Puan vermedi·64 syf.··
Beğendi
·
2026 104. kitabı
Yazarın ölümünden sonra yayınlanmasını vasiyet ettiği, kendi deyimiyle o yüz sayfalık “otobiyografik makale”... Tabii Yapı Kredi’nin puntosunu hesaba katmamış; kısacık görünse de elimizdeki son derece yoğun, katmanlı bir metin. Ben Solstad’la çok uzun zaman önce Mahcubiyet ve Haysiyet ile tanışmıştım; o özgün, altyapısı yoğun anlatıma hayran olmuştum. Kitaplarındaki o derin psikolojik temaların kaynağını (Özellikle İbsen’in Yaban Ördeği’ni merkezine aldığı) hep merak ederdim. Bu metinle anladım ki aslında pek çok hayatta olduğu gibi temeller yine erken çocuklukta ve ailede atılıyor. Anne figürünün gücü, kardeşler arası dengeyi kurma çabası, babayla ve çevreyle olan ilişkiler... Erkek çocuklar için baba figürü daha belirgin görünür ama yazarın da nihayetinde itiraf (kendi deyimiyle) ettiği gibi annesi hayatının asıl belirleyicisi olmuş. Ve tabii ki aşk... Vefat ettiğinde de 27 yıldır birlikte olduğu üçüncü eşinin yeri çok ayrı anlaşılan. Kitabı ona emanet edişi, “O okusun, bir çekincesi olursa bir dostuma (kitapta adı belirtiliyor) danışır, öyle yayımlar.” deyişindeki o muazzam güvenden hissedebiliyoruz bunu. Aslında yayımlanma tarihi için 2050’leri hedeflemişken, kitaba sonradan eklediği o sonsözle bizi şaşırtmaya devam ederek “Fikrimi değiştirdim, 2025 sonbaharında yayımanacak.” diyor ve yazar aynı yıl Mart ayında aramızdan ayrılıyor. Biz de 2050’leri beklemeden bu samimi hayat hikayesini okuyabiliyoruz. Çok net ve maskesiz bir dürüstlük... Otobiyografik eserleri seven biri olarak ben çok ayrı bir lezzet aldım. İlk sıradaki yerini hiçbir şeye kaptırmayan Mahcubiyet ve Haysiyet’in yanına, Banu Gürsaler Syvertsen’in o artık iyice aşina olduğumuz şahane çevirisiyle ekleniverdi. Keşke sayfalar azıcık daha ferah olsaydı demekten kendimi alamasam da iyi ki iyi ki iyi
Nihayet! Mutluluk.Dag Solstad · Yapı Kredi Yayınları · 202617 okunma
10/10
·400 syf.··
2026 44. kitabı
Yazarın bu #neverafterseries in ilk üç kitabını okumuştum. Ben ilk üçü arasında en çok ikiyi sevmiştim ama Yasaklı onu geçti bence. Çok keyif alarak ve duygularını hissederek okudum. Yasmin Karam, Sultans elmasları imparatorluğunun sahibinin kızı, tek çocuk doğal olarakta tek varis. Ne kadar işlerden uzak yetiştirilse de her şeyin farkında. Araba kullanmasına bile müsaade edilmemiş her yere özel şoförüyle giden, çok fazla da arkadaşı olmayan ve yakında kaybedeceği bir babaya sahip biri (babası kanser). Bundan ötürü babasının da tek isteği, seçeceği biriyle -aç gözlü olmayan- Yasmin'i evlendirip işleri de onunla yürütmesine izin vermek. Ama gelin görün kiiii Yasmin, çocukluğundan beri beraber büyüdüğü Aiden'le yasak bir aşk içinde, çünkü Aiden evde çalışan bir kadının oğlu. Aiden onu sevdiğini söylerken, Yasmin cesaret edipte babasına bir türlü durumu açamaz ve son günlerinde de onu asla üzmek istemez. O sebeple de babasının uygun gördüğü taliplerle görüşmeyi kabul eder. İşteeeee benim yeni adamım Julian Faraci'de buralarda devreye giriyor. Julian'ın malesef kötü bir çocukluğu olmuş. Ayyaş bir baba, sorumsuz bir anne. Babası annesine her zarar verdiğinde annesi de hırsını küçük Julian'dan çıkarmış. En sonunda da harika evcil hayvanıyla babasının hayatını sonlandırmış. Dişiyle tırnağıyla girdiği Sultans elmaslarında da şu an Yasmin'in babasının sağ kolu ve o öldüğünde verdiği emeğin karşılığı olarak şirketi kendine istiyor, bu yüzden de yapacağı her yol ona mübah. Bir gece tesadüf Yasmin'le Aiden'i yakalıyor, onları bir güzel izliyor. Böylelikle de eline bir koz geçiyor. Hemen bir plan yapıyor. Yasmin'le evlenecek zaten babası da ölecek, sonra kızı öldürecek ve tüm miras (vasiyet bile hazırlatıyor) Julian'a kalacak. Ama işte her şey plana uygun gitmiyor, çünkü AŞK
