kaygıların yattığını gösterir. Kitabın adı, filozof Marcus Aurelius’un "Hepimiz günübirlik hayatlar yaşıyoruz; hem hatırlayanlar hem de hatırlananlar" sözüne dayanır ve insanın evrendeki gelip geçici doğasına saygılı bir vurgu yapar. Irvin Yalom’un en büyük alametifarikası olan "hastasıyla birlikte dönüşen terapist" duruşu bu eserde de kendini hissettirir. Yazar, sadece hastalarının zaaflarını değil, kendi yaşlılık algısını, ölümle olan ilişkisini ve mesleki sorgulamalarını da büyük bir dürüstlükle paylaşır. Günübirlik Hayatlar, akıcı, samimi ve sürükleyici anlatımıyla sadece psikoloji meraklılarına değil, kendi hayatının ve varoluşunun anlamını arayan her okura hitap eden derinlikli bir başyapıttır.
Günübirlik HayatlarIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 201616,3bin okunma
Geçmiş, bugünkü bilincin bir parçasıdır.
Puan vermedi·448 syf.··
2026 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 20:31
Yalom’un kitaplarını seven biri olarak Divan beni yine fazlasıyla içine çekti. Kitap sadece bir terapi hikâyesi anlatmıyor; ölüm korkusu, geçmişin bugüne etkisi, seçimlerimiz ve insanın kendini tanıma çabası üzerine de düşündürüyor. Özellikle terapi sürecindeki sınırlar ve karakterlerin iç çatışmaları çok gerçekçi geldi. Altını çizdiğim birçok cümle oldu.
Varoluşçu Psikoterapi
DivanIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 20216,7bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
9/10
·712 syf.··
2026 512. kitabı
·
80 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 21:26
Irvin D. Yalom’un önsözünde de açıkça belirttiği gibi, öncelikle ruh sağlığı alanında çalışan profesyonellere—özellikle psikoterapistlere ve psikiyatristlere—yönelik olarak kaleme alınmış bir eserdir. Bununla birlikte kitap, yalnızca klinik uygulayıcılarla sınırlı kalmayıp, insanın varoluşsal meselelerine ilgi duyan her okur için derinlikli bir düşünsel alan açar. Yalom’un yaklaşımının merkezinde, insanın kaçınılmaz olarak karşı karşıya kaldığı dört temel varoluşsal gerçeklik yer alır: ölüm, özgürlük, yalnızlık ve anlamsızlık. Ancak bu kavramlar kitapta yalnızca teorik başlıklar olarak kalmaz; her biri, bireyin iç dünyasında yankı bulan, çoğu zaman bastırılan ama davranışları derinden şekillendiren yaşantılar olarak ele alınır. Ölüm, sadece yaşamın sonu değil; yaşamın değerini belirleyen en güçlü arka plan olarak sunulur. Özgürlük, ilk bakışta bir imkan alanı gibi görünse de Yalom’un yorumunda çoğu zaman ağır bir sorumluluk duygusuna, hatta varoluşsal bir kaygıya dönüşür. Yalnızlık, kişilerarası eksiklikten öte, insanın özünde “tek başına” oluşunun kaçınılmazlığına işaret eder. Anlamsızlık ise modern bireyin en sessiz ama en derin krizlerinden biri olarak, yaşamın neden yaşanmaya değer olduğu sorusunu sürekli canlı tutar. Kitabı güçlü kılan en önemli özelliklerden biri, bu derin ve soyut kavramların klinik pratikle ustaca örülmesidir. Yalom, terapi odasını yalnızca bir müdahale alanı olarak değil, iki insanın varoluşsal düzeyde karşılaştığı bir sahne olarak kurgular. Bu noktada terapötik ilişki, tekniklerin ötesine geçer; sahicilik, açıklık ve karşılaşma cesareti ön plana çıkar. Terapist, yalnızca “bilen” değil, aynı zamanda “insan olarak var olan” bir figürdür. Bu yaklaşım, klasik hiyerarşik terapi anlayışını kırarak daha eşitlikçi ve insani bir bağ kurulmasına olanak
Varoluşçu PsikoterapiIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 20181,171 okunma
9/10
·208 syf.··
2026 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2026 00:00
Irvin Yalom,varoluşçu psikoterapinin bilgeliğini hikaye anlatıcılığıyla birleştirmekte usta bir isim. Kaygı,yalnızlık,ölüm ve anlam arayışı.. Hepsi o kadar gerçek ki, okuyucu hem melankolik bir yüzleşmeye hem de yaşama sevincine davet ediyor. Bir terapi seansının kapı aralığından konuk oluyoruz esere. Yalom, insan ruhunu öyle naif işlemiş ki okurken kendinizi buluyor, derin sorular soruyorsunuz. Bize hatırlattığı en büyük gerçek: Hayat kısa ve anlar her şeydir. Kitap bitti ama etkisi hala kalbimde.. Tavsiyeyle..‍
Günübirlik HayatlarIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 201616,3bin okunma
10/10
·312 syf.··
2020 28. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2020 00:00
Yalom'un psikoterapistlere, psikologlara ve psikolojik danışmanlara Varoluşçu ekolü ve kendi deneyimlerini anlattığı, terapi süreci hakkında tavsiyelerde bulunduğu kitabıdır. Diğer romanlarına, psikoterapi seanslarından oluşan öykülerine göre çok daha ağır ilerliyor. Daha doğrusu açık ancak anlamak ve öğrenmek için tüm odağınızı vermeniz gerekiyor. Altı çizilecek, işaretlenecek çok yer var. Özellikle bireysel terapideki "şimdi ve burada" ile ilgili bölümler, terapinin asıl işlevini; kişilerarası ilişkilerinde problem yaşayan birçok danışanın terapi sırasında ilgi görmesi, açıkça kendisini ifade edebilmesi, bağ oluşturması ve iyi iletişim kurması noktasında kendisini gösterdiği vurgusu ve grup terapisi ile ilgili uygulama örnekleri verdiği bölümler benim çok dikkatimi çekti. Kısaca ruh sağlığı çalışanlarının veya ilgililerinin başucu kitaplarından biri. Irvin D. Yalom
1000Kitap
Bağışlanan TerapiIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 20172,549 okunma
Felsefe ile insan ruhunun savaşı
Puan vermedi
Nietzsche Ağladığında romanı, felsefenin en derin acısıyla psikolojinin şifasını buluşturan, zihin ve ruhun unutulmaz bir çatışma destanıdır. 1882 yılı Viyana’sında, varoluşsal bir çöküşün eşiğindeki Nietzsche ile genç doktor Josef Breuer’in gizli seansları başlar. Nietzsche umutsuzluğunu, yalnızlığını ve “Tanrı’nın ölümü”nü anlatırken; Breuer kendi evlilik bunalımları ve iç çatışmalarıyla yüzleşir. Felsefi tartışmalar, rüyalar ve itiraflarla ilerleyen bu karşılaşma, hem bir terapi hem de bir fikir çarpışması haline gelir. Yalom, varoluşçu psikoterapi uzmanı olarak kaleme aldığı bu romanda gerçek tarihi kişileri ustalıkla kurgulayarak, anlam arayışını, acıyı, sevgiyi ve özgürlüğü derinlemesine sorgular. Felsefenin acısını, terapinin umudunu ve insan ruhunun en çıplak halini aynı anda hissetmek istiyorsanız kesinlikle okumanızı öneririm. Beni çok etkilemişti.
Duygu ve Düşünce
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202470bin okunma