Hey bre hey Şeytan Dağı!
Kayaların ses mi verir?
Bir kez konsa beğ otağı
Dert mi olur, süs mü verir?
Yürekleri yandırana
Altın kopuz indirene,
Altı kızı kandırana
Yedinci kız yas mı verir?
Dağlar sıra sıra olsa,
Doruğunda bora olsa,
Seven gönül çıra olsa
Yalazından is mi verir?
Göcenoğlu! Bu ne ara?
Güneş doğmuş sanki kara.
Buncalayın dertli ere
Ulu Tanrı us mu verir?
haçan demir dökende
ateş yiyesim gelir
gök sofraya çökende
doruktan sesim gelir
dağdan yürek sökende
kurşun dökesim gelir
çatal şimşek çakanda
yağmur perde çekende
derya göğe çıkanda
haçan ölesim gelir
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Karacaoğlan'ın dil yönüyle Çukurova halk diliyle örtüşmesi, "Varsağı" türünde en çok şiiri onun söylemesi, ağırlıklı olarak "Varsak Türkmen Aşiretlerinde" bulunan konar-göçerlik, avcılık v.b, birçok geleneklerin Karacaoğlan'da açıkça görülmesi, onun Varsaklar arasından çıkmış bir şair olduğunu gösteriyor.
doğarsın sorgudur başlar
doğmanın hesabı sorulur
dünya bir bela sofrasıdır
lokmanın hesabı sorulur
acı bir dumandır köyleri
çakaldır kurttur soyları
gecenin kanlı beyleri
dumanın hesabı sorulur
kıvılcım çektiğin demirden
canını oynadığın kumardan
bıçağın oyduğu damardan
akanın hesabı sorulur
yürü attila ilhan yürü
yaş da yanar yanarsa kuru
günü gelir böyle doğru
yazmanın hesabı sorulur
Terimi teşmil ettiniz hiç bilmediğim bir gönle
Sizdiniz benim için böyle bir kargın cümle bakmıştınız
Buyurmuştunuz bakınız altına on altı kuruşluk pul yapıştırınız
Baktınız ben dahi bakıngandım anlamadım nedendir değişti ses tonu
Pe Te Te pulu olmaz hırbonun aftosuna yazdığı nâme mi bu
Tariften arife yediği nane bilhassa kaçındırmayacaksa bir hususu
İçtiğimiz kısmen ıslahı elma kabuğuyla içsiz ve külliyen dışsız
Bizde yok kime istersen sor bizim gibilerde bulunmaz
Yoktur yolunmuş kanat cıbıldak çipiltili kursak bozlak varsağı
Gıcırın boncuklusu kenarında imame olanı