YasaklıEmily McIntire · Ren Kitap · 202618 okunma
Reklam
Puan vermedi·352 syf.··
2026 70. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 23:52
Windsor Ailesi serisinin üçüncü kitabı Zorunlu Bağlılık yorumumla geldim. Seriyi çok seviyorum, her kitabı birbirinden güzel. Büyükannelerinin belirlediği kişilerle evlenmek zorunda olan Windsor erkeklerinin aşkı bulma hikayeleri çok keyifli. ​Zorunlu Bağlılık, önceki kitaplardan tanıdığımız Dion ve Faye'in hikayesini anlatıyor. Dion'un büyükannesinin isteği üzerine uzun zamandır nişanlılar ancak ikisi de birbirlerinden emin değil. Dion, başlangıçta Faye ile hiçbir şey paylaşmak istemiyor; fakat onu başka bir adamla görünce aralarındaki ilişkiyi yeniden değerlendirmeye karar veriyor. ​Faye ve Dion, aslında annelerinin isteği üzerine çocukluklarından beri nişanlıdır. Annelerinin bir kazada vefat etmesinin ardından bu vasiyet, büyükanneleri tarafından devralınır. Faye, Windsorlar gibi varlıklı bir aileye mensup değildir ve sorunlu bir ev hayatı vardır. Konser piyanisti olan Faye'in tüm hayatı, bir Windsor ve Dion'un karısı olmak üzerine kurulmuştur. Dion ise başından beri ilgisizliğini açıkça belli etmiş ve hep uzak durmuştur. Ancak Faye, ani bir kararla hayatına başka bir yön vermeyi seçtiğinde, Dion beklenmedik bir şekilde ortaya çıkar. Düğünden birkaç ay önce Faye'i başka bir adamla görmek, Dion'u onunla ilgili seçimleri hakkında ciddi bir şekilde düşünmeye sevk eder. ​Böylece Dion ve Faye, ilişkilerine gerçek bir şans vermeye karar verirler. Düğünlerinden önce birbirlerini anlamaya çalışarak daha fazla zaman geçirirler ve Dion, Faye'in kabuğundan çıkmasına yardımcı olur. ​Dion ve Faye arasındaki ilişkinin gelişimini çok sevdim. Birbirlerine yavaş yavaş alışmaları ve birlikte bir hayat kurmayı düşünmeleri çok tatlıydı. Bence aralarındaki romantizm, duygusal yoğunlukla ve tutkuyla harika dengelenmiş. Karakterlerin gelişimini, bu aşkın işlenişini ve yan karakterlerin
Zorunlu BağlılıkCatharina Maura · Olimpos Yayınları · 202582 okunma
10/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 80. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 17:55
Kitabın en özel yanlarından biri,Türkan Saylan’ın ölümüne yakın bir zamanda bizzat Ayşe Kulin’i çağırarak bu kitabı yazmasını vasiyet etmesidir.Kulin,bu vasiyete sadık kalarak,elimizdeki kuru bir biyografi değil; mektuplarla,iç döküşlerle zenginleşmiş, adeta Türkan Hanım'la karşılıklı dertleşiyormuş hissi veren çok güçlü bir edebi eser çıkarmış.Ayşe Kulin, kronolojik bir hayat hikayesi anlatmak yerine anlatımı mektuplarla zenginleştiriyor. Türkan Saylan’ın ortaokul yıllarından beri en yakın dostu olan Gökşin ile yazışmaları, okuyucuya onun en yalın,en maskesiz ve insani halini gösteriyor.Yazarın dili son derece sade, akıcı ve ajitasyondan uzak. Kulin,Türkan Saylan’ı hatasız bir azize gibi kutsallaştırmak yerine;hayal kırıklıkları, evliliklerindeki sancılar,bir anne olarak duyduğu özlemler ve içsel yalnızlıklarıyla, yani tüm kırılganlıklarıyla etten kemikten bir insan olarak resmediyor.Bu da karakterle kurduğumuz bağı çok daha güçlü kılıyor.Kitabın en çarpıcı bölümlerinden biri,Türkan Saylan’ın toplum dışına itilmiş,adeta ölüme terk edilmiş cüzzam hastaları için verdiği mücadeledir.Dönemin Türkiye'sinde kimsenin dokunmaya bile cesaret edemediği bu insanlara sadece tıbbi değil,muazzam bir insani şefkatle yaklaşmıştır.Anadolu'yu köy köy gezerek önyargı duvarlarını yıkışını okurken,bir hekimin ideallerine nasıl âşık olabileceğine şahit oluyoruz.
TürkanAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20186bin okunma
8/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 19:38
St.James'in alcakları serisinin ikinci kitabında Feagan'nın çocuklarından şimdinin zengin kumarhane sahibi, zenginlik takıntılı, sosyetenin çay saatlerinin dedikodu konusu Jack Dodger ile dul Düşeş Olivia Lovingdon'un hikayesini okuyoruz. Merhum Dük Lovingdon vasiyetinde, oğlunun vasiliğini ve şahsı mal varlığını Jack'e bırakır. Dük ile fazla tanışıklığı olmayan Jack okunan vasiyet ile yüklü bir mal varlığına sahip olacak ama bilmediği şey küçük bir çocuğa nasıl vasilik yapacağıdır. Dul kalan Düşes Olivia ise okunan vasiyetle ölen kocasının niye oğlunun vasiliğini bu çapkın, kural tanımaz adama bıraktığını anlayamaz. Fakat oğlu Henry ile bu adamla aynı evi paylaşmak zorunda kalır. Ailesinin isteği ile evlenen Oliva çokta sıcak olmayan bir evliliğe sahip. Sorumluluk bilinci ile kendinden yaşça büyük biri ile sadece varis için yapılmış bir evlilik. Sevgisini yönlendirebildiği tek varlığı oğlu olan Olivia'nın bi vasilik yüzünden Jack ile bir çekişme halinde olması çok doğal. İlk görüşte Olivia'da Jack'in sevmediği tüm aristokrat özellikler mevcut. Bu yüzden zıtlaşmaları da kaçınılmaz. Fakat bu soğuk görüntünün altında Oliva çok farklı bir karakter. Kitap sinir bozucu bir şekilde başladı. Bir okur olarak ana kadın karakterlerle fazla empati kuruyorum. Bu yüzden de böyle hissetmiş olabilirim. Kocası ölen bir kadının, canından çok sevdiği oğlu için hiç tanımadığı ve adı çıkmış bir vasi tayin edildiğini öğrenmek sinir bozucuydu. Bir de o adamla aynı evde kalmak zorunda olması tüy dikmek gibiydi. Jack'in çocukluktan hatırladıkları çok trajik. Biz ilk kitapta başından geçenleri az çok biliyoruz. Annesi tarafından bir aristokrata satılması, orada başına gelenler, daha sonra hapiste başına gelenler çok trajik. Tüm bunlara rağmen kendini oradan çıkarması ve başına gelenlerin
Şeytanla AnlaşmaLorraine Heath · Arkadya Yayınları · 202627 okunma
3/10
·280 syf.··
2026 60. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 00:00
Selamlar! Haftanın son gününde cumaya hiç yakışmayacak bir seri kitap devamı ile geldim! Kusursuzca Kusurlu serisi 4 Ve en baştan anlaşalım serinin ilk 3 kitabını okuyanlar için yüksek hayal kırıklığı taşıyor kendisi! Şimdi efenim; hayatı boyunca büyük bir mafya imparatorluğu olan La Cosa Nostra'nın içinde büyüyen Isabella, kendisini çocukken kurtaran Luca’ya takıntılı derece aşıktır. Burada parantez açalım Isabella olayı yaşadığında 6 yaşlarındadır! Neyse; Ailenin dedesi ölmeden önce, ailenin ve bölgenin güvenliğini sağlamak amacıyla Isabella ile Luca'nın evlenmesini vasiyet eder. Ve tabi Isabella bunu büyük bir memnuniyetle kabul eder. Ama Isabella 19 yaşında; Luca ise kendisini aldatan karısından henüz boşanmakta olup bir de kız çocuğuna sahiptir! Olaylar, olaylar! Luca mecburen Isabella ile evlenir ama ona asla dokunmaz, dokunamaz! Bizim genç kızımız ise karanlık tutkularını ona sergilemekten ve sürekli etkilemeye çalışmaktan dahası sınırları zorlamaktan geri durmaz… Kitap devam ederken Luca’nın geçirdiği kaza ve yaşadığı hafıza kaybı ile ortalık bir anda karışır! Güç savaşlarının dengeleri bozacağı korkusu içinde Isabella tüm kurnazlığı ve zekası ile sahnededir! Gelelim hayal kırıklığı yaşatan kısma: Dark romance seviyorsanız sizi doyurur bir kurgu fakat konu mafya mevzuları olunca biz kitapta biraz heyecan ararız ki bir yerden sonra özellikle her sayfada başka bir yatak sahnesi ile baş başa kalıyoruz.. Dolayısı ile yaş farkı, zoraki evlilik, yalanlar ve sırlarla çevrili romanı çok da bir neticeye bağlamadan bitirdik. Tavsiye eder miyim? Okumasanız da olur.. Ama benim gibi seride eksik parça kalmasın derseniz mecburen okursunuz!
Harabe SırlarNeva Altaj · Artemis Yayınları · 20241,520 okunma
Reklam
Reklam